Günün Tarihi:17 Temmuz 2018

 

 

‘Türkiye bize yürek oldu’


Savaşın yarım bıraktığı bedenlerin tedavi edildiği bu merkez de Suriye’liler hayata tutunmaya çalışıyor.

Ekrem ÜRDÜÇ’ün

izlenimleri

‘Türkiye bize yürek oldu’

Savaşın yarım bıraktığı bedenlerin tedavi edildiği bu merkez de Suriye’liler hayata tutunmaya çalışıyor. Kiminin ayağı yok, kiminin kolu, kimi yatağa bağlı. Reyhanlı’da kurulan rehabilitasyon ve protez merkeziyle azda olsa yüzü gülen insanlar şöyle konuşuyor. “Bedenlerimiz yarım kaldı ama Türkiye bize kol oldu, bacak oldu, yürek oldu.”

Hayata tutunma mücadelesi

Savaşın yarım bıraktığı, ümitlerin solduğu, gençlerin ailesiz kaldığı, gözü yaşlı eşlerin olduğu  ama her şeye rağmen hayata tutunma mücadelesi verilen bir merkeze gidiyoruz. Kapı da Suriye’li bir heyet bizi karşılıyor. Sakarya ekibiyle birlikte sınır hattında yapılan faaliyetler üzerine fikir alış verişi yapıyoruz. Yudumlanan çaylar eşliğinde sohbetimiz koyulaşıyor.

Uvuzlarını kaybedenler

Savaşın travmasını yaşayan, bombalamalar nedeniyle vücudu hasar alan, uvuzları olmayan insanlar bu merkezi geliyor. Doktorlar eşliğinde önce tedavi oluyor, sonra rehabilite ediliyorlar. Merkez de genç kadın ve erkekler, çocuklar belirli saat aralıklarıyla tedavi görüyorlar. Merkezin bir takım ihtiyaçları İHH tarafından karşılanıyor, bir kısmı da hayırseverler tarafından.

Savaşın travmasını atmak için

Merkezin faaliyetleri hakkında bilgi alırken, aramıza koltuk değneğiyle aksayarak yürüyen yüzünde tebessümle bir hacı katılıyor. Savaşın travmasını çabuk atlatan ve ömrünü kendi vatandaşlarına adayan mahcup yüzlü aksakallı bu adam bize selam veriyor ve Türkçe olarak ‘Hoş geldiniz’ diyor. Kısa bir hal hatır sormanın ardından Arapça konuşmaya devam ediyor. Biz anlamadığımızı söylüyoruz. Rehberi geliyor. Tanışıyoruz ve o anlatıyor, rehberi çeviriyor

Elleri, ayakları, kolları olmayanlar

“Ben doktor Feiz Matar. Bu merkezde tamamen kendi imkanlarımla doktorluk yapıyorum. İnsanlar buraya geliyor, vücutları hasar görmüş. Kiminin bir el, kimini bir ayağı, kiminin kafatasının yarısı, kiminin hem elleri ve  kolları yok. Felçli ve yatalak olan hastalarım da var. Onları burada hayata döndürmeye ve ne olursa olsun yaşamanın güzel olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Merkezimiz de kendi imkanlarımızla savaş mağduru insanları psikolojik ve fizik olarak hayata hazırlıyoruz.”

O savaş mağduru doktor

İnsanlara yaklaşımı ve yaptıklarının ne kadar önemli olduğunu söyleyerek kendisini iyice tanıtmak istediğimizi söylüyorum. Doktor Matar anlatıyor. “Lazkiye Dişirin Hastanesinde çalışırken Suriye rejiminin uçaklarıyla hastanemiz bombalandı. Birçok insan bu bombalama esnasında öldü, bir çoğu sakat kaldı. Bende Türkiye’ye getirildim Hatay’a. Burada tedavim yapıldı. Bacaklarımın bir kısmını bombalamada kaybettim. Yürüyorum ama değnek yardımıyla. Olsun buna da şükür. Hatay’a geldiğimde bir ev kiraladım. Burada 6 ay yatalak kaldım. Kendi tedavimi, kendi imkanlarımla yaptım. Çok şükür Allah’a ki şimdi kendi işimi görebilecek, insanların yardımına koşabilecek kadar yürüyebiliyorum. Ömrüm yettiğince insanlara bir şey yapmaya devam edeceğim.”

Türkiye’de mesleğini yapıyor

Doktorasını nerede yaptığını soruyum ve yeniden anlatıyor. “Ürdün’de eğitim aldım doktoramı Mısır’da yaptım. Profesör doktorum. Zor imkanlarda eğitim aldım ve mesleğimi Suriye’de devam ederken bu savaş meydana geldi. Şimdi Türkiye’deyim ama yine mesleğimi yapmaya çalışıyorum. Yasal prosedürler bizi çok zorluyor ama ne yapalım gittiği yere kadar insanlara yardım edeceğim” diyor.

Çocukların psikolojisi bozuk

Daha sonra heyetimizi merkezde gezdirmeye başlıyor. Bir odaya giriyoruz. Fizik tedavi odası olduğu içerisindeki aletlerden belli. Belli saat aralıklarıyla insanlar oraya servis araçlarıyla gelerek tedavi oluyorlar. Bulunduğumuz oda çocuk rehabilitasyon odası ama boş. Doktor bize çocukların tedavi olurken görmememizin iyi olduğunu, psikolojilerinin çok bozuk olduğunu söylüyor. Aletleri nasıl temin ettiklerini, çocukları nasıl rehabilite ederek topluma kazandırdıklarını anlatıyor. Doktorun yaptığı bu hizmetin ne kadar anlamlı olduğunu belirtirken beni kucaklayarak, ‘Allah sizlerden, Türkiye’den razı olsun. Siz bize kapılarınızı açmasaydınız halimiz ne olurdu’ diyor.

Kadınların tedavi odası

Moralim bozuk, içim buruk bir şekilde heyetimizle diğer odaları geziyoruz. Kadınların rehabilite ve fizyoterapi odasına giriyoruz. Doktor içerideki bayan hastalara bizim ziyaretimizi anlatıyor. Doktor Matar bize tek kolunu savaş esnasında kaybeden Cedide’nin hikayesini anlatıyor. “O genç bir kadın. Ailesinden geriye bir tek o kalmış. Vücudu hasarlı burada önce psikolojik olarak kendisini tedavi ettik, Şimdi yaşama sıkı sıkı sarıldı. Yarım kalan kolunu güçlendireceğiz ve ona protez takacağız. O bizim moral kaynağımız, onu çok seviyoruz” diyor.

Kadınların acı hikayeleri

Daha sonra savaşın en çok mağdur olan kesimi olan kadınları bize tek tek anlatıyor, tanıtıyor ve hayat hikayelerinden bahsediyor. Türkmen ve Arap olan kadınların birçoğu dul, birçoğu sakat kalmış. Kadınların hikayeleri beni çok etkiledi. Kimisi travmayı atlatmak, kimisi kaybettikleri uvuzlarına rağmen hayata tutunmak için her gün bu merkeze geliyorlar. Kadınlar bölümünden çıkarak erkekler bölümüne geçiyoruz.

Sakat kalan genç Suriye’liler

Erkekler bölümünde hastalar kalabalık. Az sayıda çocuk var. Gençlerin bir kısmı savaşta ellerini, kollarını, bacaklarını veya ayaklarını kaybetmişler. Genellikle bombalama ve çatışmalar esnasında yaşadıkları yaralanmalarla uvuzlarını kaybeden gençler, hayata tutunmaya çalışıyorlar. Kimi fizik hareketleri yapıyor, kimi yürümeye çalışıyor, kimi doktorundan psikolojik tedavi alıyor. Doktor bize onları nasıl tedavi ettiğini ve hangi süreçlerden geçtiklerini anlatıyor.

Onları hayata döndürmek için

Her gün evlerinden araçlarla alınan ve tamamen ücretsiz verilen bu hizmet sonrasında hastalar protez merkezine sevk ediliyor. Üstelik burada tamamen gönüllü olarak çalışan tıp ki doktor Matar gibi onlarca genç doktor ve hemşire var. Hepsinin ortak çabası insanları hayata döndürmek. Yaralanan, sakat kalan, engelli olan çocukları kucaklıyorum, nasıl sevgi dolular, nasıl hepsinin gözlerinin içi parlıyor tarif etmekte zorlanıyorum. Hastaların hepsi bizi görünce seviniyor, moral buluyor ve aracılığımızla tüm Türkiye’ye, Sakarya’ya kucak dolusu sevgilerini gönderiyorlar.    

Protezler ücretsiz yapılıyor

Buradan çıkarak yine Reyhanlı’da bulunan,ülkelerindeki iç savaşta uçaklar tarafından atılan bombalar sonucu el ve bacaklarını kaybeden Suriyelilere, Avrupa Komisyonu İnsani Yardım ve Sivil Koruma Ofisi (ECHO) ile Relief International iş birliğiyle Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde açılan Ortez-Protez Merkezi’ne gidiyoruz. Reyhanlı'da 2013'te faaliyete geçen ve 5 bin 300 savaş mağduruna el ve bacak protezi takılan merkez, son teknoloji ürünlerle ücretsiz hizmet veriyor. Hidrolik, hava basıncı ve elektrikle çalışan son teknoloji protezler Suriyeli savaş mağdurlarının az da olsa yüzünü güldürüyor ve mağdurların yüzünü güldürüyor.

Hastalar sıkı takip ediliyor

Reyhanlı’daki ortez-protez merkezine getirilen savaşta bacaklarını kaybeden Suriyeliler, ücretsiz olarak protezlerinin hazırlanmasının ardından fizik tedavileri de yapılarak ayağa kaldırılıyor. İHH Suriye Çalışmaları Basın Sorumlusu Selim Tosun anlatıyor. “Protez merkezinin savaşın izlerini silmek amacıyla Reyhanlı ilçesinde ve İstanbul’da hayata geçirildi. İlk muayeneden itibaren sıkı bir takip sonucu Suriyeli uzuvlarını kaybedenlerin protezleri takılma aşamasına geliyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalar sonucunda aralarında çocuk ve kadınlarında olduğu 41 Suriyeli protez bacağına ücretsiz olarak kavuştu.”

Onları sokağa terk edemezdim

Bir sonraki durağımıza araçlarla giderken Doktor Feiz Matar duygularını şöyle anlatıyor. “Bu sakat insanları sokağa terk edemezdim. Onlar savaştan çıktı ama bu halde sokakta ölürler. Türkiye ve Tük insanı bize moral oldu. Önce Allah’a sonra size çok şey borçluyuz. Türk devleti, milletiyle birlikte bize kol oldu, bacak oldu, yürek oldu. Bir gün savaş tamamen bitecek ama Türkiye ile bağımız hiç kopmayacak.”

 

 

19 Aralık 2017 , Salı Bu haber toplam 654 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ