Günün Tarihi:26 Eylül 2018

 

 

2018 ?31 Aralık 2017 , Pazar


Murat Kaba

Biz ekonomi ve uluslararası ticaret ve ilişkiler ile ilgili yazarlar genelde yılın son günlerinde bir sonraki yılın nasıl geçeceği konusunda görüş bildiririz.

 

Ben de bu teamülden devam etmek istedim. 
 

Tabi ağır ekonomik göstergelerle ve sadece büyük sanayi kuruluşları ve firmalar gözü ile değil de vatandaşımızın, esnaf ve tüccarımızın da dikkat etmesi gereken konular olarak genel bir kaç başlık altında bunlardan bahsetmek istiyorum.
 

Çünkü; Ekonomide yeni yıl tahmini için birkaç temel faktör var ve bu alanlardaki gelişmeler yol haritalarımızı belirlememize yardımcı olacak. 

 

Nedir bunlar, bakalım:
 

* Kredi büyümesi.
 

Bu yıl Kredi Garanti Fonu’na Hazine kefaletinin 250 milyar TL’ye çıkarılmasıyla mart ayından itibaren belirgin biçimde kredi büyümesi sağlandı.
 

Bu sayede bankacılık sistemi kabaca 290 milyar TL ilave kredi yarattı. Bunun kabaca 250 milyar TL’lik çok büyük bir bölümü TL kredilerden oluştu. Bu yüzden kredi büyümesinin ana itici gücü Kredi Garanti Fonu oldu.
 

Bankalar arkalarındaki yüzde 7’lik Hazine kefaleti ile bu kredilere destek buldular ama bu kredilerin kaynağı göründüğü kadar kolay olmadı. 250 milyar TL’ye yakın kredi verirken, bunun kaynağı olarak TL mevduatını sadece 100 milyar artırabildiler. Gerisi de bankacılık sistemindeki 30 milyar dolara yakın artan döviz hesapları ile kapatıldı.

 

Yani, borç alan TL alıyor; varlığı olan da dövize dönüyor. Tasarrufçu da yatırımcı da sorunların farkında. Ekonomide herkes sorunlara bakarak vaziyet alıyor.
 

Yine ve yeniden Kredi Garanti Fonu tarzı bir yaklaşım açılıp da kredi büyümesi sağlanabilir mi? Bunun için yeterli kadar kaymağımız var mı ? Onu net bilemiyorum ama şunu biliyorum ki; potansiyel kaynak ülkeye gelecek dövizlere bağlı.

 

Önümüzdeki yıl Kredi Garanti Fonu daha nitelikli bir şekilde, ihracatı, imalat sanayini daha fazla destekleyecek bir anlayış içinde olmalıdır...
 

* Ülkemize ne kadar döviz geliyor ?

 

Üst maddede belirttiğim gibi makro ekonomik istikrarın da ekonomik büyümenin de ana etkeni ülkeye gelen döviz; gelen dövizin de kalitesi.
 

İhracatımızın artması şart. 2016 yılında 143 milyar dolar ihracat yapmıştık. Bu yıl 156 milyar dolar civarında... 2018’de bu rakamın altına düşmemeliyiz... 

 

Küçük işletmeler desteklenmelidir...

Daha emin bir ortamda çalışmalarını sağlayıcı düzenlemeler konusunda hazine özellikle kur riskini azaltacak çalışmalar yürütmesi gerekmektedir...

Özellikle döviz geliri olmayan ve bu anlamda yüksek risk taşıyan işletmelerin borçlanmalarına sınırlar getiren bir yaklaşım olmalıdır. Döviz kazancı olmayanların dövizle borçlanması sınırlanmalıdır.

* Enflasyon.

Merkez Bankası piyasanın gerisinde kaldı sene içinde. Piyasa yakın takip edilmelidir. Çünkü aksi takdirde hem kur baskısının önü açık hem de piyasa faizi yüksek seyrediyor. Üretici fiyatları yüzde 20’li artış seviyesinde. Kur seviyesi bozuldukça, dalgalandıkça, perakende fiyatlara yansıma hızlanabilir. Hane halkını, vatandaşı etkileyen tehlike; enflasyonun yüzde 15’leri aşmasıdır...

Kur ve enflasyonun yüksek seyrettiği bir yolda ekonomik büyüme de hasar görür.

Normalleşme.

Ekonomideki oyuncular, sermaye sahipleri, ülkeye sermaye gelmesinde, ekonomik büyümenin sürdürülebilir olmasının önünde engel teşkil eden problemler görmek istemezler. Kaygı duymak istemezler...

Her alanda normalleşmeyle ülkeye sermaye girişi hızlanır, kur geriler, faizler düşer.


 

Bütün sektörlere yayılmış büyümelere ihtiyacımız var. 

Turizmde bir toparlanma süreci yaşıyoruz, sanayide kapasite kullanım oranları da arttı, sadece tarım genel ortalamanın altında olsa da yüzde 2,8’lik bir artış var. Bunların hepsi istihdama etki edecek...

Gelecek yıl bir taraftan büyüme, diğer taraftan da istihdam konularında güçlü artış bekliyorsak normalleşmeyi hissettirmemiz gerekmektedir...


 

Evet maalesef son birkaç yıldır "Bu yıl çok kötüydü, bitsin artık” deyip yeni yıldan umutlanıyoruz... Hele bu yılı, gelecek yılın daha da zor olacağını bilerek geride bırakıyoruz.


Özellikle ekonomik ve siyasi açıdan zor bir yıl olacak 2018...


 

Bundan kurtulmanın tek yolu vatandaşa yakın olmaktır. Destek ve teşviklerin veya tanıtımların şehirler bazında yapılması şarttır. Her şehir kendi beklentisinin arkasında daha sağlam durabilir. Vatandaşı sürekli dinleyen, dinamik olan, masa başında neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar veren anlayış vatandaşlara gerçekçi de gelmez moral de olamaz...


 

Bu vesile ile yeni yılın hepiniz için hayırlı olmasını, güzel geçmesini dilerim...


 

İyi pazarlar...


 

 

Bu yazı toplam 1130 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın