Sakarya Yenigün

Yeni düzenleme geliyor
Sakarya Yenigün

Karınca operasyonu
Sakarya Yenigün

Türkiye'ye Sakarya Modeli
Sakarya Resmi İlanlar
Seri Ilanlar
Cep Telefonları İçin
Haftanın Anketi
Gar projesini nasıl buluyor sunuz?
  Olumsuz
  Olumlu
Haberim Olsun
Adınız Soyadınız

E-Posta Adresinizi

Sakarya'da Hava
SAKARYA
Okur Kosesi

Kemal Ateşli arayınca Beyaz yanlışı düzeltmiş

Kanal D’de cuma akşamları yayınlanan Beyazıt Öztürk’ün Beyaz Şovu’nda ‘Berlin Kaplanı’ filminde bir boksörü canlandıran Ata Demirer ile bu filmin oyuncularından bazıları konuk olmuştu. Ata Demirer, neden bir boksörü canlandırdığını anlatırken, Beyaz ise sahneye kurdurduğu boks ringinde Ata Demirer ile kısa süreli bir boks gösterisi de yaparken, eski anılarını gündeme getirip, dünyanın ve Türkiye’nin ünlü boksörlerinin bir kaçının ismini saymıştı. Bu isimler arasında Türkiye’nin ilk Avrupa Boks Şampiyonu olan Sakaryalı Cemal Kamacı’nın adını söylerken, “Türkiye adına rahmetli boksörümüz Cemal Kamacı var. Ne günlerdi onlar” demişti. Bu sözlere yönelik olarak, dün Cemal Kamacı’nın yaşadığını ve hatta Beyazıt Öztürk’ün Berlin Kaplanı’nı bırakıp Avrupa Kaplanı olan Cemal Kamacı’yı programına davet edip o günleri anlattırmalı diye de eklemiştik. Dün bu yazı üzerine ilimizde bulmaca ve yarışma denilince ilk akla gelen isimlerden olan eski SEDAŞ’çı, şimdi ise Erenler Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görev yapan Kemal Ateşli aradı. Ateşli, Beyazıt Öztürk’ün programında yaptığı gafı düzeltebilmek için 20 dakika boyunca Kanal D’nin telefonunu arayıp beklediğini ifade ederek, “Sonunda bir görevli karşıma çıktı. Kendisine Beyaz Şov’da Beyazıt Öztürk’ün gaf yaptığını ve Cemal Kamacı’nın turp gibi olduğunu söyleyerek, rahmetli sözünü düzeltmesini istedim. Bunun üzerine programın sonunda Beyazıt Öztürk, “Cemal ağabey yaşıyormuş. Neyse ömrünü uzatmış olduk” sözleri ile Cemal Kamacı’nın yaşadığını izleyenlere duyurmuş. Ama biz Beyazıt Öztürk’ün bir sürü anılarla dolu hayatı olan Cemal Kamacı’yı bir programa davet etmesinin yerinde olacağına inanıyoruz.

Bal Göç Derneği’nin tabelası nereye kondu?

1985 yılında Bulgaristan’dan zorunlu olarak göç ederek ana vatan Türkiye’ye gelen soydaşlarımız, dönemin hükümetince çeşitli illere yerleştirilmişlerdi. Sakarya’ya da o tarihlerde çok sayıda göçmen gelmiş ve yaşadıkları sıkıntıları çözmek, dayanışma içinde bulunmalarını sağlamak için de Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği kurulmuştu. Bulgaristan göçmeni olan Besim Boncuk tarafından kurulan dernek, 1989 yılında da ikinci posta olarak gelen aileler ile birlikte dernek üye sayısını arttırmış ve en fazla üyeye sahip dernek haline gelmişti. İnşaat Mühendisi Kurucu Başkan Besim Boncuk’tan sonra gelen başkanlar da imkanları dahilinde hizmet verirken, son olarak Ferizli Balkan Göçmenleri Şubesi’nde bir süre başkanlık yaptıktan sonra Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanlığı’nı 2 dönem üstlenen Balkan Rumeli Göçmenleri Federasyon Başkanı ve Konfederasyon Başkanvekili olan Zülfettin Hacıoğlu’ndan sonra dernek iyiye gitmemişti. Halen Besim Boncuk da konfederasyon yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparken, Sakarya Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği’nin yeri bile belli değil, daha doğrusu derneğin tabelası nerede o bile belli değil. Bulgaristan göçmenleri bir araya geldikleri derneklerinin yeniden canlandırılmasını istiyorlar. Bunun için de derneğin 12 Şubat Pazar günü Demiryol-İş Sendikası Toplantı Salonu’nda yapılacak toplantıya üyelerin çoğunluğunun katılması bekleniyor. Tabii ilk kongrede çoğunluk sağlanmazsa, 19 Şubat’ta yapılacak kongrede derneği canlandıracak bir yönetimin iş başına gelmesi bekleniyor.

Orta hasarlı binalar için yapacak kalmadı

İlimizdeki orta hasarlı binaların onarım ve güçlendirilmelerine yönelik süre, 2008 yılının Aralık ayında sona erdi. Bu tarihten sonra ise, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na bağlı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün kapatılıp, Başbakanlığa bağlı Afet ve Acil Durum Başkanlığı’nın kurulması üzerine, yetki meselesinden ötürü kimse orta hasarlı binaların üzerine gitmemişti. Van’da meydana gelen depremin ardından ise, ilimizdeki orta hasarlı binalar gündeme bir kez daha geldi.

Bunun üzerine Sakarya Valiliği ile Büyükşehir Belediyesi, alt belediyeler ile orta hasarlı binaları bir kez daha gözden geçirip, bu binaların tehlike oluşturduğunu öne sürerek, elektrik ve suyunu kesme yoluna gittiler.

Bundaki amaç ise, orta hasarlı binaların boşaltılmasını sağlamaktı. Bunun için de çalışmalar sürüyor. Bu arada bazı ev sahipleri mahkemeye giderek, yürütmeyi durdurma kararı aldılar. Ama idare olarak ilgili belediyelerin evrakları sunması üzerine, İdare Mahkemeleri yürütmeyi durdurma kararını kaldırdılar. Bin 300 civarındaki konutta elektrik ve su kesildi. Hatta belediyelerin bazıları boş olanları yıktı bile.

Şimdi ise belediye başkanları bir araya gelerek, orta hasarlı binaların yıkımı konusunda karar aldılar. Kanun gereği yıkılması gereken binalarda gerçekten sağlam olanlar da var. Ama işlemleri zamanında yapılmadığı için, bu binalar da ister-istemez yıkılacak.

Elbette bunların arasında çok mağdur olan aileler de var. Bu kışta-kıyamette nereye gideceklerini bilmiyorlar. Elektriği ve suyu kesilmiş evlerinde her türlü koşula rağmen yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar.

Son alınan karar ile bu binaların yıkımı kesin kes yapılacak. Bundan kaçış yok. Hatta bunun için ilk adım atıldı. Belediyeler tehlikeli olan bu binalar için encümen kanalı ile yıkım kararı alarak, bu kararın uygulanması için valiliğe bildirecekler. Valilik de bu binaların yıkımı için gereğini yapacak.

Binası sağlam olanlar için tek yol, Hükümet’in bu konuda yeni bir karar çıkararak, yeniden inceleme yapılmasını sağlamak. Özellikle tek katlı olan binalar için bir umut bu olabilir. Peki bunun için çalışma yapması gerekenler kim? Elbette AK Parti Milletvekilleri, bu durumu Başbakan Erdoğan’a anlatıp bir çözüm yolu bulmalılar. Ancak, ilk günden beri orta hasarlı binalara olumlu bakmayan ve Sakarya’da alınan kararı destekleyen Başkan Erdoğan bu duruma ne der? İşte orası muamma. Bu muammayı çözecek olan da milletvekilleridir… En azından Valilikçe ve belediyelerce kabul edilen ama yasa gereği hiçbir şey yapılamayan sağlam olduğuna kanaat getirilen binalar belki alınacak yeni bir kararla kurtulabilir…

 

 

 

 

 

 

 


Bu yazı, 08.02.2012 tarihinde yazıldı.


Diğer Yazılar;

 


Free Counter