Günün Tarihi:17 Eylül 2019

‘Sakarya için üzüncü verici’


Sakarya’nın sağlık hizmetleri ile ilgili sıkıntılarının devam etmekte olduğunu söyleyen MHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Levent Bülbül, “Sakarya’nın bin yataklı bir hastaneye ihtiyacı var. Hastaneni bu zamana kadar bitirilmiş olması lazımdı. Bu Sakarya’ya yakışan bir tablo değil. Hastanenin proje aşamasında olması Sakarya için ayıp ve üzüntü verici bir durum” dedi.

Basın toplantısı

Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Levent Bülbül dün basın mensupları ile bir araya geldi. Elegante Kafe’de düzenlenen toplantıya Bülbül’ün yanı sıra MHP İl Başkanı Ahmet Ziya Akar, Adapazarı İlçe Başkanı Halil Hakan Oturak, İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ömür Açba ve Oğuz Alkaş ile basın mensupları katıldı.

Terör örgütleri

Toplantıda Sakarya ve ülkegündemine dair birçok konuya değinen Levent Bülbül, Türkiye’nin terör örgütleriyle ciddi bir mücadele içerisinde olduğunu hatırlattı. Bunun tarihi bir süreç olduğu konusunda vurgu yapan Bülbül, terörle bu kadar ciddi mücadele edilen bir dönemde partisinin yerinin terörle mücadele eden taraf olduğunu ve MHP için bundan başka bir pozisyonun söz konusu olamayacağını ifade etti.

Türkiye’nin selameti

 MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, “Bizim konuştuğumuz, anladığımız, anlattığımız her şey kendi penceremizden Türkiye’nin selameti için, geleceği için lazım gelen şeyler. Burada siyasi kazanç bizim açımızdan 2’nci, 3’üncü planda kalıyor. Önce ülkem ve milletim demeyi bilmiş bir siyasi hareket 15 Temmuz günü rüştünü bir daha ispat etmiştir. Ve arkasından da Milliyetçi Hareket Partisi biz şu kadar uyarılarda bulunduk, böyle bir takım tespitlerde bulunmuştuk bunlar dinlenseydi, bunlar olmazdı, siz bizi dinlemediniz deyip bacağımızı yayıp, kenarda oturup bir takım sıkıntılar ile ülkenin nasıl boğuştuğunu uzaktan seyretmeyi tercih etmedik biz” dedi.

Kararlılıkla yürümek

Bülbül, “ Biz o noktada gövdemizi, başımızı, kollarımızı bu taşın altına hiçbir karşılık beklemeden soktuk. Bu birileri tarafından anlaşılmayabilir, birilerine enayilik gibi de gözükebilir ama vatan, millet, memleket yolunda biz bunu bir kayıp olarak değil, biz bunu bir kazanç olarak değerlendiriyoruz. Bu bize siyasi anlamda oy kaybına da sebep olabilir, bu bizim açımızdan dediğim gibi 2-3’üncü planda gelen şeylerdir. Bunu Milliyetçi Hareket Partisi samimiyetle ifade etmektedir ve bu yolda da kararlılıkla yürümektedir” dedi.

Şeffaf, aleni ve samimi

Millet İttifakı’nın hangi siyasi hedefler doğrultusunda bir araya geldiğinin belli olmadığını ve bu doğrultuda; arka plandaki çalışmalara bakıldığı zaman ahlaki olmayan birçok yönünün olduğunu da belirten Bülbül, “Cumhur İttifakı’nın senedine, protokolüne bakıldığı zaman Cumhur İttifakı; şeffaf, aleni ve samimidir. Düşüncelerini kurulduğu aşamada milletiyle paylaşan, hedeflerini ortaya koyan ve her şekliyle milletin gözünün önünde faaliyetlerini yürüten bir harekettir” diye konuştu.

Millet ittifakı

Bülbül, “ Arka planda yapılan paslaşmalar, planla programla milletin önüne çıkarak ayrı konuşup, arkasından başka bir program başka bir senaryo üzerinde çalışan siyasi bir hareket ve birliktelik değildir Cumhur İttifakı. Cumhur İttifakı niyetini, o 1 buçuk sayfalık Cumhur İttifakı protokolünde ortaya koymuştur. Diğer anlayışa bakıldığında, bugün kendisini Millet İttifakı diye tabir eden yapıya bakıldığında içerisinde neyin, kimlerin olduğu tam manasıyla belli değil, fludur. Kimin kimi desteklediği, hangi amaç hangi program çerçevesinde desteklediği belli değildir. Hangi siyasi hedefler doğrultusunda bir araya gelindiği de belli değildir. Bu açıdan şeffaf değildir, aleni değildir, arka plandaki çalışmalara bakıldığında da ahlaki olmayan birçok yönünün olduğunu hep birlikte görüyoruz” diye konuştu.

Terörle mücadele

Türkiye’nin, terör örgütleriyle ciddi bir mücadele içerisinde olduğunu ve bunun tarihi bir süreç olduğunu vurgulayan Levent Bülbül, MHP’nin yerinin terörle mücadele edilen taraf olduğunu söyleyerek, “PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD/YPG bir terör örgütüdür. Bugün Türkiye’de birileri hala PYD/YPG’nin terör örgütü olmadığını ifade etse de, onların sınırımızın yanı başında varlığından niye rahatsızlık duyalım dese de, o bizim için bir tehdittir. Yarın çoluk çocuğumuz, nesillerimiz ve milletimizin açısından büyük bir tehlikedir. Bu tehlikeyi şuan bertaraf etmek memleketimizin, devletimizin en büyük sorumluluğudur. Bu çerçevede bugün yürütülen çalışmalara hep birlikte şahitlik ediyoruz” dedi.

Ciddi bir harekat

Bülbül, “ Türkiye, Urfa ve sınır bölgesine tarihi bir yığınak yapmış durumda hem askeri hem diplomatik açıdan. Meselenin doğru bir şekilde hallolması için Türkiye ciddi bir mücadele vermektedir. Bugün 3’üncüsünün tertip edildiği Pençe Harekatlarıyla, Irağın Kuzeyi’nde girip çıkacak şekilde değil, kalıcı bazı gözlem noktaları da oluşturmak sureti ile terörün ülkemize sızması noktasında her zaman coğrafi olarak lojistik bölgesi olarak kabul edilen bölgelerin, Türk askerinin kontrol ve denetimi altında olması suretiyle terörün ülkemize sızma girişimlerinin engellenmesi ve aynı zamanda Fırat’ın Doğusu’nda; PKK/PYD’nin elinde olan bölgelere Irak’ın Kuzeyinden Kandil üzerinden gelebilecek lojistik bağlantı ve desteklere engel olmak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Irağın Kuzeyinde de çok ciddi bir harekat düzenlemektedir” diye konuştu.

‘Kafayı yemiş olmalılar’

Levent Bülbül, “Yine bir iç güvenlik harekatı Kıran Harekatı; çok kapsamlı bir şekilde Şırnak, Hakkari ve Van illerimizi kapsayacak şekilde bir iç güvenlik harekatı tertip edilmek suretiyle terörün belinin kırılması değil, kökünün kazınması amacıyla Türkiye çok ciddi bir takım faaliyetlerin içerisindedir. Bu tarihi bir süreçtir. Bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi’ne siz niye buradasınız diyen insanın ya MHP’yi tanımamış olması ya da kafayı yemiş olması lazım. Terörle bu kadar ciddi mücadele edilen bir dönemde Milliyetçi Hareket Partisi’nin yeri burasıdır; terörle mücadele eden taraftır. MHP için bundan başka bir pozisyon söz konusu olamaz” şeklinde konuştu.

Mülteciler konusu

MHP Grup Başkan Vekili Levent Bülbül, düzensiz göç ve sığınmacılar konusuna da değinerek, "Devletimiz geri dönüşlerin temin edilmesini sağlamalı. Fırat Kalkanı ve Afrin bölgesinde, özellikle oluşturulacak güvenli bölgelerde Suriyelilerin geri dönüşünü temin etmek durumunda" diye konuştu.

Sağlık yatırımları

Sakarya’nın sağlık hizmetleri ile ilgili sıkıntılarının devam etmekte olduğunu ifade eden Levent Bülbül, “ Bunlar hepimizin gündelik hayatta yaşadığı sıkıntılar. Şehir hastanesi ile ilgili gelişmeleri Ankara’da takip etmeye devam ediyoruz. Projelendirmesi ile ilgili süreç devam ediyor biz de takip ediyoruz. Bu Sakarya açısından acil bir ihtiyaçtır. Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin de bu yıl içerisinde hizmete gireceği ifade ediliyor. Bu gerçekleştiğinde ilimizde büyük bir eksiklik tamamlanmış olacak. Gecikme olsa da bunun yapılması  ve hizmete girmesi Sakarya için çok önemli” dedi.

Adalet Sarayı

Bülbül, “ İlçe hastanelerinin kadro sıkıntılarının giderilmesi ile ilgili bir takım çalışmaları takip ediyor ve katkı sunmaya gayret ediyoruz. Sakarya’da yine aynı şekilde büyük bir ihtiyaç olan Adalet Sarayı’nın yapımı ile ilgili olarak düşüncelerimizi daha önce de paylaşmıştık. Bu işin yapılması ile ilgili Ankara’da da çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

Çiftçilerin sorunları

Tarım alanında Sakarya’da büyük bir beklenti olduğunu söyleyen Bülbül, “Fındık için açıklanan fiyatlar şu an için tatmin edici seviyededir. Rekoltenin de yüksek olması bizi ayrıca memnun etti. İnşallah Sakaryalı çiftçimiz rahat bir nefes alacaktır. Mısırla ilgili de aynı temennilerde bulunmak istiyoruz ancak yüzde 60-65 civarında maliyetlerin arttığı bir dönemde yüzde 25 seviyesinde kalan artışın yeterli olmadığı kanaatindeyiz. En azından bu artışlara göre çiftçimizin geriye düşmeyeceği bir oranda yüzde 40-50 seviyesinde bir fiyat artışı ile çiftçi rahatlayacaktır” dedi. Bülbül Aralık mahallesindeki su taşkınları ile ilgili de girişimlerinin devam ettiğini ifade etti.

Kirli sanayi

MHP’nin kirli sanayiye karşı olduğunu ifade eden Bülbül, “ Sakarya’ya yine çimento fabrikası, taş ocağı gibi doğaya zararlı yatırımların yapılmasına MHP olarak karşı duruşumuzu devam ettireceğiz. Bunlara MHP karşıdır. Çevrecilik milliyetçiliktir diyoruz” dedi. Bülbül, su baskınları ve sellere karşı yerel yönetimlerin önlem alması gerektiğini ifade etti. Yargı reformunda yerel basının gelirlerini azaltacak düzenlemeler olması durumunda gerekli tavrı sergileyeceklerini dile getirdi. Bülbül, yerel basının Sakarya’ya katkısını çok iyi bildiklerini ifade etti.

Sorumluluğumuz var

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bülbül, eli silah tutabilecek mültecilerin Sakarya sokaklarında gezmesinin vatandaşlar tarafından tepki çekmesinin sorulması üzerine, “ Sokağa çıktığımız da bunları biz de duyuyoruz ancak en kolay siyaset bunlarla ilgili konuşmaktır. Bunun geleceği noktayı iyi düşünmek lazım. Buna destek verirsek memleketi iyi yerlere götürmeyiz ve iş büyür. Onlar insan ve hayat hakları önemli. Provokasyonların ortaya çıkaracağı sonuçları düşünmeliyiz. Türkiye kapıdan geçerken bu insanları ayıramaz. Türkiye bu noktaya geldi geçmişte yapılan hatalar da var ancak bu noktadan sonra adabına uygun şekilde bitirme sorumluluğumuz var. Bizim en son isteyeceğimiz şey iç karışıklıktır” diye konuştu.

‘Blöf yapılacak iş değil’

Ahmet Davutoğlu’nun terörle mücadele konusundaki söylemlerinin sorulması üzerine ise Bülbül, “Bu konular blöf yapılacak işler değil. Ben konuşursam gibi sözlerden sonra birisi de çıkıp konuş derse açıklama yapabilmek lazım arkasında. Konuşamayacağın bir şey varsa konuşursam demeyeceksin. Geçmişte başbakanlık ve bakanlık yapmış kişilerin daha özenle takip etmesi gereken bir durum. Millet nezdinde de takdir toplayacak işler değil bunlar” ifadelerini kullandı.

Yoğun bakım durumu

Sakarya’nın sağlık sorunları konusunda MHP’nin gerekeni yapmadığı yönündeki eleştiri üzerine ise Levent Bülbül, “ Bu eleştirilerden herkese bir pay çıkmalıdır. Ama bence kalkıp da hastane önünde pankart açmak yerine Ankara’da girişimlerde bulunmak daha fazla fayda sağlayabilir. Ben de o noktada elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Yatırımlar azalmış olsa da Sakarya’nın ön planda olması için çabalıyoruz. Yoğun bakım yatak sayılarının artması için girişimlerde bulunuyoruz. Her gün vatandaşımızın sağlık sorunları ile muhatabız. İmkansızlıkları içerisinde mücadele eden sağlık personellerine de ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

‘Bitmiş olması lazımdı’

Bülbül, “Sakarya’nın bu zamana kadar hastane işini bitirmiş olması lazımdı. Bu Sakarya’ya yakışan bir tablo değil. Şu an Sakarya’nın bin yataklı bir hastaneye ihtiyacı var. Zaten bin yatak kadar açığı var. Bunun halledilmesi gerekiyor.  Bununla da en yakından uğraşan insanlar olarak en fazla da biz istiyoruz. Bir siyasetçi neden yoğun bakım yatağı için aransın.  Ama vatandaşlarımız can havli ile bir çare arıyorlar. Bu problemlerin halli için koşturmak lazım biz de elimizden geleni yapıyoruz. Yürütmenin başında değiliz ancak ne gerekiyorsa yapıyoruz. Hastanenin proje aşamasında olması Sakarya için ayıp üzüntü verici bir durum” şeklinde konuştu.

Yeni hastanenin yeri

Hastaneyi yapacak yerin daha çözüme kavuşmadığını söyleyen Bülbül, “ Sakarya’da bu işleri halledebilmemiz lazım. Bir yer belirlendiği zaman etrafından kimin arsaları var diye tartışmaktan hastanenin kendisine gelemiyoruz. Herkesin aklında başka bir tilki var. Bunu yapacağımız yer de önemli bunu da ifade etmek lazım. Sakarya’yı mümkün mertebede eşit seviyede kapsayacak bir alan olması lazım. Ciddi nüfus yoğunluğu olan akslar var buraları atlamamak lazım. Herkesin eşit mesafe kat ederek geleceği yer olmalı” dedi.

Ekonomik sıkıntı

Belediyelerin beş aylık süredeki çalışmalarının yetersizliğinin sorulması üzerine ise Bülbül, “ Göreve gelen arkadaşlarımızın iyi hizmetler vermesi noktasında destek olmaya çalışıyoruz. Türkiye’de parti ayrımı yapmaksızın belediyelerde ekonomik sıkıntıların had safhada olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Belediyeler kendi asli hizmetlerine dönmek zorundalar. Şu an işçilerin ücretlerini ödemekte zorlanan belediyeler olduğunu görüyoruz. Bu toptan bir problem. Bu dönem kolay bir dönem değil belediyeler açısından” dedi.

Tank palet açıklaması

Tank Palet Fabrikası ile ilgili sorusu üzerine ise Bülbül sürecin başından beri işçilerin yanında olduklarını söyledi. Türkiye'nin, Altay tankını milli ve yerli imkanlarla üretmesi gerektiğine işaret eden Bülbül, bu noktada sermaye olarak birtakım ortaklıklar içerisine girilebileceğini söyledi. Türkiye'nin F-35 programında Amerika ile çalışmasının sorulmadığını, şimdi tank projesinde niye Katar ile çalıştığının sorulmasını yadırgadığını aktaran Bülbül, “Katar, şu an Türkiye'nin Orta Doğu'da stratejik birtakım çalışmalar ve hamleler içerisinde olduğu, Basra Körfezi'nde askeri üslerinin bulunduğu ve ekonomik ticari ilişkilerini geliştirdiği bir ülkedir” dedi.

Yerli firma

Bülbül, “Buna başka manalar yüklemenin bir anlamı yoktur. Tankın motorunu üretecek firma da yüzde 100 yerli bir firmadır. Yeni fabrika yapılıncaya kadar, bir tank fabrikası çatısı altında üretime başlanması önemlidir. Türkiye'nin geçirecek zamanı yoktur. Yakın tehditleri, füze tehditlerini giderecek yeni nesil tanka ihtiyaç vardır. Bu konuda Türkiye, Tank Palet Fabrikası'nda üretilecek Altay tankıyla alakalı yerli ve milli bir atılım yapmıştır. Bu konuda hiçbir tereddüt söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

Milli bir mesele

Bülbül, “O fabrikanın satıldığını söyleyenler iftira etmektedirler. Mülkiyet ve tezgahlar Milli Savunma Bakanlığı'nın. Bu, fabrikanın BMC'ye ait olduğu gibi bir durumu ortaya çıkarmaz. Özelleştirmenin tamamı satıştan ibaret değildir. Böyle birtakım birlikte üretim metotları denenebilir. Türkiye'nin bu acil ihtiyacını gidermesi milli bir meseledir. Buna milli bir mesele diye bakıyoruz. 'Milli duruş gösteriyorum' diye Türkiye'nin bu tankı üretmesini 5-10 yıl öteye atacak birtakım faaliyetler içerisine girmeyi de gayrimilli bir tavır olarak değerlendiriyoruz" dedi. Cadde 54 projesi ile ilgili bir soru üzerine ise Bülbül, davalarının Danıştay’da devam ettiğini belirterek takibi bırakmadıklarını ifade etti. 

29 Ağustos 2019 , Perşembe Bu haber toplam 369 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU