Günün Tarihi:18 Haziran 2018

 

 

‘Kendi rekorumuzu kıracağız’


7 Haziran’daki kayıpları telafi edeceklerinin altını çizen AK Parti Sakarya Milletvekili Adayı Ayhan Sefer Üstün, “2011 yılındaki seçimlerde yüzde 62’ye yakın oy almıştık. Bunun üzerine çıkıp, kendi rekorumuzu kıracağız” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili 1nci Sıra Adayı Ayhan Sefer Üstün, seçime sayılı günler kala sorularımızı yanıtladı. Üstün, Orman Park’ta gerçekleştirdiğimiz sohbette iddialı açıklamalarda bulundu. AK Parti çalışmalarından bahseden, muhalefeti eleştiren Üstün, şehir ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Keyifli okumalar…

Seçim çalışmaları kapsamında neler yapıyorsunuz?
Seçim çalışmalarına zaman dar olduğu için çok hızlı bir şekilde girdik. İlçenin durumunu anlatan oy oranlarımızı, ne yapmamız gerektiğini ön planda tutarak ilçeleri dolaştık. Bize daha az oy veren yerlere ağırlık verdik. Buralardaki oy oranlarımızı yükseltmeye çalışıyoruz. Daha az oy veren yerleri yükseltirsek o ilçeyi yükseltiriz, o ilçeyi yükseltirsek Sakarya’yı yükseltiriz diye düşünüp, en zayıf sandıktan başlıyoruz. Bu da hedefe atış oluyor. Son derece verimli bir durum var ve bundan da sonuç alıyoruz. Elimizde de anketler var. Kayıplarımızı telafi ettiğimizi ve yukarı doğru tırmandığımızı gösteriyor. 7 Haziran’daki hava tamamen kaybolmuş, rüzgar çok değişmiş. Böyle olunca da çalışma kolaylığımız oluyor. Rüzgar arkanızdan estiği için yürüseniz bile hızlıca koşmuş oluyorsunuz. Seçmen de bu istikrarsızlığın kendisine, ülkeye zarar verdiğini anladı. Bizler seçmene oy verdirecek yeni gerekçeler oluşturduk. Seçmenin zaten bize oy vermeye meyli vardı; ama bizler de dersimize iyi çalıştık.


Seçim bildirgesinden bahsediyoruz…
Evet, seçim bildirgesinden artı milletvekili listesi, artı kongremizdeki değişikliklerden bahsediyorum. Bunlar bizlere büyük avantaj sağladı. Vatandaşa da tekrar AK Parti’ye oy verme gerekçesi oluşturdu. Çok rahat bir seçim ortamı var. Kararsızların sayısı çok azaldı. 7 Haziran’da seçime 15 gün kala yüzde 15’lik bir kararsız vardı, şimdi ise kararsızların sayısı yüzde 6’ya düştü. Bu kararlılık AK Parti’ye doğru, iktidara doğru yönelmiş gözüküyor. Bunun için arazide işimiz çok kolay. Nereye gitsek güleryüzle, destekle karşılaşıyoruz.


Uzun süre siyasette bulunmuş olmanın da getirmiş olduğu avantajlar var. Her yerde bir tanıdığımız var artık. ‘Ayhan Bey’ diye seslenip, yanımıza geliyorlar. Mesela geçtiğimiz hafta tamamen kendiliğinden oluşan bir enstantaneyle Şemsiyeli Park’ta oturduk. Bir anda bir sürü insan yanımıza toplandı, gökyüzünü göremedim. Bu güzel bir manzara. İnsanlar bize taleplerini, dileklerini söylediler. Son derece güzel bir hava oluştu. Biz bir sokağa girdiğimizde, bir ilçeye, köye gittiğimizde de bu tabloyu görüyoruz. Eskiye dayanan tecrübemizi avantaja çevirmiş vaziyetteyiz. Arazide bireysel bir avantajımız da şöyle; bir kere hizmet etmişiz. İkincisi en ufak bir şaibemiz, lekemiz, defomuz olmamış. Ben çok rahat gezebiliyorum. Bu da bir siyasetçi için en büyük avantajlardan biri.


Partinin oy oranının düşmesini neye bağlıyorsunuz?
Bunun çok sebebi var. Birincisi; yerel seçimler ile genel seçimlerin çok yakın olması iktidar partisine hep zarar ettirir. Hele hele aynı anda yapılması, iktidar partisinin istemediği bir durumdur. 7 Haziran seçimlerinde bize söylenen 10 tane meselenin 8’i yerel sorunlar ile ilgiliydi. İkinci olarak, AK Parti’ye zaten yeterince oy geldiğini düşünen vatandaş, bu sefer kafasındaki ikinci partiye oy vermek istedi. Bazıları da şunu dedi; siz çok iş yaptınız, Türkiye’yi uzaya bile çıkardınız; ama bana dokunan taahhütleri biraz unuttunuz. Bazı bakanlarımızla, yolsuzlukla yeterince mücadele etmediğimiz gibi bir algı oluştu. Bir de uluslararası siyaset; AK Parti’yi iktidardan etmenin yolunun HDP’nin barajı geçmesinden geçtiğini keşfetti. Bunun için O’na yüklendi, partinin genel başkanı ön plana çıkarıldı ve barajı geçmesi sağlandı. Bu şekilde AK Parti’nin en azından koalisyona mahkum olacağını tahmin ediyorlardı, o da oldu. Bütün bunlar bir araya geldiğinde biz yeterince oy alamadık. Bazı yerlerde milletvekili listelerimizde de sıkıntılar vardı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki adaylarımız halka yeterince yakın isimler değildi.

Vatandaş, ‘CHP’nin rakamları sizden yüksek, ama CHP havadaki kuşu tarif ediyor. Siz ise yapabileceğiniz şeyleri söylüyorsunuz ve sizin sözünüzü tutmanız için noterden senet getirmeniz gerek yok’ diyor. Gerçekten öyle, biz söz verdiğimiz zaman sözümüzü tutarız.


Bu doğrultuda da çözümler ürettiniz…
Evet, ürettik. Kongremizi yaparak kurumsal bir kadro yenilemesi yaptık. 50 tane MKYK üyemizden 31 tanesi yeni arkadaşımız. Bir tanesi de benim. 14 genel başkan yardımcısından 11 tanesi değişti. Siyasi Erdem ve Etik Kurulu kurduk ki ben kurulması için çok çaba sarfettim. Bunun dışında listelerimiz tekrar yenilendi, seçilmiş 53 tane arkadaşımız listeye giremedi. Ardından da tam on ikiden vuran taahhütler geldi. Yani; emekliye maaş artışı, çalışırken kesilen yüzde 10 prim desteğinin kaldırılması, gençlere bedava internet, 50 bin liraya kadar hibe kredi, asgari ücretliye bin 300 lira maaş gibi her kesime dokunan birebir taahhütler oldu. Bunlar çok etkili oldu. Vatandaş, ‘CHP’nin rakamları sizden yüksek, ama CHP havadaki kuşu tarif ediyor.

Siz ise yapabileceğiniz şeyleri söylüyorsunuz ve sizin sözünüzü tutmanız için noterden senet getirmenize gerek yok’ diyor. Gerçekten öyle, biz söz verdiğimiz zaman sözümüzü tutarız. 7 Haziran’a göre arazi bu manada değişmiş. Ayrıca vatandaşımız ülkenin genel gidişatından endişe duyar hale gelmiş. ‘Bu iş artık memleket meselesi haline geldi’ diyorlar. Vatandaşımız bunları dile getiriyor, ama iş dünyası da bunu söylüyor. Bize biraz daha mesafeli olan kesimler bile bunu söylüyor. Bu da bizim oyumuzun Sakarya’da çok yükseleceğini gösteriyor.


Peki siz Sakarya’dan ne bekliyorsunuz?
7 Haziran’daki kaybımızı telafi edeceğiz. 2011 yılındaki seçimlerde yüzde 62’ye yakın oy almıştık. Bunun üzerine çıkıp, yeni bir rekor kıracağız. Oran vermek çok doğru olmaz, ama kendi rekorumuzu kıracağımızı söyleyebilirim.


Seçmenler için özel bir vaadiniz var mı?
Sakarya’da çok hizmet yaptık. Nereye gidersek duble yollarda gidiyoruz. Sıfırdan aldığımız sağlığı önemli bir yere getirdik. Şu anda bin yataklı hastanemizin projesi hazırlanıyor. Devasa projelerimiz sürüyor. Bundan 2 yıl önce, ‘stat nerede?’ diye soranlar, şimdi stadın inşaatını görünce mahcup oluyorlar. Aşağı Sakarya Sulama Projemiz 60 bin dönümü sulayacak. Eski parayla yarım katrilyonluk Ballıkaya Projemiz var. Liman projemiz işletmeciye verildi. Ne kadar çabuk yaparsa o kadar karda. Demiryolu projemizde Sayıştay ile ilgili bir problem var. Aşar-aşmaz projemiz yürüyecek. Otomobil endüstri bölgesi var. Yakın zamanda BMC geldi, savunma sanayinde burada büyümek istiyor. Şu anda Vagon Fabrika’mızda milli trenimiz çiziliyor. Bu şehir milli tankı üretti. İşte milliyetçilik budur! Muhtemelen yerli otomobili de biz üreteceğiz. Yatırımcı hazır, normal şartlarda Sakarya’ya gelmesi gerekiyor ama bir babayiğit çıkıp, ‘kendi ilime yapacağım’ derse tabii ki kendisini zorlayamayız. Fakat biz burada üretilmesi için gerekli bütün altyapıyı hazırlıyoruz. Kaynarca, Karasu, Ferizli, bunlar bizim flaş ilçelerimiz. 3ncü köprü ve çevre yolu Camili’den geçecek. Karadeniz sahil yolunun tünelleri yapılıyor.

Oralar ekonomik alan olarak ortaya çıkıyor. ‘Sakarya’ya ne vaat ediyorsunuz?’ diyorlar. Yaptıklarımız ve devam eden projelerimiz, vaatlerimiz zaten. Ben bunları vaat ediyorum. Muhalefetteki arkadaşlardan bir tanesi, bunların onda birini söylesin. Söyleyemez!


Bin yataklı devlet hastanesi konusunu biraz daha açarsak, son durum nedir?
Bin yataklı hastane, bizim mevcut kapasitemizi ikiye katlayacak bir proje. Şu anda en büyük hastanemiz 450 yataklı. Onun 2.5 katı bir projeden bahsediyoruz. Hastane ile ilgili yer seçim çalışmaları sürüyor. Alternatifler arasında; Serdivan Kırantepe ve Korucuk Araştırma Hastanesi’nin yanı var. Hastane projemiz, seçimden sonra birebir takip edeceğimiz, hızlandıracağımız projelerden biri. Zaman zaman ‘projenin başına bir şey gelir mi?’ diye soruyorlar. Projenin başına bir şey gelmez. Çünkü Başbakanımız’ın sözü yerde kalmaz. İnşallah, son derece modern bir hastane yapılacak. Diş hastanemiz oluyor, ilçelerimizde hastanelerimiz yenileniyor. Sağlıkta kendi doktorumuzu yetiştirebilecek Tıp Fakültemizi kurduk. Sağlık ile ilgili söz söyleyene şaşırıyorum. Ben şimdi Düzce’den geliyorum. Düzce’de Tıp Fakültesi 20 yıl önce kurarken, biz uyumuşuz. Sakarya’da Tıp Fakültesi bizim iktidarımız döneminde açıldı. Buradan zorunlu olmadıkça, hasta sevki yapılmayacak. Yoğun bakım ve sevk sorunu halledildi. Şimdi bunların bizim karşımızda bir söz söyleme hakkı var mı? Yok!


Parti içinde önemli görevlerde bulundunuz. Şu anda da Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyorsunuz. Bu görevlerinizin şehre katkısı nasıl olur?
Sakarya’da bir bakanımız vardı. Son seçimlerde kendi takdiriyle aday olmadı. Sayın Başbakanımız bizim tecrübelerimizi göz önünde bulundurarak, ama asıl şehre bir teveccüh olsun diye bir Genel Başkan Yardımcılığı görevi verdi. AK Parti’de Genel Başkan Yardımcılığı bakanlıktan önde bir pozisyondur. Bunu vatandaşımız pek hissetmez, bilmez ama bu böyledir. Mesela, Gebze’de yapılan mitingde kürsüye ilk çıkan Başbakan’dan sonra Genel Başkan Yardımcısı davet edildi. O ilin bakanı olsa dahi önce Genel Başkan Yardımcısı çağırılır. Bu imkanımızı ve bu pozisyonumuzu Türkiye’nin ve Sakarya’nın sorunlarını çözümünde kullanacağız. Sakarya’ya böyle bir pozisyon verildiği için minnettar olmamız, teşekkür etmemiz lazım.


3 dönem kuralı ve kendi adaylığınız ile ilgili neler söylersiniz?
3 dönem kuralı aslında değişiklik olsun diye getirilmiş bir kuraldı. Tecrübemi siyasette kullanmayı arzu ediyordum. Kongre tarihi yaklaştıkça, Başbakan programlarına davet etti, zaman zaman görüştük. Buradan bir görev verileceğini hissediyorsunuz. Yakın bir çalışma imkanı doğacağını anlamıştık. Kongrede bir çalışma ortamı olacağını düşünüyordum.


Sizin için de sürpriz mi oldu?
Görüşmelerden sonra sürpriz olmadı. Yaptığımız çalışmaları Ankara siyaseti, genel merkez ve medya iyi biliyor. Bizler insan hakları ve partimiz adına çok ciddi çalışmalar yaptık. Genel başkan yardımcılığı kurulunca ortak bir vicdan oluştu. ‘Ayhan Bey getirilir’ diye düşünüldü bu çerçevede genel başkan yardımcısı yapıldık.


Yaşanan terör olaylarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seçime yaklaşılırken AK Parti’nin yavaş yavaş iktidara geldiğini gören içerdeki piyonlar ve dışarıdaki oyun kurucular, siyaset yoluyla bu gidişatı durduramayacaklarını anladılar. ‘İnsanları korkutacak, fikrini değiştirecek şok bir eylem yapılması lazım’ diye düşündüler. Fakat insanımız feraseti ile bunu gördü. Bunu Türkiye’nin birliğine ve demokrasisine yapılmış bir saldırı olarak değerlendirdiler. Bu eylem insanların kanaatlerini değiştirmeye yetmedi. Aksine daha çok birlik beraberliğe sarıldılar.


Bu konuda partinin vicdanı rahat mı?
Miting yapılacak yer ile olay yeri arasında 2 kilometre mesafe var. Bombalar toplanma yerinde patlatıldı. Orada bir arama yapılsa eylemselliği yüksek gruplar, ‘siz bizim miting alanına girmemizi engellemeye çalışıyorsunuz’ derlerdi. Orası toplanma alanıydı, ama orada fazla oyalanılmaması gerekirdi. İnsanların yürüyerek güvenli alana gitmesi gerekirdi. Çünkü girişte herkes aranacaktı, canlı bomba da oraya giremeyecekti. Bombacı niye yakalanamadı? Sayısız bombacı gönderildi. Yakalananlar oldu, tutuklananlar, engellenenler var ama bazen hırsıza kilit dayanmaz. Bir şekilde girer. Bunu kim yaptı? Terör örgütleri yaptı. Bu eylem tamamen taşeron bir eylem. Hedef; Türkiye. Türkiye’nin geriye gitmesini istiyorlar. Bunlar huzurumuzu bozmaya yönelik adımlar.


Bizim kırmızı çizgimiz olmazsa olmazımız. Devletin üniter yapısı, birliği, dirliği, bayrağımıza saygıdır. Ondan sonrası teferruattır. Bizi en iyi Sakaryalılar’ın anlaması lazım. Biz kimseye ülkenin üniter yapısını bozacak bir hak vermedik.


Devam edersek…
Çözüm süreci 2.5 yıl devam etti ve 2.5 yıl şehidimiz gelmedi. Doğudaki, batıdaki herkese demokratik, insani haklar verildi. Biz de milli tankımızı, bombamızı, helikopterimizi yaptık, karakollarımızı inşa ettik. Çözüm süreci kesinlikle boşa gitmedi. Süreç devam ederken, PKK bu süreci bozacak hamleler yaptı. 80 vekil çıkarmış HDP’nin siyaset yapması beklenirken, terör örgütünün peşine takıldı, onların eylemlerini kınayamadı. 20’den fazla asker ve polisimizi katlettiler. Hükümet buna sabır gösterebilir miydi? Nitekim düğmeye bastı. Hesabı, kendi milli imkanlarımız ile sorulacak.


Biz bu bölgelere gidip, komutanlardan bilgi aldık. ‘Elinizde kaç tane İHA var?’ diye sorduk. ‘11 tane’ dediler. ‘Peki nerede bunlar?’ ‘Efendim 3 tanesini havada bile tutamıyoruz, ya arızalı, ya operatör yok’ diyorlar. Şimdi ise yüzlercesi var.
   Onları şehirden tek tek temizleyeceğiz, temizliyoruz da şu anda. PKK terör örgütü, Güneydoğu’daki halka yalvarıyor, ‘ne olur bizi kurtarın’ diye. Bir tane Güneydoğulu Kürt kardeşimiz camdan kafasını çıkarıp yardım etmiyor. Bu çözüm sürecinin sonucu.


‘Biz hükümetimizden demokratik hakları istedik, onlar da bize tanıdı. Yıllardan beri bunun için mücadele etmiyor muyduk?’ Silaha ne gerek var? Ne olur operasyonları kesmeyin, bunların kökünü kazıyıncaya kadar devam etsin’ diyorlar. Oradaki vatandaş bu noktaya gelmiş. İnsanlarımız şu anda bayrağına, devletine saygılı bir şekilde yaşıyor. İstediğimiz de bu zaten.


  Efendim Kürtçe şarkı söylüyorlarmış, söylesin. Burada da Lazca şarkı söylüyorlar. Abhazca, Gürcüce şarkı söylüyorlar. Yeter ki şarkı söylesin. Nasıl mutlu oluyorsa öyle konuşsun, öyle yaşasın. Bizim kırmızı çizgimiz olmazsa olmazımız; devletin üniter yapısı, birliği, dirliği, bayrağımıza saygıdır. Ondan sonrası teferruattır. Bizi en iyi Sakaryalılar’ın anlaması lazım. Mesela siyasi partiler kanununu değiştirdik; ‘adaylar propaganda yaparken muhatabın ana dilinden konuşabilir’ dedik. Bunda ne var? Ama muhalefetin bir kısmı, ‘siz ülkeyi bölüyorsunuz’ yalanlarıyla ortaya çıkıyor.


Verilen haklar demokratik ve bireysel haklardır. Biz kimseye ülkenin üniter yapısını bozacak bir hak vermedik. Vermemiz de mümkün değil, ama bireysel haklar çerçevesinde hala yapabileceğimiz bir şey varsa, yapabiliriz. Devletimizi ve bayrağımızın dokunulmazlığını sonuna kadar da kullanacağız. Bu iş çocuk oyuncağı değil. Biz bu devleti yolda bulmadık.


Doğuda, güneydoğuda, batıda hiçbir vatandaşımız bu ülkenin bölünmesini istemez.
Türkiye bölgenin, Sakarya’da Türkiye’nin huzur adası. 72.5 insanımız var burada ve hepsi birbirine saygı göstererek, yaşıyor. İyi ki bu kadar renkliyiz. Bu bizim zenginliğimiz, kültürümüz.
Bakın savunma sanayinde attığımız adımların arkası gelecek. Daha yeni, uçak gemisi dediğimiz çıkarma gemisi ürettik. Geminin boyu 300 metre. Bir tugayı olduğu gibi içine alabilir, tank, helikopter, kamyon alabilir. Kıbrıs’a ticari gemilerle çıkarma yaptığımızı biliyor musunuz? ‘Bunu niye yapıyorsunuz, bir yere çıkarma mı yapacaksanız?’ derseniz, hayır; ama barış içerisinde yaşamak istiyorsan savaşa hazır olacaksın.


Şu anda bütün veriler bizim tek başımıza iktidar olacağımızı ve Sakarya’da oyumuzu ciddi manada arttıracağımızı gösteriyor. İnsanlar bizim kara kaşımıza, kara gözümüze bakarak oy vermiyorlar, biz bu şehre hizmet etmişiz, bize güveniyorlar, itibar ediyorlar.


13 yıl boyunca çalıştık. Ofisimi tamamen kapattım, çocuklarımıza şunu dedim; maaşımız bu, bununla geçineceğiz. Bu bize müthiş bir özgüven ve özgürlük kazandırdı. ‘Yanlış’ deme imkanı getirdi. Ayhan Sefer Üstün olarak kimseye muhtaçlığım yok. Bir beklenti içinde değilim. Kendimi siyasete adamışım. Bunu yaparken de maddi olarak sadece maaşımıza dayanmışız. ‘Çocuklarımıza kesinlikle bizleri mahcup edecek hareketlerle bulunmayacaksınız’ dedim, bulunmadılar da… Aileme teşekkür ediyorum. Ben 2006 model arabayla geziyorum. Bu bana müthiş bir özgüven kazandırdı. Hala Tekeler Mahallesi’nde oturuyorum. ‘Niye Serdivan’da oturmuyorsun?’ diye soruyorlar. Ben orada mutluyum. Hem halkın içerisinde kalıyorum, hem insanlara değişmediğimi gösteriyorum.

*************

‘Siyaset bizim minderimizde yapılıyor’
Sahadaki tablo nedir? Daha çok hangi sorunları duyuyorsunuz?

Bugün sahada yerel sorunlar konuşulmuyor, biz artık genel sorunları konuşuyoruz. Şu anda siyaset bizim minderimizde yapılıyor. Muhalefetin sırtını mindere yapıştıracağız. Türkiye istikrar ararken, seçime sayılı günler kala 102 kişinin katledildiği bombaların patlatılmasının tamamen seçime yönelik bir hamle olduğunu ve bu hamlenin uluslararası güçlerden geldiğini hissediyor vatandaşımız. Bunun Türkiye’nin istikrarına yönelik bir saldırı olduğunun farkında. Vatandaş, ‘mühür benim elimdeyse ben bu mührü Türkiye’nin istikrarı için kullanacağım. Türkiye’nin sahipsiz olmadığını göstereceğiz’ diyor.
Birçok ülkücü ve Saadetli kardeşlerimiz, desteğini AK Parti’den yana kullanacak. Hepsi, ‘ülkemizi düşündüğümüz için oy vereceğiz’ diyor. Özellikle Devlet Bahçeli’nin tavırlarına ve siyaset yapma tarzına büyük tepkiler var. Bunu söylediğimizde MHP adayları, bu gerçeği kabul etmek istemediklerinden dolayı tepki gösteriyor. Durumu görüyorlar, ama bu mesele onlarda travma oluşturuyor. Devlet Bahçeli anlaşılmaz bir şekilde ‘hayır’ siyasetine devam ediyor. Bu siyasetle nereye kadar gidilebilir? Bir siyasi parti hizmet etmek ve iktidara gelmek için siyaset yapar. Siz bunları yapmak istemiyorsanız, o zaman siyasi parti kurmayın, genel başkan olmayın. Gidin bir tane dernek kurun, daha az masrafla, daha çok hizmet edersiniz.

Devlet Bahçeli’nin tavırlarına ve siyaset yapma tarzına büyük tepkiler var. Bunu söylediğimizde MHP adayları tepki gösteriyor. Bir siyasi parti hizmet etmek ve iktidara gelmek için siyaset yapar. Siz bunları yapmak istemiyorsanız, o zaman siyasi parti kurmayın. Gidin bir tane dernek kurun, daha az masrafla daha çok hizmet edersiniz.


 

26 Ekim 2015 , Pazartesi Bu haber toplam 1342 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ