Günün Tarihi:17 Temmuz 2018

 

 

Savaşa rağmen eğitim


Suriye’de savaş mağduru bir neslin eğitimsiz kalmaması için verilen olağanüstü mücadele.

(Ekrem ÜRDÜÇ)

Suriye’de savaş mağduru bir neslin eğitimsiz kalmaması için verilen olağanüstü mücadele.Tek hedeflerinin iyi bir eğitim alarak, vatanlarına geri döndüklerine insanlara faydalı olmak isteyen genç kızlar. Zulüm ve savaşa rağmen onlara hiçbir şey engel olamadı. İşte o mücadele…

Tam bir eğitim seferberliği

Reyhanlı’da son durağımız Cilvegözü Gümrük Kapısı yolu üzerinde bulunan bir eğitim yuvası oluyor. Suriye'deki iç savaş nedeniyle yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kalan genç kızlar, doktor, öğretmen, hemşire ve psikolog olmak için kendi imkanlarıyla eğitim alıyorlar. Bu eğitim yuvasında tam anlamıyla bir seferberlik var. Türkçe, Farsça ve Arapça eğitimlerinin verildiği üniversite düzeyindeki bu eğitim yuvasındaki genç kızlara mesleklerini  edinmek için uğraşıyorlar.

Üniversite düzeyinde eğitim

Savaş mağduru olan, ailelerini kaybeden, okumak isteyipte okuyamayan kızlar Reyhanlı’daki iyilik meleği şifa dağıtın el Prof.Dr. Feyiz Matar öncülüğünde eğitim alıyorlar. Yine Suriyeli genç doktorlardan eğitim alan kızlar, hem birbiriyle kaynaşıyor, hem de geleceğe yönelik umutlarını artıyorlar.

Vatanlarına geri dönecekler

 5 katlı bir binada verilen eğitim hizmeti beni o kadar derinden etkiledi ki imkansızlığın, azmin, yaşama olan inanca şahit oldum. Genç kızlar kendilerine sunulan kıt imkanlarla eğitimlerini tamamlamak için adeta gece gündüz çalışıyorlar. Savaşa rağmen, ailelerini kaybetmelerine rağmen eğitimlerini tamamlamak isteyen bu gençler, bir gün vatanlarına geri dönerek doktor, hemşire, mühendis, psikolog ve öğretmen olmak istiyorlar.

Kısıtlı imkanlarla verilen eğitim

3 yıldır faaliyet gösteren bu eğitim yuvasında 7 derslik var. 76 öğrenci kısıtlı imkanlarla eğitim alıyor. Bu güne kadar 253 mezun verilen bu eğitim yuvasında kısıtlı imkanlarla da olsa eğitim devam ediyor. Maddi anlamda ihtiyaçlar bir şekilde karşılanıyor. Manevi anlamda bu projenin desteklenmesi en büyük ihtiyaç.

Doktor bu okulun her şeyi

Eğitim yuvasının rektörü, müdürü, dekanı kısaca her şeyi olan Prof. Dr. Doktor Feiz Matar, Sakarya heyetine kurdukları eğitim yuvasını gururlanarak gezdiriyor. Bu haklı gurur ona çok yakışıyor.  Geniş bahçeli bir apartmana giriyoruz. Bahçesinde kantin var. Öğrencilerin dinlenebileceği kamelyalar var. Öğrencilerin bir kısmı bahçede ders çalışıyor, .bir kısmı kantinden alış veriş yapıyor. Binadaki tüm tefrişatı kendi imkanları ve hayırseverlerin desteği ile edindiklerini söyleyen doktor bir üniversite formatında eğitim vermek için 4 yıldan beri mücadele ettiklerini belirtiyor.

Eğitim alıp vatanlarına dönecekler

Zil çalıyor ve öğrenciler derse giriyor. Biz de sınıfları gezmeye başlıyoruz. İlk girdiğimiz sınıfta tıp eğitimi var. Cansız bir manken ve insan anatomisi üzerine ders veriliyor. Öğretmen genç bir doktor ve kız öğrencilere onkolojiyi anlatıyor. Doktor Feiz Matar anlatıyor. “Bu kızlar doktor olup vatanımıza geri dönüp, insanların dertlerine şifa bulmak istiyorlar. 4 yıllık bir programımız var tamamlayınca hepsi mezun olacak ve mesleğini ellerine alacaklar.” Bu arada sınıfın öğretmen tıp eğitimiyle ilgili anlattığı dersin detaylarını bize rehber aracılığıyla anlatıyor. İyi dersler diliyor bir sonraki sınıfa geçiyoruz.

Okumak istiyorum ama imkanım yok

Öğretmen adayları bu sınıfta eğitim görüyor. Kızların birçoğu ailesiz hepsinin yüzünde savaşın yorgunluğu var ama idealleri de var. Öğretmenleri anlatıyor, onlar pür dikkat not alıyorlar. Sınıfın Türkçe konuşan öğrencisi Beyhan Zekeriya anlatıyor. “Ben daha önce Fırat Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde eğitim görüyordum. Maddi imkansızlık yüzünden orada okuyamadım ve şimdi buraya geldim. Burada aldığım eğitim sonunda ülkeme dönüp öğretmenlik yapmak istiyorum. Bize destek olan tüm gönüllü hocalarımıza ne kadar teşekkür etsek azdır.”

Onların tek isteği iyi bir eğitim almak

Kız öğrenci Beyhan Zekeriya’nın anlattığından heyetimizi çok etkileniyor. İmkansızlık, yani maddiyat yüzünden okuyamadığı için bir gencin okuma azmi daha ne kadar açık anlatılabilir bilemiyorum. Sadece o değil, sınıfın bütün kız öğrencileri azimli ve hepsi okumak istiyor. Bir çoğunun ailesi olmayan bu kızların tek hedefi var kendilerine usanacak yardım eliyle eğitimlerini tamamlayabilmek.

Kitaplar fotokopi yapılıp dağıtılıyor

Daha sonra okulun fotokopi odasındayız. Doktor Matar, bize tüm derslerin işlendiği fotokopileri ve kitapları uluslararası düzeyde müfredata uygun bir şekilde hazırlayarak öğrencilere ücretsiz dağıttıklarını belirtiyor. İmkansızlıklar içerisinde verilen bu mücadele beni çok duygulandırıyor. Bina sahibine bile binlerce lira borcu olan, gönül insanı doktor Matar’ın mücadele sanırım tüm takdirlerin en güzelini hak ediyor. 

Burs vermek isteyen hayırseverlerin dikkatine!

Başka bir sınıfa geçiriyoruz sonra başkasına sonra bir başka sınıfa. Gözlerinin içi parlayan ve eğitimini tamamlama azmi her haline yansıyan kız öğrenci Luma Hannura anlatıyor. “Ben okumak istiyorum. Okuyarak insanlara faydalı bir birey olmak istiyorum. İmkanım yok okuyamıyorum. Burada eğitim alıyoruz ama uluslar arası bir düzeyde diplomam daha olursa çok iyi olur. Bize destek veren, eğitim almamız için canla başla mücadele eden tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum. Eğer bana Sakarya’dan ya da bir başka ilden burs imkanı sağlanırsa eğitimimi tamamlamak istiyorum.”

Bu okulda laboratuar bile var

Savaş travması halinde eğitim verilen bu yuva da ayrıca laboratuarlarda var. Doktor Matar bize bir odayı daha gezdiriyor. Burası insan vücudu ve iskelet sistemiyle dolu olan bir laboratuar. Burada tıp eğitimi alan çocukların eğitildiğini belirten Matar, “Beni tek mutlu edecek olan şey çocuklarımızın mezun olduğu günü görmektir” diyor.

İzlediğimiz video bizi duygulandırıyor

Okuldaki gezimizi tamamlamadan Doktor bize kısa bir video konferans vermek istediğini belirterek odasına davet ediyor. Odaya giriyoruz meşhur mırra kahvesi ve Suriye tatlılarının tadına bakıyoruz. O sırada projektör ile duvara yansıttığı görüntüleri bize izleten doktor Matar, yaptığı eğitim ve insanların hayata tutunma mücadelesine destek olma girişimlerini birileriyle paylaşmanın mutluğunu yaşıyor. Heyecan içerisinde kısa video görüntülerini izliyoruz. Görüntülerde okulun nasıl kurulduğu, hangi eğitimleri verdiği, insanların savaştan kaçarak geldiği ülkemizde imkansızlıklara rağmen hasıl hayatta kalmaya çalıştıklarını izliyoruz.

Bir nesil eğitimsiz kalmasın

Sakarya heyeti olarak izlediğimiz video görüntüleri bizi çok duygulandırıyor. Ülkedeki iç savaştan dolayı bir neslin eğitimsiz kalmaması için verilen mücadele bu kısa görüntülerde özetlenmiş. Küçük küçük hayatların nasıl solduğu, her şeye rağmen eğitimin aksamadığı, okuldan geçen yıl 75 öğrencinin mezun olduğu, bu yıl bir o kadarının daha mezun olacağı anlatılıyor.    

Kör olan bir gencin hikayesi

Doktor Matar bize yine video görüntülerinden nişanlanmasına bir hafta kala Halep’te rejim uçaklarının bombalarıyla başından yaralanan ve kör olan bir gencin hikayesini anlatıyor. Hikaye de genci nasıl iyileştiren anlatan Doktor Matar, “O artık göremiyor ama ilk geldiğinde yürüyemeyecek kadar kötüydü. Şimdi yürüyor, göremiyor, duyamıyor ama hayata sık sıkı sarıldı. Onu buradan mezun ettik. Çok mutluyum” diyor.

Katil Esed okulları bombaladı

Yine görüntülerde katil Esed’in uçaklarının bir anaokulunu bombalaması sonrasında ölen çocuklar yer alıyor. Yine bu görüntülerin devamında okulun yıkıldığını duyan annelerin çocuklarına koşarken uçakların bombalamaya sürdürmesiyle insanların toplu bir şekilde öldüğü anlatılıyor. O enkazlar arasından çıkan ve bir ayağını kaybeden 5 yaşındaki kızın yaşam mücadelesine şahit oluyoruz. Gözlerimiz yaşarıyor, ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.  Görüntülerde ampute olan Suriye’li gençlerin futbol maçlarını, masa tenisi turnuvalarını ve mezuniyet töreni günlerini de izliyoruz.

Tüm Sakaryalılara selam var 

Doktor Matar anlatıyor, “Savaşın en çetin olduğu günleri gördük. Çocuklar, anneleriyle bombalaman binaların altında kaldı. Erişebildiğimizi kadarını buraya getirdik. Allah Türkiye’den bin kere razı olsun. Türkiye tüm Suriyeli mültecilere kucak açtı. Bu tarihi bir örnekliktir Allah hepsinden razı olsun. Biz buradaki amacımız bir nesilin eğitimiz kalmaması için mücadele etmektir. Buradan başta her zaman yanımızda olan Sakarya halkı olmak başta olmak üzere yanımızda tüm Türk insanlarına gazeteniz YENİGÜN aracığıyla tekrar teşekkür ediyorum.”

Yaşadıklarımız ve gördüklerimiz

Suriye ve sınır hattındaki gezimizi yaşadıklarımız, gördüklerimiz, eğitim için verilen mücadele, insanların hayatta kalma savaşı, açlık, sefalet, acı, gözyaşı ve vicdan duygularıyla tamamlıyoruz. 

20 Aralık 2017 , Çarşamba Bu haber toplam 548 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ