Günün Tarihi:26 Nisan 2018

 

 

Abdullah Çelik’i kaybettik6 Nisan 2018 , Cuma


Müjdat Çetin

Sakarya’ya yıllarca Eğitimci-Gazeteci-Yazar olarak hizmet etmeye çalışan ve 19 yıldır gazetemizde aralıksız olarak neredeyse her gün Özgürce adlı köşesinde okurlarıyla buluşan 91 yaşındaki Abdullah Çelik’i nam-ı değer Abdullah Hoca’yı maalesef dün öğle saatlerinde tedavi gördüğü Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kaybettik.

Bir süredir rahatsız olmasına rağmen köşe yazılarını hiç aksatmayan Abdullah Hoca, hastaneye yatmadan önce ne olur ne olmaz diyerek, çok sayıda köşe yazısını yayınlanması için gazetemize bırakmıştı. O nedenle O’nun hastaneye yattığını kimse fark etmedi. Ama yazılar tükendiği için son bir haftadır yazısını yayınlayamıyorduk.  Bu arada servise çıktığında yaptığım ziyarette bana ilk sorduğu yazım var mı oldu?

Bir çok okurunun fötr şapkasından tanıdığı Abdullah Hocamız işte böyle biri olarak yoğun bakımdan çıktığında gayet iyiydi. Ama maalesef hastane mikrobu denilen enfeksiyonu yaşaması üzerine yeniden yoğun bakıma alındı.  Ve bir daha görüşemedik.

Abdullah Hoca bizlere hep öğüt verirdi: “Sağlıklı iken kan verin, bir hayat kurtarın. Verdiğiniz kan da size can versin ömrünüz uzasın” diye… O nedenle kendisi kan verme şampiyonuydu. Sigara içene karşı gerçekten tepkiliydi. Gençlere sigara içmemeleri için öğüt verirdi. Hatta bir çok kişiye sigara bıraktırmıştı.

Bunun yanında hayırseverler bulur okullara çeşme yaptırır ve yıllarca eğitimci olarak hizmet verdiği okullarda öğrenim gören çocukların o çeşmelerden su içmesine yardımcı olurdu. Bu şekilde tam 55 çeşme yaptırdı. Hatta son çeşmeyi kendi oğlu Özgür Çelik’e yeni yapılan Yenigün Ortaokulu’nun bahçesine yaptırttı.

Hocamız ilimizde görev yapan valileri görev yaptıkları tarih ve süreleriyle bilirken bırakın ilk okuttuğu öğrencilerinden son öğrencisine kadar hepsini numarası ile bilirdi. Müthiş bir hafızası vardı. Konuşmalarına 1950 yıllarından başlarsa bilin ki Hocamız en az 45 dakika hayat dersi verecek şekilde konuşurdu. Her vali ile yıldızı barışır ve dost olur sonrasında ilimizden giden her valiye mutlaka gazetemizi ulaştırır ilimizle bağının kopmamasına çalışırdı.

İyisiyle kötüsüyle ‘O’ bizim camianın eli öpülesi hocalarından biriydi. Her sabah gazeteye gelir, gazetelerini alır bürosuna gider ve günlük işlerinin ardından da AKM’de eş dost ile muhabbetini ederdi.

Zaman zaman Hocam bana kızsa da, gidip elini öptüğümde gözleri yaşarırdı. Son buluşmamızda da bana tatlı fırçasını attı. Hastanede yoğun bakımdan çıktığında hemen kendisini ziyarete gittim. Ardından ise ertesi gün gazetedeki arkadaşlarla bir kez daha gittiğim de, “Neden bunları getirdin? Bunların işi yok mu? Sen geldin ya akşam niye bunları yordun?” diyerek o tatlı fırçasını ‘Sen adam olacak mısın?’ sözleriyle tamamlayıp atmıştı.

Ah be hocam hayat böyle bir şey… Bir varsın, bir yoksun. Biz senin yokluğunu elbette hissedeceğiz. Kuşkusuz bir gün biz de oraya geleceğiz ama Hocam hakkını helal et, benden sana hakkım helal olsun… İyisiyle kötüsüyle bu mesleğe başladığım günden beri tanıdığım sevgili Hocam 19 yıldır gazetemize verdiğin hizmet içinde teşekkür ediyorum. Allah’ın rahmeti üzerine, mekanın  cennet olsun…   

 

 

-------------------

 

 

Abdullah Çelik Kimdir?

Eğitimci, yazar, gazeteci Abdullah Şevki Çelik, 25.06.1927 yılında Sapanca İlçesi Fevziye Köyü’nde dünyaya geldi.(Ama adımı koyan Hacı Amcam aslında, 1926 doğumlu olduğumu söyledi.) İlkokulu Hacı Mercan Köyü’nde 5 yıl, sonra Arifiye Köy Enstitüsü’nde 5 yıl okuduktan sonra 1947 yılında mezun oldu.

İlk öğretmenliğe Adapazarı merkez ilçesi Kavaklıorman Köyü’nde başladı. Tam tamına 26 yıl kesintisiz öğretmenlik yaptıktan sonra(daha çalışmak isterken) Adapazarı’nın ilk günlük gazetesi Akşam Haberleri’ne Yazı İşleri Müdürü olmak için emekli oldu.

Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi, bu manada Adapazarı’nın ilk ciddi günlük gazetesi olarak bilinir. Yayın tarihi olarak ise 04.12.1951’dir.

Abdullah Çelik, İbrahim ile Havva’nın ikinci oğlu olmakla beraber, dört kardeştirler.

Abdullah Çelik, 1952 yılında Sabiha Hanım ile evlendi. Bu evlilikten iki kız, bir oğlan dünyaya geldi.

Abdullah Çelik, babası İbrahim Bey ile ilgili olarak şu hatırayı da bizimle paylaştı: Babam, Çanakkale’de şehit düşen merhum Şevki Bey’in dul kalan eşi Hava Hanım ile evlendiriliyor.)

Öğretmenlik Anıları

Abdullah  Çelik, ilk öğretmenlik yaptığı Kavaklı Orman köyü İlkokulu’nu ve öğrencilerini hala unutamıyor. Hatta numaralarını bile ezbere biliyor. Hayatta olanlarla sıkça buluşup, Sakarya merkezde çay sohbetlerinde bulunuyor ve kiminle de telefon ile irtibat kuruyor.

‘18 Yaşında öğretmen oldum. Köye gittim ve köyde imam ile buluşup birliktelik yaptık. Ben dahil tam 38 kişi Kur’an-ı Kerim’i öğrendik, hatim ettik.(Köy enstitülerinden komünistler çıktı diyenlere ithaf olunur!)

Köyün bıçkın delikanlılarından Haşim Sarı vardı. Dertli mi dertliydi. Küfür edip dururdu. Sordum derdini, eşinden yanaydı. Sonra kendisine yardımcı oldum. Bu yardım köyde bana olan güveni ve itibarı daha da artırdı.

Daha sonra Karasu İlçesi Karasu Köyü, oradan Erenler ve oradan da Yozgat, Sorgun, Eymür’e sürgün olarak gittim.

O günler başkaydı. Sonra İsmet İnönü(Paşa) o’nun emri ile geri geldim.

Ulus Gazetesi muhabiri olduğum için beni şikayet ettiler. Tek sebep buydu. Sonra hak yerini buldu. 32 Gün sürgün hayatı yaşadım.’

Öğretmenliği döneminde, sadece öğrenci yetiştirmedi Abdullah Çelik, yolların yapılması ve köy işleri ile de yakından ilgilendi.

Gazeteci Abdullah Çelik

‘Yukarıda da söylediğim gibi 26 yıllık öğretmenlik hayatımdan gazeteci olmak için ayrıldım. Akşam Haberleri Gazetesi’nde Yazı İşleri Müdürü olarak göreve başladım. O dönemin ilk ciddi, günlük, ateşli ve taraftarı çok, okuyanı bol olan bir gazete idi.

İlk yazım, 1 Nisan 1949 yılında Adapazarı  AdaPostası’nda çıktı. Gazete sahibi Lebib Kökçü, yazımı beğendi ve benimle ilgili bir yazı yazdı. Hukuk tahsilli, kendini geliştirmiş, Sakarya sorunlarına sahip çıkan bir genç  bir hukukçu olan Lebib Kökçü, bana teklifte bulundu.

Bana ‘ Maşallah çok güzel yazılar yazıyorsun. İzmit’te Türk Yolu’ gazetesi var. Oraya git. Orada yazmaya devam et. Rıfat yüce’yi gör’ dedi..

Bende İzmit’in yolunu tuttum. Rıfat Yüce ile buluştuk ve orada da yazılar yazmaya başladım. 4 Aralık 1951 Akşam Haberleri Gazetesi çıkana kadar orada yazdım.

O yıllar Adapazarı, İzmit’e bağlı bir ilçe idi.( Genç kuşak için bilgi verelim. Adapazarı 1954 yılında il oldu: 14 Haziran 1954)

Akşam Haberleri Gazetesi’nde  17 Haziran 1954 yılına kadar çalıştım. Bu tarihte zira Yeni Sakarya Gazetesi yayın hayatına başladı.

Rahmetli gazeteci Hasan Uyar’ın ricası üzerine, bu gazetede ilk başyazıyı yazmak bana nasip oldu.

Hiç unutmam, o zaman yazımın başlığı ‘ Amacımız’ idi.

Ve Hasan Uyar ile acı, tatlı, güzel, hoş sohbet günlerimiz oldu. Tam 40 Yıl bu ilin meselelerini dert edindik. O yıllar gazete gerçekten büyük başarı sağladı.

O yıllar üç defa Türk Dil Kurumu ödülünü aldım. Ve Türk Dil Kurumu’na da 94 numaralı üye olarak kaydedildim.

Yeni Sakarya’dan sonra o yıllar, Yeni Ada Postası, Anadolu, Son Dakika, Sakarya Postası, Gerçek, Cemiyet, gibi gazeteler yayınlanıyordu.

Neler  değişti?

O yıllar baskılar tipo idi. Yine de gazete çıkarmanın hazzı bir başka idi. Elbette, o yılların siyasi, ekonomik ve sosyal heyecanı bir başkaydı.

Tipo baskı, elbette elle yapılıyordu. En baba gazete 700, 800 civarında basılırdı. Daha sonra entertip makinalar geldi. Biraz kalite arttı. Ama Günaydın ortaklı Sakarya Gazetesi’nin ofset çıkması ile Sakarya’da basın alanında yeni bir dönem başladı.

Bir kere şunu sizlerle paylaşmak isterim ki, Sakarya’da kalemi iyi olan gazetecilerde yetişti. Bunlardan Orhan Şevki Aldinç, Hasan Uyar, Teymur Ateşli, Zekai Erdal, İlhan Uygun, Niyazi Güdüloğlu, Niyazi Ünal ve genç kuşak gazeteciler vardı.

Daha sonra ki yıllar ise bu isimlere eklenen çok sayıda genç gazeteci yetiştirdi Sakarya..

Bu arada bir yarışmaya girdim ve Almanya seyahati kazandım.1999 yılı deprem öncesi. Tam 70 yaşında Almanya’da bir gazeteci olarak incelemelerde bulundum. Bana telefon ettiler,’Çok yaşlısınız, gidebilir misiniz?’ dediler. Hiç tereddütsüz kabul ettim ve o gezi benim için unutulmazdır. Türkiye’den tam 14 kişi bu geziye katıldık.

Cemiyet Kurucusu Abdullah Çelik

1951 Yılında Selami Savaş(Akşam Haberleri Gazetesi’nin sahibi) bana teklifte bulundu. Benim öğretmen bir gazeteci idim. Çekindim!.Sonra kabul ettim. Adapazarı Gazeteciler Cemiyeti’ni kurduk. İlk Başkan Selami Savaş oldu. Daha sonraki başkanlar arasında Hasan Uyar, Niyazi Ünal, Zekai Erdal, Necdet Çardak ve daha sonra Sakarya Gazeteciler Cemiyeti’ne dönüşen derneğin başkanları arasında da Necdet Güngörsün’ü hatırlıyorum.

Halen sürekli basın kartı sahibi olan Abdullah Çelik, ilk sarı kartı aldığı yılı hatırlayamadı.

Abdullah Çelik ve siyaset

‘Bir öğretmen olarak gazeteci olduğum zaman hiçbir siyasi partiye üye olmadım. Ama Atatürkçü bir çizgide İsmet Paşa’yı çok severim. Bu yöndeki politikalara destek oldum. Ancak şunu ifade edeyim ki, 1960 ihtilalinde içeri düşen(Yassıada)  Cemal Tüzün’e para ve gazete gönderdim. Baha Hun’a sürekli gazete gönderiyordum. Mektuplaşıyorduk. Yerel gazeteleri postalıyordum.’

Abdullah Çelik, Ulus Gazetesi adına Yassıada mahkemelerine takip eden gazetecilerden biri olarak bilinir. Hatta Çelik’in vapur ve salonda numaralı yeri de mevcuttur. Vapurda 202, salonda 140 duruşmaları izleyen ender gazetecilerdendir.

Abdullah Çelik’e siyasete girmesi için çok teklif geldi. Ama o bunları ret ederek, Sakarya’nın sorunlarını yazmaya devam etti.

Son siyasi teklifi ise DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit’ten aldı.

Türkiye’de birçok siyasi iktidarın çalışmalarına tanıklık eden Abdullah Çelik, Türkiye’nin bugünkü konuma geleceğine ihtimal vermiyordu.

Yaşamında birçok ünlü siyasi kişilik ile tanışmış, sohbet etmiş Abdullah Çelik’in hala zamanın Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in fötr şapkasını taktığını da burada belirtelim.

Çalışmalar

Abdullah Çelik, Adapazarı’nda iki yardım sandığının kurulmasına öncülük etti. Sonra Türkiye’nin birçok yerine de bu yardım sandıkları açıldı. ‘Türkiye Öğretmenler Bankası’nın açılmasını önerdik.

Yine Adapazarı’nda birçok yerin isminin verilmesinde öncülük yaptık. Yani bir bakıma birçok yerin isim babası olduk. Sait Faik Abasıyanık Sokak, Sedat Kirtetepe Caddesi, Murteza Erdoğan, Talat Ayhan okullarına isimleri önerdik.

Deprem sonra büyük hizmetler veren  Mustafa Cahit Kıraç’ın adını bir caddeye verilmesini istedim.

Bu arada İl’de valilik yapan Mehmet Aldan, Nurettin Turan, Erdinç Büyükkakalın, Nuri Okutan, Mustafa Cahit Kıraç, Gökhan Aydıner, Hayri Kozakcıoğlu gibi valiler ile yakın ilişkide bulunup, İl’e yapılacak hizmetlerin verilmesine öncülük ettim.

1943 Yılında Adapazarı’nda meydana gelen depremde İzmit’in ilgisizliği karşısında bir heyet kuruldu ve Ankara’ya gittik. Ankara’da devrin Başbakanı Adnan Menderes’in huzuruna kabul edildik. Söz verdiği gibi Adapazarı 1954 yılında il oldu.

O yıllar siyasette, o kadar büyük bölünme yoktu. Herkes Sakarya için çalışıyordu.’

Abdullah  Çelik’in En’leri

Öğretmen: Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Siyasetçi: İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Nihat Erim, Ekrem Alican, Nuri Bayar, Osman Salihoğlu..

Gazeteci: Hasan Uyar, Selami Savaş

Abdullah Çelik Ve Sağlık

Abdullah Çelik, bugün 28 Ağustos 2014 itibari ile tam 88 yaşında. O sağlığına meşguliyete, göreve ve düzenli yaşamaya bağlıyor.

Hiç sigara içmedi. Alkol kullanmadı. Tam 70 defa kan bağışında bulunarak bir başka takdiri aldı.(35 yaş ile 65 yaş arasında)

Adapazarı Çocuk Esirgeme Kurumu yönetim kurulu üyesi olarak ikinci iş hanında bürosu bulanan Abdullah Çelik, halen oradaki mütevazi bürosunda halka hizmeti sürdürüyor. Ve aynı zamanda Sakarya’nın en çok satan en çok okunan ve en etkili yerel gazetelerinden Yenigün’de günlük yazılar yazıyor. ‘Özgürce’ başlığı altında İl’in sorunlarını taşıyan yazıları büyük ilgi görüyor..

Okumaya büyük önem veren Abdullah Şevki Çelik, iade (Satılmayan) gazeteleri okul müdürlerinin ve velilerin anlayışı ile okullara ve evlere ücretsiz gönüllü dağıtımını halen sürdürüyor.

Abdullah Çelik, günlük yazılarının yanı sıra tüm gazeteleri yakından tarar, okur ve kitaplara da aşık biri olarak zengin bir matbuat arşivine de sahiptir.

Daktilosu ve bilgisayarı olan Abdullah Çelik, yazılarını kendi el yazısı ile kaleme alıp, editöre teslim ediyor. Sonra onları ise geri alıyor.

Gerçekten yaşayan bir çınar, bir efsane olan Abdullah Çelik’i sizlere bir nebze tanıtmışsak ne mutlu bize.

Sağlıklı güzellikler Hocam!

Yusuf Çınal’ın bu yazısı Brüksel’deki gazetesinde yayımlanmıştır. Çok teşekkür ediyorum. Vefalı eğitimci dostuma…

 

 

Bu yazı toplam 475 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ