Günün Tarihi:25 Eylül 2018

 

 

El-Bab’ta yaşam savaşı


7 yıl bombalanan, kurşunlanan, kanın su gibi aktığı acıların şehri El-Bab, yani Halep Kapısı şehrinde insanlar enkazlar arasında hem savaşın, hem de yaşam savaşının mücadelesini veriyor.

7 yıl bombalanan, kurşunlanan, kanın su gibi aktığı acıların şehri El-Bab, yani Halep Kapısı şehrinde insanlar enkazlar arasında hem savaşın, hem de yaşam savaşının mücadelesini veriyor. Aşina olduğumuz yıkıntılar depremi andırsa da, savaşın dumanın hala tüttüğü El-Bab’ta Türkiye sevgisi ve heyecanı yaşanıyor. 

Yıkılan El-Bab’ta yaşam savaşı

Uzunca bir araç yolculuğun ardından kontrol noktalarından geçerek bombaların ağır hasar verdiği, Esed rejiminin ardındar DAEŞ’in harap ettiği güzelim taş evlerinin bulunduğu Halep’e bağlı El-Bab, yani Halep’in kapısı olan şehre varıyoruz. Vardığımızda yıkık şehirde bir gerginlik olduğunu hissediyorum. 

Savaş ve yaşam savaşı

Savaşın ortasında birde enkazlar da yaşam savaşı veren, açlık, yokluk ve ölüm kalım mücadelesi veren insanları görüyorum. Yıkılan evlerinin içinde çocuklarıyla kalan aileler, enkaz taşlarıyla oyun oynayan çocuklar var. Her şeye rağmen hayat devam ediyor.

Ev kiraları 200 dolar oldu

Fırat Kalkanı ile temizlenmiş olan bu bölgenin hemen üstünde askerimizin üssü bulunuyor. Ticaretin başladığı El-Bab’ta fiyatların aşırı yükselmesinin sebebiyle ev kiraları da yaklaşık 200 dolara yükselmiş. El-Bab’ta hasar görmüş evleri olan ancak işi olmayan aileler ise artan ev fiyatları sebebiyle evlerini kiraya vererek tekrar bölgeye yakın bir noktada bulunan kamplara göç etmeye başlamış.

Delik deşik binalar

Ticaret yapan kişiler ise mermiler tarafından delik deşik edilmiş ve çoğunun camları dahi bulunmayan evlerde yaşamını devam ettirmeye çalışıyor. Şehirde hem ÖSO’ya bağlı askeri güçler hem de polisler güvenliği sağlamaya devam ederken Türk Askerleri ise PYD kontrolündeki bölgeyle El-Bab arasında bölgede görev yaparak güvenliği sağlıyor.

El-Bab’ta silah sesleri

Ellerinde tüfeklerle gezen insanlar gergin bakışlarla bizi seyrediyor. Bir gerginlik var ama sebebini anlayamıyorum. Yıkılan evleri fotoğraflayarak yavaş yavaş Bab’ın çarşısına iniyoruz. Burada insanlar dükkanlarını tadilat yaparken, tezgah açanlarda ürünlerini satarak geçimini temin ediyor. Bu arada esnaflarla sohbet ederken, uzaktan duyulan silah sesleri herkesi tedirgin ediyor. Herkes ne olduğunu merak ederken, ÖSO askerleri hemen bölgeye intikal ediyor.

Bab esnafının Türkiye sevgisi 

Türk askerinin temizlediği ve kontrolün ÖSO’da olduğu El-Bab’ta zaman zaman gerginliklerin yaşandığını ve guruplar arasında çatışmalar çıktığını öğreniyorum. Böyle bir durumda önce bir kasap esnafının, daha sonra tatlıcının yanına uğruyor hal hatır soruyorum. Bozuk bir şekilde Türkçe konuşan esnaflar, Türkiye’ye ve askerimize dua ediyorlar. Tatlıcı esnaftan alışveriş yapıyoruz, ısrarla para almayacağını söylüyor. Bu arada Bab’ta Türk lirası da hakim. Türk insanına çok şey borçlu olduklarını söyleyen esnaflar, bize şükranlarını sunuyor ve tatlı ikram ediyorlar. Yine PTT şubesi ve Türkçe tabela isimleri görmek beni gururlandırıyor.

Şehitlerimizin fotoğrafları

El-Bab’tan ilerlerken geçen yıl şehit düşen Binbaşı Bülent Albayrak ve diğer 15 şehidimizin yol üzerinde bazı direklerle fotoğraflarının asıldığını görüyorum. Yine yol boyunca bazı tabelalar Türkçe olarak yazılmış. Bölgeyi ziyaret eden herkes şehitlerimize hem dua ediyor, hem yaşananları gözlemleyebiliyor.

El-Bab’ın derinliklerinde

Güzelim taş evlerinin bulunduğu bölge tanınmayacak hale gelmiş. Bab esnafının ve ülkemizin hakim olduğu bu bölge de tabelalar bile Türkçeleşiyor. Tabi esnaf ve bölge halkı da, Türkçe öğrenmenin derdine düşmüş. Bugüne kadar El-Bab’ın derinlikleri özellikle bir yerel gazetenin temsilcisi olarak girmiş kişilerden biri olduğumu buradan itiraf etmeliyim. Bab’taki yıkım insanın içini burkuyor. Çocukların enkaz aralarında mutlu bir şekilde oynaması hangi kelimeyle tarif edilebilir bilemiyorum. Arap nüfusunun hakim olduğu bölge Halep’in kapısı olarak biliniyor. Yerleşim ve mimari yapısı ise gidenler bilir; Mardin Midyat’ı andırıyor. Çarşı’da ilerlerken, insanların Pazar kurduklarını, dükkanların toparlanmaya başladığını, insanların alışveriş derdinde olduğunu görmek beni azda olsa mutlu etti.

Hava kararmadan gitmeliyiz

El- Bab’taki ziyaretlerin ardından yol üzerinde ilerlerken bir gurup motosiklet çetesinin kavgaya tutuştuğunu ve yerel polislerin duruma müdahale ettiğini gözlemliyorum. Bab’ta bir şeyler yaşandığını ve sinirlerin gerildiğini iyice hissediyorum. Rehberimiz bize bazı arama noktalarında sıkı güvenlik önlemlerinin artırıldığını ancak hava kararmadan sınırdan geçmemiz gerektiği uyarısını yapıyor.

PYD ile çatışma ihtimali

Arama noktalarının bazılarında roket atarları, ağır silahlı ÖSO askerlerinin araçları durdurduğunu ve aramaları yoğunlaştırdığını görüyorum. Bu arada Bab’ın bir noktasında karşı cephenin PYD’de olduğu öğreniyorum. Mesafe çok yakın. Bu nokta ayrıca Kobani güzergahında. Siperlerde bekleyen ÖSO’nun diğer askerlerini görüyorum. Sanırım PYD ile bir gerginlik ya da küçük çaplı bir çatışma beklentisi olabilir diye düşünüyorum.

TMO’dan her gün 200 ton un

Rehberimiz Ömer Koparan bizi hava kararmadan bölgeden çıkarmanın telaşıyla yola koyuluyor. Bozuk yollarda oldukça hızlı ilerliyoruz, arama noktalarını hızla geçiyoruz. Silahların gölgesindeki bölgeden biran önce çıkmak için yoğun bir çaba harcayan rehberimiz yolda Türkiye’nin yaptıklarını anlatmaya devam ediyor. “Burada yaşaya insanlara her gün 200 ton civarında un dağıtılıyor. Bunu da karşılıklı olarak bölgedeki ekilmiş olan bölgelerden buğdaylar toplayan halka un olarak teslim ediyorlar. Bu unları TMO yolluyor. AFAD’ a teslim ediliyor. AFAD’da bölgedeki fırınlara teslim ediyor. AFAD’ın büyük depoları var. Biz onlarla koordineli olarak çalışıyoruz. Kamplarda kış şartları çok kötü geçiyor.”

Şehitlerimizin resimleri asılı

Suriye’ye girdiğimiz gümrük kapısına doğru ilerlerken arama noktalarında silahların arttığını, önlemlerin yoğunlaştığını fark ediyorum. Gerginliği bize hissettirmemeye çalışan rehberimiz konuşmaya devam ediyor. “Afrin olayları ve dış baskılar öncesinde Türkiye bölgede konut yapacaktı. Afrin olayları nedeniyle iptal oldu. Bölge halkı Türkiye’ye sempati duyuyor. Özellikle Suriye’ye halkının bakışı çok iyi.” 

Hava kararınca sınırdayız

Hava kararmaya yeni başlamak üzereyken sınır kapısında oluyoruz, ülkemiz sınırlarına geçmek için sıra bekliyoruz. Kontrollerin ardından Türkiye’deyiz ve Kilis Lojistik Merkezine geri dönüyoruz. Burada mola veriyor, soluklanıyor ve ertesi günkü ziyaretimiz olan Hatay Cilvegözü sınırına doğru yola çıkıyoruz. Yine Hatay Reyhanlı’ya giderken yollarda her köşe başının polisimiz, özel harekâtçımız ve jandarmamızın nöbet tuttuğunu görüyorum.

Allah devletimize zeval vermesin

Taşına, toprağına kurban olduğum ülkemin huzuru bir başka. Dua üstüne dua ediyorum. Allah’ım akan kan dursun, insanlar mutlu yaşasın, çocuklar ölmesin. Ülkemizin Bab’ta, Cerablus’ta ve Azez’de yaptıklarına şahit olmak beni gururlandırıyor. Stratejik bazı konuları burada açıklayamıyorum ama şunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. Allah ülkemize, milletimize, devletimize zeval vermesin. 

15 Aralık 2017 , Cuma Bu haber toplam 670 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın