Günün Tarihi:25 Eylül 2018

 

 

‘Vatandaş AK Parti’yi istiyor’


AK Parti dışındaki partilerin koalisyon beceresini ortaya koyamadığını söyleyen AK Parti Sakarya Milletvekili 7nci Sıra Adayı Recep Hacıeyüpoğlu; “Makul hiçbir izah getiremeden hepsi muhalefette kalmayı tercih etti. Bunu iyi gözlemleyen vatandaş, tek baş

AK Parti Sakarya Milletvekili 7nci Sıra Adayı Recep Hacıeyüpoğlu ile bir araya geliyoruz. Seçim çalışmalarını ve görüşlerini paylaşan Hacıeyüpoğlu’nun yaptığı değerlendirmeler kadar. Sakaryaspor vurgusu da dikkat çekiyor. Biz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik, umarım siz de keyif alarak okursunuz.
Seçim çalışmaları nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz? Sizin gözlemleriniz nedir?

AK Parti olarak seçim çalışmalarımız belli. Bu kapsamda esnaf, kahve, pazar yeri, sivil toplum örgütü ziyaretleri, ev sohbetleri yapıyoruz. Sokaktaki vatandaşla birebir konuşmaya çalışıyoruz. Yani seçmen nerdeyse ona ulaşmaya çalışıyoruz. Mesela, geçen gün üniversitedeydik. Orada, partili/partisiz genç arkadaşlarla oturduk. Toplumun her kesimiyle temas etmeye, AK Parti’yi ve kendimizi tanıtmaya, iyi diyaloglar geliştirmeye çalışıyoruz. İyi diyaloglar geliştirdiğimizi düşünüyoruz. 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye ilk defa anayasa gereği bir seçim hükümeti kurmak durumunda kaldı. Bu sebeple insanlarda, ‘Acaba seçimlerde ne olacak?’ endişesi var, ama bir o kadar da kararlılığı var. İnsanlarda koalisyon beklentisi oluştu. Gerçekleşmeyince bir tedirginlik yarattı. Şu anda seçime sayılı günler kaldı. 7 Haziran’da bu dönemlerde kararsızlar yüzde 10’un altına düşmemişti, ama bugün kararsızların oranının çok daha azaldığını görüyorum.


Mevcut durum yani koalisyon kurulamaması, AK Parti için avantaj oldu diyebilir miyiz?
AK Parti bu konuda gerçekten çok samimi ve istekli davrandı. Sudan sebeplerle koalisyon ihtimallerini elinin tersiyle itmedi. Vatandaş da bunu gördü. Seçmen bir takım spekülasyonlardan kısa bir dönem için etkilenebiliyor, ama sanılanın aksine yapılan algı operasyonları tutmuyor. Vatandaş şu anda, mahallesindeki çöp kovasının eksikliğini dile getirmiyor, ama vatan, millet, ülke ve iktidar olma meselelerini bizimle konuşuyor.


Bunda yaşanan terör olaylarının etkisi var mı?
Zaten işin merkezinde o var, ama vatandaş Türkiye’de bir hükümet kuramamanın bedellerini de çok iyi biliyor, görüyor. İnsanlar bir de iradesinin meclisteki yansımasına, yani hükümet olamamasına tepkili. Partisinin iktidar ortağı olma iradesini elinin tersiyle itmesine de tepki gösteriyor ve bunu bize de açıkça söylüyor. ‘Ben bugüne kadar AK Parti’ye hiç oy vermedim, ama bu sefer AK Parti’ye oy vereceğim’ diyen çok sayıda seçmenle karşılaştım. Bu da bizim 7 Haziran’a göre daha yüksek oy alacağımızı gösteriyor. Yerelde, AK Parti dışında meclise giren partilerin hepsinin oyu azalacak. Çok net bir şekilde 3 parti için de bunu söylüyorum. Hatta bir tanesinin çok daha fazla azalacak.
“Hem MHP, hem CHP, hem de HDP kendi grupları içerisinde oran itibariyle Türkiye’yi yönetecek kadrolara sahip değiller. Hiç yok anlamında söylemiyorum, ama yeterli değil. HDP de zaten bir muhalefet partisi değil, kendi içerisinde bir koalisyon”

Diğer partilerden bahsetmişken, muhalefeti genel olarak nasıl değerlendirirsiniz?
Mecliste temsilcisi olan milletvekillerinin varlıklarıyla yoklukları belli değil. Öyle bir iddiaları da yok zaten. Onlar genel merkezde ve mecliste kendi pozisyonlarını koruma derdindeler. Yerel siyaseti tamamen AK Parti’ye bırakmışlar, onun için burada 17-0 zaten. Bu da bizim hoşumuza giden bir şey tabii. Ulusalda hem MHP, hem CHP, hem de HDP kendi grupları içerisinde oran itibariyle Türkiye’yi yönetecek kadrolara sahip değiller. Hiç yok anlamında söylemiyorum, ama yeterli değil. Bugün herkes Devlet Bahçeli’ye tepki gösteriyor. Devlet Bahçeli biliyor; Türkiye’yi yönetecek kadrolara sahip değil, çok az yetişmiş adamı var. Onun için iktidardan uzak duruyor. CHP sert muhalefet söylemiyle geliyor. Koalisyon ortağı olsa o sert muhalefet söylemleri yerine, Türkiye gerçekleriyle yüzleşecek. Politikalarında yüzde 100 bir değişiklik olacak. Onun için onlar muhalefette kalıcı olmak istiyorlar. HDP de zaten bir muhalefet partisi değil, kendi içerisinde bir koalisyon. Marjinal bütün kesimleri kendi içerisinde tutup, mecliste yer almaya çalışan, ama tepedeki kadrosu tamamen terör örgütünün talimatlarıyla hareket eden, Türkiye’nin gerçeklerinden uzak ideolojiyle siyaset yapmaya çalışan bir grup. Biz o yörenin insanlarının yapısını biliyoruz; muhafazakar, mütedeyyin, geleneklerine-göreneklerine bağlı insanlar, ama onların temsilcisi olduğunu iddia eden HDP’nin beyin takımı marksist, leninist, ateist bir terör örgütünün meclisteki temsilcileri.


Ama, söylediğiniz bu duruma göre hiç de fena bir oy almadılar…
Kendi içerisinde bir koalisyon dedim ya, bütün marjinal grupları kendi içlerinde topladılar. Türkiye’de hiçbir seçimde meclise giremeyecek marjinal sol ve sosyalist gruplar vardı, onları kendi içerisinde topladı. Yine, bölgenin hassasiyetlerini dikkate alarak başörtülü ve mütedeyyin adaylara yer verdiler. O küçük birikimleri, kendilerini aslında geniş bir yelpazeye hitap ediyormuş şeklinde gösterdiler. Bir de dedim ya, Türkiye’de yapılan algı operasyonları kısa süre de olsa seçmeni etkiledi. Silahların sustuğu dönemde demokratikleşme ve özgürlük alanı oradaki seçmende, bunun HDP’nin barajı aşmasıyla devam edeceğini, aşamazsa tehlikeye gireceği hissini uyandırdılar. Neticede HDP’nin üst kadrosu terör örgütünün elemanları konumunda. Oranın halkı, ‘Biz HDP’ye barajı geçirtirsek devam eder, en azından bunlar sorun çıkarmaz, bu bölgenin insanı, yakaladığı huzur ortamını kaybetmez’ gözüyle baktılar ve bu anlamda destek verdiler. Tabii batıdan da algı operasyonlarıyla kendilerinin de ifade ettiği gibi, emanet oylar aldılar.


‘Türkiye’de sanki soruşturma yapılmıyormuş, Türkiye’de sanki memurun muhakematı yokmuş gibi bir izlenim vermeye çalışıyorlar. Bunu söyleyenler Türkiye’de nasıl soruşturmaların olduğunu, güvenlik bürokrasisinin nasıl ciddi bir disiplinle soruşturma yaptığını daha iyi biliyorlar’


Yaşanan terör olaylarında AK Parti’nin hiç mi sorumluluğu yok?
Şu anda bir AK Parti hükümeti yok, şu anda bir seçim hükümeti var. Biliyorsunuz seçimlere giderken Adalet Bakanı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve İçişleri Bakanı olmak üzere 3 tane bakan zaten değişti. Seçim hükümetinde bağımsız bakanların sayısı 13 zaten. AK Parti’nin 13 yıllık iktidar dönemine baktığınız zaman terörle çok keskin bir mücadelesi olduğunu görüyorsunuz. Türkiye’de sanki soruşturma yapılmıyormuş, Türkiye’de sanki memurun muhakematı yokmuş gibi bir izlenim vermeye çalışıyorlar. Bunu söyleyenler Türkiye’de nasıl soruşturmaların olduğunu, güvenlik bürokrasinin nasıl ciddi bir disiplinle soruşturma yaptığını daha iyi biliyorlar. Çünkü bizim güvenlik bürokrasisi kadar sık soruşturulan ve meslekten ihraca kadar varan ağır sorumlulukları olan başka bir bürokrasimiz yoktur. En sıkı bürokrasimiz odur. Suriye ile bir bütünlük arz ediyoruz. Bu kadar karmaşanın olduğu bir ülkede Türkiye hem güvenliğini korumada, hem de terör faaliyetlerinde aslında çok ciddi önem arz ediyor. Çok ciddi istihbaratlar elde ediyor. Eskisiyle kıyaslanmayacak şekilde. Bu bir devlet mücadelesi halinde yapılıyor. Yani aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendini koruma savaşı veriyor. Aslında bu AK Parti Hükümeti’ne karşı bir saldırı değil, devlete karşı bir saldırı. Biz bunu Reyhanlı’da, Suruç’ta, Diyarbakır’da yaşadık. Bunlar milletin nezdinde devlete yapılmış bir saldırı. Bu anlamda mücadelemiz devam edecek. Belki daha büyüklerini planladılar, başaramadılar. Biz bireysel hak ve özgürlüklerimizi geliştirmeye devam edeceğiz, hem de güvenlik politikalarımızı kurmaya çalışacağız.


Seçmen neden AK Parti’ye oy vermeli?
Türkiye’nin koalisyon iktidarlarıyla sorunlarını çözemediğini, aksine ötelediğini, bu sorunların Türkiye’nin önünü tıkadığını söylemiştik. Ama 7 Haziran’da koalisyon tablosu ortaya çıkınca, AK Parti dışındaki Türkiye, koalisyon becerisini bile ortaya koyamadı. Makul hiçbir izah getiremediler, hepsi muhalefette kalmayı tercih etti. İnadına muhalefet dediler. Vatandaş bunu gözlemledi. Bana göre tek başına AK Parti’yi iktidarda görmek istiyor. Bu arada devam eden terör olayları var. Doğuda, güneydoğuda şehit haberleri insanların moralini bozarken, en son Ankara’da yapılan patlama da o algıya dönük. Vatandaşı daha kararsız hale getirme, kafasını daha fazla karıştırma anlamında yapılan büyük provokasyonlar bunlar. Ama vatandaş vekaletini verecek, kendisini en iyi temsil eden sorunlarını en iyi çözmeye ehil olan kimseleri meclise gönderecek, o da AK Partili vekiller.


**********
‘Sakaryaspor’la sevinip
Sakaryaspor’la üzülüyorum’

Sakaryaspor Kulüp Başkanlığı, dernek başkanlıkları gibi görevlerde bulundunuz. Sosyal anlamda sizi daha fazla görüyoruz. Bu durum sizin için bir avantaj olur mu?
Sahada bunu görüyorum, tanınırlığım çok yüksek. Spor camiasının sorunlarını biliyorum. Seçilirsek o politikalara destek vermeye devam edeceğiz. Seçilmezsek de hangi konumdaysak yine onlara desteklerimiz devam edecek.


Sakarya için neler söylersiniz?
Sakarya’nın sorunlarının hepsi lokal. Köklü bir sorunumuz yok. O anlamda şanslı bir iliz. Mevcut sorunlar için de hem hükümetimiz, hem yerel belediyelerimiz etkin bir şekilde çalışıyor. Sakarya sanayi, tarım, turizm gibi bir çok unsuru barındıran bir şehir. Bir de Büyükşehir’e yeni giren ilçeler var. Onların Büyükşehir’in diğer ilçelerinin standardına çıkarılması problemi var. Büyükşehir bu sorunu da etkin çalışarak çözmeye çalışıyor. Bugün Sakarya’da Serdivan’ı herkes kendine örnek alıyor. Sakarya herkesin yaşamak istediği bir kent. Benim çevremde de yakın akrabalarımdan 50 yıla yakın İstanbul’da yaşayan en az 6-7 aile Sakarya’ya yerleşti.


Sakaryaspor’un Süper Lig’de olmasını istiyorum. Bunun için elimden geleni yapacağım. Sakaryaspor’un öncelikle ekonomik olarak rahatlaması, sonra da bulunduğu ligden kurtulmuş olması lazım. Bunun için ekonomik anlamda doğrudan gelir kaynakları oluşturmamız lazım.
Bunu oluşturabilir miyiz? Evet, yerel yöneticilerimizin çok samimi çabaları var, ama yetmediğini herkes gördü. Sakaryaspor’a hükümetimiz kanalıyla doğrudan gelir kaynağı oluşturmada devreye girmiş bulunuyoruz. Tesisleşme, kurumsallaşma, altyapı tesisleriyle ilgili önemli aşamalar kaydedildi ama altyapıdan yetişen oyuncuların yukarıda oynatılabilmesi için fiziki ortamlar, imkanlar oluşturulması lazım. Bunlar yapıldığı zaman Sakaryaspor Süper Lig’e doğru gidecek. Yani şu an için ekonomik, insan kaynakları, tesisler ve profesyonel yönetim boyutu var.


Sakaryaspor’u bu kadar ön plana çıkaran sizin dışınızda başka bir aday yok sanırım…
Aslında biz, çok ciddi amatör spor kulüpleri kentiyiz. Çok ciddi altyapımız var. Futbol haricinde de branşlarımız çok, ama Sakaryaspor’un ayrı bir sevgisi var. Sakaryaspor’u şehrin dışında da sevenler çok. Ben bunu Sakaryaspor Kulüp Başkanlığı dönemimde gördüm. Mesela Manisa’ya gittiğiniz zaman müthiş bir Sakaryspor’u seven Manisalıları görüyorsunuz. İzmir’e gittiğiniz zaman Göztepelileri görüyorsunuz. Ben de fırsatımız olursa bu konuda çaba göstereceğimi söylüyorum, ama şehrin kalkınması için genel anlamda yapılması gereken tüm projelerin hepsinin altında imzamın olmasını arzu ederim.


Hangi takımlısınız diye soracağım, ‘Sakaryasporluyum’ diyeceksiniz, ama başka takım destekliyor musunuz?
Biri başka bir takım tutabilir, ama kendini Sakaryaspor’la özdeş gören, onun sevinciyle sevinen onun üzüntüsüyle üzülen birinin başka bir takım tuttuğunu düşünemiyorum. Karşımdakine saygı duyarım, ama kendim için öyle bir tercihim yok. Sakaryaspor’a çok bağlıyız. Çok ortalıklarda görünmemeye çalışıyorum, görev verilirse yapıyorum ama bizim sevgimiz devam edecek.


Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Güzel bir şehirde yaşıyoruz, güzel imkanlarımız var ama yapacak da çok işimiz var. Yapılacak işler için önce zamana, sonra paraya sonra ehil yöneticilere ihtiyaç var. Bunlar bir araya gelmeden gerçekleşmiyor. Sakarya bugüne kadar AK Parti’yi iktidar yaparak doğru tercihler yaptı. Sakarya’nın partimize hep de artan desteği oldu. 7 Haziran’da hafif bir zik-zak haricinde hep böyle yukarıya doğru bir trent oldu. Sakarya’nın o küçük bir inişin karşılığında çok yüksek bir çıkış yapacağını düşünüyorum.


*****
‘O konuda konuşmam’

7 Haziran seçiminde 6ncı sırada, 1 Kasım’daki seçimde ise 7nci sırada yer alıyorsunuz. Bununla ilgili neler söylersiniz? Kendi şansınızı nasıl görüyorsunuz?
Bu konuyla ilgili değerlendirmeyi Genel Merkez yapmıştır. Ben konuyla ilgili bir değerlendirme yapmam.


Peki şimdiki gibi tablo çıkarsa, yani sonuç 5-1-1 olursa?
Bizim için değişen bir şey yok. Milletvekili seçilip-seçilmememiz, sıramız önemli değil. Neticede biz tek başına iktidar olmanın mücadelesini veriyoruz. Biz milletvekili arkadaşlarımızın bu konuda ehil olduğunu, yetenekli olduğunu düşünüyoruz.

21 Ekim 2015 , Çarşamba Bu haber toplam 1320 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın