Günün Tarihi:19 Temmuz 2018

 

 

Geleceği şekillendiren kahramanlar


Suriyelilerin en yoğun yaşadığı 23 İl’den biri olan Sakarya’da uygulanan PICTES projesi masum gözlerin dili, sessiz feryatların sesi oldu. Karaman Geçici Eğitim Merkezi ve il genelinde okullarda verilen eğitimler ile topluma entegre olan çocuklar bir tara

Suriyeli Çocukların Türk Eğitim Sistemine Entegrasyonlarının Desteklenmesi Projesi  (PICTES) kapsamında 74 Türkçe öğreticisi, bir Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen ile çeşitli sebeplerle eğitim hayatından uzak kalmış öğrencilere verilen eğitim nasıl veriliyor. Öğretmenler ne hissediyor, çocuklar ne anlatıyor. Savaşın masum kalplerine dokunan öğretmenler geleceği kurtarmak adına her türlü mücadeleyi veriyorlar. Onlar aslında Suriyeli çocukların da kahramanları. İlimizde hangi okulda, kaç Suriyeli öğrenci var. Çocukların masum zihinlerinde kalan savaşı izleri bize ne mesajlar veriyor. Hepsi ilgiyle okuyacağınız bu yazı dizisinde…

Proje Koordinatörleri

Ali AKILLI

Oğuzhan ÖZKAN

Hazırlayan

Ekrem ÜRDÜÇ

 

 

Karaman’da faaliyette olan Geçici Eğitim Merkezi’nde mülteci çocuklara verilen eğitimle dikkat çeken bir yazı. Öğrencilerin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sevgisini kaleme  Türkçe Öğreticisi Emine Gültekin, “Cumhurbaşkanımızın referandum sürecinde Sakarya ziyareti esnasında güvenlik nedeni ile helikopterler şehir üzerinde tur atarken oluşan gürültüden çocukların tedirgin olduğunu ve birbirlerine bir şeyler fısıldadıklarını korktuklarını fark etti. Ne oldu çocuklar diye sorduğumda Helikopterler neden sürekli tur atıyor kötü bir şey mi olacak korkuyoruz dediler. Ben de onlara hayır kötü bir şey yok Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Sakarya’ya geliyor deyince bu kez farklı bir heyecanla nasıl yani Recep Tayyip Erdoğan mı geliyor ne olur hocam biz de gidelim biz onu çok seviyoruz. Biz de onu görmek istiyoruz ona teşekkür etmek istiyoruz diye ısrar ettiler.”

 

Asla unutmayacağız

“Ancak onlara dersimiz olduğunu, en iyi şekilde Türkçe öğrenerek iyi okullarda okuma hakkı elde edeceklerini ve gelecekte ülkemize ve kendi ülkelerine insanlarına hizmet ederek en büyük teşekkürü etmiş olacaklarını söyledim. Işıl ışıl gözleri ile madem biz gidemiyoruz siz onun fotoğraflarını bize gösterir misiniz dediler. Ben de tabi ki gösteririm dedim her şeyin farkında olan bu masum yüreklerin saf tertemiz minnet duygularına şahit oldum.

Ders sonunda öğrencim şöyle bir cümle kurdu. “ Suriye'yi Hama'yı Halep'i Şam’ı yani geldiğimiz yerleri unutmayacağız. Ama ondan daha önemlisi Cumhurbaşkanımızın, Türkiye'nin bizim için yaptıklarını asla unutmayacağız.”

 

Savaşın Yıprattığı

 Masum Kalpler

Türkçe Öğreticisi Sibel Uysal, “Öğrencilerim bu hafta derste heyecanla “Öğretmenim biliyor musun bizim dayımız Suriye'den gelecek” dediler. Neden şimdi geliyor sizinle gelmedi diye sorunca üzüntülü bir sesle “öğretmenim dayımız Suriye’yi çok seviyor, savaş da olsa ben vatanımı bırakmam başka yerde yapamam bir gün bu savaş bitecek diye gelmedi” dedi. “Ama orda ekmek yok yemek yok dayımız incecik olmuş. Savaş bitmiyor öğretmenim dayımız çok zayıflamış” dediler.  O hafta her gün öğretmenim dayımız sınırı geçmiş, İstanbul’a gelmiş, buraya gelecek öğretmenim dediler. 3 gün önce dayıları gelmiş. Ertesi gün buruk bir sevinçle, öğretmenim dayımız geldi ama çok zayıf, kalem gibi ince parmak kadar kalmış, yüzü küçük, beli incecik dediler.”

 

Erdoğan aldı

“Evet, Maalesef bu çocukların gerçeği bu, yiyecekler konusunu işlerken her defasında öğretmenim biz Suriye’de çok açtık ama burada mutluyuz. Burada her şey var dediler. Savaşın yıprattığı masum kalpler bu küçük yaşlarında açlık nedir çok kötü şekilde öğrenmişler ve bu günlerine şükrediyorlar. Onlara bu fırsatı verenleri de unutmadılar. Her defasında “öğretmenim biz cumhurbaşkanını çok seviyoruz, Recep Tayyip Erdoğan bizi Türkiye'ye aldı. Biz onu görmek istiyoruz onun sayesinde buraya geldik.” diyorlar. Belki savaşın izlerini silemeyiz ama ülke olarak yanlarında olduğumuzu hissettirdik. Benim öğrencilerime nerelisin diye sorduğumda “ben Türkiyeliyim” diyorlar.”

 

“Yeni Dünyanın Mimarları

Türkçe Öğreticisi Canan Kahraman, “Size bir anımdan bahsetmek istiyorum. Benim öğrencilerimden aldığım ilk izlenimlerim “ öğretmenim okul kötü, okulu sevmiyoruz. Kendimizi buraya ait hissetmiyoruz diyorlardı. Yaklaşık 5 aydır öğrencilerimle birlikteyiz. Beni şaşırtan olay ise şu oldu; öğrencilerimden biri bugün okula geldiğinde sevinçli bir şekilde “Öğretmenim sana bir şey söyleyeceğim” dedi. Bende “Tabi, söyleyebilirsin canım” dedim. “ Öğretmenim buna çok sevineceksin, ben artık okulu çok seviyorum; okuluma devam edip sizin gibi öğretmen olacağım” dedi. Bu benim için çok büyük bir mutluluk oldu. Ne mutlu ki bu yüreklere biraz olsun dokunabilmişiz, dünyalarını değiştirebilmişiz. Çoğu öğretmen arkadaşımızdan bu tarz olayları duyuyoruz. Liseye bile gitmeyecek olan bu çocuklar artık öğretmen, mimar, mühendis, doktor olacağız diyorlar. Bu çocuklar büyüyecek ve savaş biterse belki de ülkelerine geri dönecekler. Ama bir farkla geleceğin mimarları onlar olacaklar. Bu dünyayı güzel yapacak olan çocuklardır. Beni de en çok bu umutlandırıyor.”

 

Uçaklar

Türkçe Öğreticisi Sena Dönmez, “Uçak dediğimizde çoğumuzda aynı çağrışımı yapar. Metrelerce uzunluğunda iki kanadı olan gökyüzünde süzülen bir ulaşım aracı. Kimine rüya gibi gelebilir uçağa binip bulutların üstünde olmak. Belki birilerinin yükseklik fobisi vardır. Bu yüzden uçak dendiğinde ürperebilir. Peki Suriyeli bir çocuk için uçak nasıl bir şey acaba? Uçak dendiğinde onlar neler hisseder, neler düşünür? Suriye’ den Türkiye’ye yeni gelen ve gökyüzünde uçak gören bir çocuğun ağlayarak, bağırarak annesine sarılması... Suriyeli çocuklara Türkçe öğreten bir öğretmen arkadaşımın dersinde uçak sesi duyan bir çocuğun “Öğretmenn!” diye sırasından fırlaması ve kaçacak yer araması… Aslında bize çok şey anlatıyor bu yaşanılan durumlar. Uçak, bomba, büyük yıkıntılar sonrasında acı, gözyaşı anlamına geliyordu. Suriye ‘de uçak sesi duyulduğunda aslında felaket yakındı onlar için. Uçaklardan yağan bombalarla her yer yıkılacak, geriye acı ve gözyaşı kalacaktı. Korkuyla beklerlerdi olacakları. Birden bomba sesleriyle irkilip, birbirlerine sarılırlardı belki. Ya da güvenli bir yer bulmak için koşuşurlardı. Sonunda uçak sesleri kesildiğinde ise kaybettiklerini görebilirlerdi. Bu sefer kurtulmuş olanlar sevdiklerinin acısını yaşardı ama kendisinin ne zaman böyle bir son yaşayacağını da düşünürdü elbet.”(Devam edecek)

 

 

31 Mayıs 2017 , Çarşamba Bu haber toplam 637 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ