Günün Tarihi:25 Eylül 2018

 

 

Suriye’de Sakarya farkı


Suriye’ye en çok yardım giden Konya ve Bursa’dan illerden sonra Sakarya üçüncü sırada yer alıyor. Türkmen köylerinde Sakarya adını duyan Türkmenlerin coşkusu daha bir başka oluyor.

Suriye’ye en çok yardım Konya ve Bursa’dan illerden sonra Sakarya üçüncü sırada yer alıyor. Türkmen köylerinde Sakarya adını duyan Türkmenlerin coşkusu daha bir başka oluyor. Katar’da yaşanan kriz nedeniyle yardımlara kota uyulanınca bölgede Türkiye tek kaldı. Suriye’de insanlar aç ve susuzlar. Kış bastırmadan uzanacak yardım elini bekliyorlar. 

Fırat Kalkanı bölgesi

Türkiye’nin, devlet kurumlarının, İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı’nın başta Sakaryalılar ve ülkemiz insanlarının yapmış olduğu yardımları gözlemlemek için savaş bölgesindeki yaşam koşullarına şahit olmak adına Fırat Kalkanı Bölgesi’ne gittim. Sakarya’dan İHH Sakarya Şube Başkanı Sebahattin Aydın, Basın Sorumlusu Ali Akıllı ve Abdurrahman Şafak ile birlikte 6 kişilik bir heyetle önce İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı gittik. Ardından 1 saat 10 dakikalık bir uçuş ve Gaziantep Havalimanına indik.

Asker, polis teyakkuzda

Burada bizi İHH Kilis Lojistik Merkezi Misafir Sorumlusu Muhammed Sefa Dinç karşıladı. Kilis yolunda en dikkat ettiğim şey polis, jandarma, özel hareketin her kavşakta tam teçhizatlı bir şekilde arama noktalarında görev yapıyor olmasıydı. Sınır hattına yakın bölge olan Kilis’te daha önce yaşanan terör olayları, patlamalar ve Suriye’den sınırımıza düşen bombalar nedeniyle teyakkuz halinde bekleyen güvenlik güçlerimizadeta kuş uçurtmuyorlar. Allah hepsine güç kuvvet versin.

Suriye’ye sıfır noktasında

Yaklaşık iki saatlik bir yolculuğun ardından Kilis’in Suriye’ye sıfır noktasındakiÖncüpınarı sınır kapısının yakınlarına kurduğu deva asa Lojistik Merkezine ulaştık. Merkezin burada kurulmasının amacı ise Suriye’ye yardımları kolaylıkla ulaştırabilmek. Merkez de ilk gecemizde konakladık ve sabahın ilk ışıklarıyla Fırat Kalkasını Bölgesine ulaşmak için hazırlıklara başladık. 

Yardım için koşuşturanlar

Herkesin yardım için koşuşturduğu 18 bin metrekarelik alana kurulu olan merkezi, İHH Sakarya Başkanı Sebahattin Aydın bize gezdiriyor. Sakaryalıların ve ülkemiz insanlarının yardımlarının geldiği bu merkezde temel insani malzemeler bulunuyor. Seyyar aşevi, mobil fırın gibi bölümlerin yanı sıra depoları geziyoruz.

Depoların yarısı boşalmış

Depoların yarısının boş oluşu dikkatimi çekiyor. Neden böyle olduğunu sorduğumda Sebahattin Aydın anlatıyor. “İHH olarak savaşın başladığı ilk günden bugüne kadar mazlumlara yönelik çalışmalar yapıyoruz. Bu merkez yardımların hızla ulaştırılması için iki yıl önce kuruldu. Yüzlerce insan burada bir yarayı sarmak, aç bir karnı doyurmak için mücadele ediyor. Birçok insan kendi hayatını yardımlara adayarak bize verilen bağışları yerine ulaştırmanın derdini yaşıyor.”

Katar krizi yardımları etkiledi

Depolarda Katar’da yaşanan krize kadar Türkiye ortaklığında önemli miktarda yardımların yapıldığına değinen Başkan Aydın, “Katar Chartiy yardım kuruluşu sponsorluğunda aşevi burada günde 120 bin kişiye sıcak yemek ve 100 bin kişiye seyyar fırında ekmek üretiyordu. Bu rakam şimdi Katar krizi patlak verince yarı yarıya düştü. İHH burada tek kaldı ve imkanlarımızı çok zorluyoruz. Katar yardımları yaşanan kriz nedeniyle çok düştü. Katar’ın yardımların bölgemize ulaştırılmasında dış baskı nedeniyle büyük sıkıntı yaşanıyor. O yüzden depolarımız boşaldı” diyor.

Sakarya üçüncü sırada

Bu durumun Suriye’de ölüm kalım mücadelesi verenleri düşündüğümde beni çok etkiliyor ve Başkan Aydın ekliyor, “İHH’nin insanlarımızdan topladığı bağışlar bu merkeze öncelikli olarak geliyor. Sakarya’dan gelen unlar, battaniyeler, gıda ve kırtasiye malzemeleri bu depoda duruyor. Zaten toplanan yardımlar bakımından Konya ve Bursa’dan sonra Sakarya üçüncü sırada geliyor. Bu da bir Sakaryalı olarak bizi gururlandırıyor.”

İnsanlar aç ve susuzlar

Son birkaç aydır Suriye’ye yardımların ülke gündeminden yavaş yavaş düştüğünü söyleyen Başkan Aydın “Katar krizi, Arap dünyasında karışıklıklar, ülkemizin siyasi gündemi ve son yaşanan olaylar maalesef Suriye’yi gündemden düşürdü. Depolarımız o yüzden boşaldı. Her gün 100 binlerce yardım ulaştırdığımız sınırdan şimdi sadeceİHH’ninimkanlarıyla edindiklerimizi ulaştırıyoruz. Buradan tüm insanlığa sesleniyorum. İnsanlar, çocuklar açlar, susuzlar. Yoğun geçmesini beklediğimiz kış başlamak üzere gelin insanlığa elimizi uzatmaya devam edelim” çağırısı yapıyor.

Çocuklar su için yalvarıyor

İHH bölge de sadece gıda değil, eğitim, sağlık ve barınma ihtiyacı içinde canla başla mücadele ediyor. Yaşayarak şahit olduğum bu durum beni çok etkiledi. Buradan hamiyetperver Sakaryalılara sesleniyorum. Özellikle çocuklar bölge de açlar, susuzlar ve bir yudum su için yalvarıyorlar.

Tek kuruş bile zayi olmuyor

Anlatılanların etkisiyle ülkemiz vatandaşı olmanın gururuyla, yardımların tek kuruşunun bile yerine ulaştığını görmenin mutluluğuyla heyetimiz Fırat Kalkanı Bölgesinde bulunan Azez’e ulaşmak üzere Çobanbey sınır kapsına doğru hareket ediyoruz. İki saatlik bir yolculuğumuz başlıyor. Yol güzergahı boyunca İHH Sakarya Başkanı Sebahattin Aydın ve Kilis Lojistik Merkezi Suriye Fırat Kalkanı Bölge Sorumlusu ve aynı zamanda rehberimiz olan Ömer Koparan bize son yaşanan olayları, Suriye’deki stratejik önemi, askerimizin ve devletimizin yaptığı girişimler hakkında bilgi veriyorlar.

17 kamptan 9’una İHH bakıyor

Bölge’de sadece İHH’nin koordinasyonu olduğu için sivil görevli kartının bulunduğu araçla yolda gümrük kapısına ilerlerken Başkan Aydın anlatıyor. “Azez’de çoğunluğu Türkmenlerin olduğu 17 barınma kapımdan 9’unu İHH üstlendi. Bölgede İdlipdahil 5 milyon insan yaşıyor. Biz bu kapıdan 3,5 milyon insana ulaşmaya çalışıyoruz. 9 kampımızın yanı sıra El-Bab’ta 900 aileye buda 5 bin kişi demek sürekli gıda yardımı yapıyoruz. Şu an bölgedeki Doğu Guta’da çok sıkıntılı oraya da acilen ulaşmamız lazım.”

5 milyon 200 bin TL’lik yardım

Bugüne kadar yapılan yardımların miktarını sorduğum Aydın devam ediyor. “7 yıldan bu yana bölgeye 226 tır insani yardım malzemesi gönderdik. Geçen yıl Sakarya olarak bölgeye 100-120 civarında, 2016 Kasım’dan bu yana ise 120 tır yardım gönderdik. 2017 yılında sadece Suriye değil, benzeri yerler Somali, Arakan gibi bölgelere Sakaryalıların büyük katkısıyla 5 milyon 200 bin TL’lik ayni ve nakdi insani yardım gönderdik. Ayni yardımlar Suriye’ye gidiyor ama diğer yerlerde nakliye bedeli ciddi maliyetler olduğu için bölgeden satın alıp dağıtımını yapıyoruz. Ayni yardımları ulaştırmak çok zor. Nakliye bedeli yardımda daha ciddi bir maliyete ulaşıyor. Bölgeden satın alıp gerçekleştiriyoruz.”

Gümrük kapısı ve sınır duvarı

Bu arada sınır kapısına geliyoruz ve Çobanbey Gümrük Kapısı’nda Kilis Valiliğinin himayesinde kimliklerimizle sınırdan giriş izni alıyoruz. Devletimizin sınır hattı boyunca inşa ettiği dev sınır duvarını görünce çok etkilendim. Bölge’deki ateş çemberi hakkında rehberimiz Ömer Koparan bizi bilgilendirirken, aracımız Suriye’de ilerlemeye başlıyor ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) himayesindeki sivil gümrük personeli de kayıtlarımızı yapmak istiyor. Rehberimiz geliş amacımızı tercüme etmesiyle beklemeden giriş yapıyoruz. Bereketli kızıl topraklardayız ama ateş çemberine girdiğimizi o an fark ediyorum.

Cebhe Eş-Şamiye

Sultan Murat ve

El- Hamza Tugayları

Fırat Kalkanı Harekatıyla temizlenen ve tamamen kontrolümüzde olan bölgede ÖSO’ye bağlı grupların arama noktaları olduğunu, 37 askeri gurubun bölgede faaliyette olduğu Türkmen köylerine ve diğer kamplara gidenDAEŞ’ten temizlenmiş köylerde Sultan Murat Tugayı, El Hamza Tugayı ve Cehbe Eş-Şamiye askerlerinin hakim olduğunu hem öğreniyor, hem gözlemliyorum.

Elleri silahlı sivil askerler

İlk durağımız olan Çobanbey köyüne ilerlerken yolda ellerinde keleşlerle temsil ettiği askeri birliğin bayrakları olan arama noktalarında sivil giyimli askerler karşımıza çıkıyor. Bu noktalar yolculuğumuz esnasında tüm köy giriş ve çıkışlarında sürekli olarak önümüze çıkıyor. Bazı noktalardan tedirgin geçiyor, bazılarından Türkiye plakalı araç olduğu için coşkulu karşılanıyoruz.

Çobanbey’de Anaokulu inşaatı

İlk durağımız Halep’e bağlı El- Rai (Çobanbey) köyü. İHH’nin burada yaptığı anaokulunu ziyaret ediyoruz. Çanla başla gönüllü bir şekilde çalışan Türkmenleri görüyorum, sabah çayı içiyorlar. Türkiye’den geldiğimizi duyunca sarılarak sevgilerini gösteriyorlar. İHH heyeti burada eksikler konusunda bilgi alırken ben savaşın izlerinin olduğu ara sokaklar da yeniden dükkânlarını açmaya başlayan esnaflara uğruyorum. Türk olduğumu duyan Suriyeliler, büyük sevinç yaşıyorlar. Bir manav dükkânındayım. Yıkılmış bir dükkân ve sahibi Abdurrahman, “Türkiye’den Allah razı olsun. İyi ki varsınız. Erdoğan, Erdoğan” diyerek boynuma sarılıyor.

PTT Şubeleri beni etkiledi

Etrafımı saran köyün çocukları, gençleri ile çat pat Arapça ve Türkçe anlaşıyoruz. Çarşı’da gezerken PTT’nin şubesini görüyorum. Şube şu an kapalı ama Türkiye’nin orada olduğu göstermek için stratejik bir girişim diye düşünüyorum. Buradaki temaslarımız sonrasında diğer Türkmen köylerine gitmek üzere yola çıkıyoruz.

Yollar mazot ve barut kokuyor

Yol kenarlarında ÖSO’ye bağlı askerleri görüyorum. Bombalardan tahrip olmuş, her yer mazot ve barut kokan, yol denmeyecek kadar kötü olan, çölyollarından sarsıla sarsıla ve arama noktalarından geçerek ilerliyoruz. Araç şoförümüz ve rehberimiz Ömer Koparan anlatıyor. “Fırat Kalkanı başlamadan önce bölgede insanlar 15 km’ye alanda sıkışmış durumdaydı. Şu an 2 bin km karelik bir alanda insanlar barınmaya başladılar. Bölge teröristlerden temizlendi. Türkiye tüm kurumlarıyla bölgeye eğilmeye başladı. Bölge’de daha önce sadece İHH vardı. 550-600 bin insana yardım ulaşıyordu. Fırat Kalkanı sonrasında Irak Deyri-Zor’daki Türkmenler ve Suriyeliler’de bölgeye gelmeye göç etmeye başladı. O yüzden bölge çok kalabalıklaştı, PKK’dan kaçan insanlar bölgeye sığınıyor.”

Yarın

DAEŞ mezarları bile yıkmış

Türkmenler ne istiyor

Maaşları Türkiye ödüyor

110 bin insan sınır kamplarında

Açlık ve susuzlukla savaş

12 Aralık 2017 , Salı Bu haber toplam 840 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın