Günün Tarihi:15 Aralık 2018

 

 

Güvence veren sigorta acentelerinin güvencesi yok!


Çoğunluğu sigorta acenteleri ve finans sektöründen oluşan 16. Meslek Komitesi üyeleri, “Yönetmelikler, çıktığı günden bu güne kadar defalarca değişikliğe uğradı, ama her seferinde kötüye gitti. Sigorta acentesiz olmaz, ama ne yazık ki biz hep sahip çıkılm

Sigorta acentelerinin sorunlarını zaman zaman dile getiriyorsunuz, biraz bu sorunlardan bahseder misiniz?

Biz acentelerin dertleri herkesin malumu olan bir durumdur. Sektörün anayasası olarak kabul edilen 5684 sayılı kanun ile düzenlenen yönetmelikler, çıktığı günden bu güne kadar defalarca değişikliğe uğradı, ama her seferinde kötüye gitti. Sigorta acentesiz olmaz, ama ne yazık ki biz hep sahip çıkılmayan taraf oluyoruz.

Bu sizin sloganınız gibi birçok defa dile getirdiğiniz bir şey. Peki, bu sözün altını biraz daha doldurabilir misiniz?

Biz buna dikkat çekmek istiyoruz. Sigorta kesinlikle acentesiz olmaz. Altını doldurmak gerekirse şöyle; bankadan, kooperatiften, telefondan sigorta alabilirsiniz, ama daha sonraki hizmetlerde eksik kalır. Örneğin bankadan aldı, ne olacak mesai dışı ulaşma imkanı yok. Poliçelerin müdahale edeceği noktalar hasar sonrası olduğu için, hasar sonrasında acentelere ulaşmak daha kolay. Sigorta neden acentesiz olmaz? Çünkü problemli zamanlarda ortaya çıkmamız gerekirken, 7/24 hizmet veririz. Tele satış kanallarında işlem yapan şahsı karşınızda göremezken, üründen dolayı bir sıkıntı meydana geldiğinde karşında muhatap bulamaz ve yeterli hizmeti alamazsınız. O yüzden sigorta acentesiz olmaz.

Her türlü sıkıntıda saat mefhumu olmadan bize ulaşabilirler diyorsunuz yani…

Kesinlikle evet. Bunun yanında biz bilgilendirme ile satıyoruz. X bir sigortalıya ürün sunumu yaparken, ürün hakkında detaylı bilgiyi almış olduğumuz için en doğru ürünü, en doğru kişiye, en uygun fiyatla sunarız. Bankalarda bu fiyat önemli bir kıstas olmadığından, ama bankada sigorta poliçede hedefini tutturma amacı olduğu için kişi, doğru fiyattan almış olmuyor, mecburiyetten alıyor. Bankadaki bir personel 3 aylık bir oryantasyon sonrası şubede SEGEM belgesi alıp, orada bilmediği bir ürünü ‘Kredinin yanında almak zorundasınız’ diyerek vatandaşa veriyor. Ne bankacı sattığı şeyi biliyor, ne vatandaş aldığı şeyi biliyor.

Bankadan sigorta alan vatandaş zarara mı giriyor?

Evet, çünkü ne alan aldığından haberdar, ne veren verdiğinden haberdar. Bankanın, kredinin yanında sigorta poliçesi yapma çabaları, sigortalılara çok fazla fiyat rekabeti sağlamamaları son kullanıcının zararına oluyor. Bankalar farklı şeyler yapıyor, biz sadece sigorta satışı yapıyoruz. Araba veya başka bir şeyin satışını yapmıyoruz. Sadece sigorta poliçesi satıyoruz ve bunun karşılığını da hizmette veriyoruz.

Vatandaşlar acentelere daha mı çok güveniyor?

Acentelere güven daha çok. Mesela bankada biri ferdi kaza sorumluluk sigortası yaptırıyor, kişi ölüyor, almış olduğu kredinin kalanı bu sigortadan ödenir, ama bunun ödenip-ödenmeyeceği konusunda hiç kimse bankaya gitmez. Çünkü bankaya güvenmez, önce acentesine ulaşır. Der ki ‘Ben kredi almıştım. Bize böyle bir poliçe yaptılar. Bu poliçe bunu ödeyecek mi?’ Biz gerekli bilgilendirmeyi yaparız, öyle giderler. Yani biz güven noktasında daha güvenliyiz. Sigortalıya daha güvenli ulaşırız. Daha dokunulabilir noktayızdır onlar için, ama dediğimiz gibi bankalar kredinin yanında promosyon gibi sigorta sattığı için tüketici zarar ediyor. Bankalar bu konuda ettik davranmıyor. ‘Kredi faizini benden sigorta yaptırırsan düşüreceğim’ diyor. Bir nebi zorunlu tutuyor.

Yasal davranmıyor mu yani?

Tüketici kanununda bunun bir zorunluluğu yok. Yasal bir işlem değil. Mesela bazı bankalara cezai müediye bile uygulandı. Çünkü sigortalıya dayatma yapıyorlardı. Bu dayatmaları biz çözdük. Ama bu çözme işlemi telefon açıp, söylemek gibi değil. Bir ay, iki ay sürüyor. Bu kadar uzun süren işlemlerde biz de yoruluyoruz. Acente umursamıyor. Zaten oradan kazanacağı 10-15 liraya da bakmıyor. ‘Olsun’ diyor. Bunların yanında tüm yaptırımlar da bize uygulanıyor.

Ekstra sigorta satanlara bir yaptırım yok mu?                       

Maalesef, gayri resmi olarak sigortacılık yapanın bir cezai sorumluluğu yok. Adam bizim mesleği gayri resmi şekilde yapıyor, ama bu adama bir müdahale yok. Ama biz araba satsak ceza yiyoruz. Bu konuları çözmek için de gidip savcılığa başvuran biziz. Komite çalışanları işlerini mi yapacak, bu işi mi yapacak?

Bu konu ile ilgili öneri sundunuz mu, ya da çalışma yaptınız mı?

Öneri sunuyoruz, ama duvara top atıyoruz, top bize geri dönüyor. Komitenin bu problemi ilettiği kurum SATSO Yönetim Kurulu. Kurul uygun diyor, Ankara Sigorta Acenteleri İcra Kurulu’na (SAİK) gönderiyor. Orası uygun diyor, hazineye yolluyor. Bunların hepsinde iki ay zaman geçiyor. Yani benim bu duruma en erken müdahalem bir sene. Bir senede o ilan kalkıyor, değişiyor. Sistem çok hızlı yürümüyor, bize dönüşler çok hızlı olmuyor.

Peki sonuç?

Sonuç bazen olumlu oluyor, ama ‘Ben bu adamı denetleyemem’ diyor. Neden? ‘Ben sigorta acentelerini denetlerim. Bu adam acente değil telefoncu. Ben bunu yapamam’ diyor. Biz de müdahale edemiyoruz. ‘Kardeşim sen kimsin?’ diyorlar. Gayri resmi gelir sağlıyor, maliye önlemiyor. Bu konuyu defterdarla da görüştük, ama sonuç alamadık yine. Çözülebilir konular değil yani. Hazine kamu faydası gözettiği için çok da müdahale etmiyor.

Bu durumda acentelere sahip çıkılmıyor...

Bizim sektör mesleki olarak daha çok saygı duyulması gereken bir meslek. Çok önemli bir ihtiyacı, bir eksiği karşılıyor. Ama bize mesleki olarak sahip çıkılmıyor. Bizim bağlı olduğumuz ana şirketler de, hazine de buna dahil bize sahip çıkılmıyor. Buna rağmen en fazla üretimi yapan birimiz. Açıkçası bu yüzden bununla ilgili bize sahip çıkılmasını istiyoruz.

Komisyon ücretleri ile ilgili sıkıntılarınız olduğu konusunda bir açıklama yapmıştınız, bu sıkıntılar nelerdir?

Bundan 5 sene öncesine kadar sigorta şirketleri kestiğimiz sigorta başına x bir komisyon tespit ederdi. Örneğin 10 liralık bir komisyon oranı. Ama şu an neredeyse bu rakam 2/3 liralara düştü. Bunu sigorta şirketleri uygun görüyor ve uyguluyor, biz de bu konuda çok fazla bir şey yapamıyoruz.

SAİK’e bildiremiyor musunuz, ya da onlar bu konu ile ilgilenmiyorlar mı?

Yönetim kurulu, SAİK ve Hazine kanalı ile ‘Komisyonlarımız düştü, şirketlere müdahalelerde bulunun’ diyoruz. Tabii bu müdahale de bir sene sürüyor, ama bu bir sene içerisindeki komisyonumuz aynı şekilde, yani düşük oranda devam ediyor. Bizim 10 liradan 2 liraya düşen komisyonlarımız, maalesef işletme içerisindeki eleman sayımızı azaltmamıza neden oluyor, hizmeti azaltıyor. Az para kazandığın bir branşta çok fazla iş yapmayarak, aslında sektöre de zarar veriyoruz.

Sigorta şirketleri istedikleri şekilde size müdahalede bulunabiliyor. Kısacası standart bir kural yok…

Evet, düzenleyen standart bir kural yok. Yine şirket ‘Ben sizi fesh ediyorum’ dediğinde direk ediyor. Yarın sigorta şirketi derse ki, ‘Ben senin kara kaşını beğenmedim kardeşim, ben seni feshediyorum” bırakabilir. Mesela ‘Benim çalıştığım kuruma teklif verirsen, senin acenteliğini feshederim’ diyorlar. Kurum benimle çalışmak istiyor, onlarla çalışmak istemiyor. Bu durumlarla karşılaşıyoruz. Bizim bunlarla ilgili itiraz hakkımız yok. İtiraz ettiğimiz zaman direk feshediyor. Adama bir pörtföy veriyorsun, üretiyorsun ama karşılığını alamıyorsun. Bize sahip çıkacak bir kurum TOBB, ama sahip çıkmıyor. Daha ciddi problemleri olduğunu düşünüyor.

Siz hep üvey evlat gibi kalıyorsunuz bir nevi…

Bizim kurulumuz odadır. Şirketlerden destek alırız, yani onların poliçesini satarız. SAİK sözcümüzdür. Yani şu 3’lü her zaman kendi menfaatleri ile yürümeye çalışır. O da der ki, ‘Şurada bağırırsan x kişisi kızar’, SAİK der ki, ‘Aman söyleme b kişisi kızar’, şirket der ki ‘Ya hasar primin çok yüksek, ama fiyatları ben değil sen belirliyorsun. RENO 21 trafik poliçesi şu kadar olacak’. Tamam, satarım ben bunu. Araba kaza yapınca döner bana, ‘Senin sattığın poliçe kaza yaptı’ der. Bu işi kabul eden sensin. Fiyat tespiti yapan sensin. Ben sadece teslim edenim. Tahsilatı da yapan sensin. O yüzden biz hep böyle yalnızlaştırıldığımız için olayda ortada kalıyoruz. 

20 Nisan 2017 , Perşembe Bu haber toplam 787 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın