Günün Tarihi:22 Eylül 2019

Ah Srebrenitsa...11 Temmuz 2019 , Perşembe


Ümit İpeksoy

Tam 24 yıl geçti. Bizler için zaman geçti belki ama onbinlerce Srebrenitzalı kardeşimiz için zaman 11 Temmuz 1995 tarihinde belki bir daha hiç devam etmemek üzere durmuştu.

11 Temmuz 1995 günü yapılan bu katliam insanlık tarihinin en kara sayfalarından biridir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yapılan en büyük katliamdır. Soykırımdır.

            Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırplar,  Bosna'da başlattıkları soykırımla doğuya  doğru hızla ilerledi ve nüfusunun % 75'ini müslümanların  oluşturduğu 36 000 nüfuslu Srebrenitsa'yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra  Boşnaklar, vatanlarını bu çapulcu sürüsüne bırakmadılar ve geri aldılar. Ancak Srebrenitsa ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin  oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler  haline geldi. Çevre bölgelerde ki katliamlardan kaçan Boşnakların da son güvenli bölge olan Srenrenitza'ya göçü sonucu nüfusu 60 bine çıktı. Abluka altında ki bölgede su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.

BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp saldırıları durdu. Ancak Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki 2 yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi. Müslümanlar her şeye rağmen direndiler. BM Barış Gücü ellerinde ki kendilerini korumak için tuttukları silahları da “zaten biz sizi koruyoruz ne yapacaksınız bu silahları” diyip belki de Büyük Oyunun bir parçası olarak adeta gasp ettiler.

Artık müslüman Boşnaklar savunmasız kalmış ve vahşi bir köpek sürüsünün ortasında ki antilop gibi sonlarını beklemeye başlamışlardı. Fakat hâlâ BM Barış gücünün bu katil sürüsüne karşı kendilerini koruyacağını umuyorlardı. Zaten bunu umit etmekten başka çareleri de yoktu. Türkiye'nin BM nezninde ki çabaları dışında hiç kimse bu vahşet için kılını bile kıpırdatmak istemiyordu.

Sonunda Sırplar, kasabayı ele geçirmek için ''Krivaya 95'' operasyonunu  başlattı. Srebrenitsa'yı kuşatan Sırplar, BM barış gücündeki Hollanda  askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda  askerini rehin aldı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanlar kendilerinden  toplanan silahlarını geri almak için başvuru yaptılar ama sorumlu Hollandalı komutan Thom Karremans tarafından reddedildi.

Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde bulundu. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerse Nato'nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.11 Temmuz 1995'te Nato savaş uçakları  Srebrenitsa etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı. BM'e ait uçaklar ise sadece iki kere kent üzerinde uçuş yaptırmakla yetindi.

Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Esir alınan BM askerlerine karşılık olarak güvenli bölge olarak oluşturulan ve BM'in garantisinde olan 25 000 kişilik kamptaki müslüman halk,  Mladiç denen alçak faşist köpeğe ve onu it sürülerine teslim edildi. 

Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.

Ratko Mladiç komutasındaki VRS (Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu) birlikleri Srebrenitsa’ya  girerken Mladiç kameralara şunları diyordu: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir.”.

Daha önce ki yazılarımızda da hep söylediğimiz gibi “Türkiye'nin orada ne işi var” diyenlere bir kere daha soruyoruz. Mladic denen alçak yaratığın ağzından salyarak akıtarak sarfettiği bu konuşmasında Türkiye'nin ne işi var?

 5 gün süren katliamda 8372 kişi öldürüldü. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler. Öldürülen 8 bin 372 kişiden 3 bininin cesedine hâlâ ulaşılamadı. Binlerce kardeşimize tecavüz ettiler, bu kadınlarımızın yüzlercesi bu utancı taşıyamayıp kendini öldürdü. Kundakta ki bebeklere ve küçücük kız çocuklarına bile her türlü aklın almayacağı işkenceyi yaptılar...

Srebrenitsa'da öldürülen ve kimliği 2013 yılında belirlenen 409 kişi, katliamın 18'inci yıl dönümünde ancak  toprağa verildi. Binlercesi hâlâ kayıp yada tanınamıyor...

Lahey Adalet Divanı katliamı 'soykırım' olarak kabul etti. Farklı mahkemelerde görülen "Srebrenitsa" davalarında bugüne kadar 45 Sırp, toplam 699 yıl hapis cezası aldı.

Ne çare...

Gözlerinin önünde, avuçlarının arasında, seslensen duyulacak mesafede yaşayan o medeni (!) ülkeler bu zulüm yapılırken sesiz kaldılar, kafalarını çevirdiler, zaten öldürülenler müslümandı “bana ne?” dediler...

Bu utanç Avrupa'ya yeter. Ama bizim bunlardan ders çıkarmamız gerekiyor. Halen müslümanları bölmeye parçalamaya ve yoketmeye çalışan alçak batı dünyası karşında birlik içinde ve güçlü olma zamanı.

Bir olacağız, iri olacağız ve diri olacağız...

Tüm Bosnalı müslüman kardeşlerimin bu acı gününde yanlarında duruyor ve taziyelerimi en derinden iletiyorum.

 

 

Bu yazı toplam 513 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU