-

 

Günün Tarihi:18 Kasım 2019

AHLAK, SERBEST PİYASA EKONOMİSİNE Mİ ENDEKSLİ?7 Kasım 2019 , Perşembe


Özlem Doğan

  Bu para kazanma hırsı nasıl bir duygudur arkadaş, insana yaşamayı, kimi zamanda insana insan olduğunu unutturuyor.
  İnsanoğlunun yerleşik hayata geçmesi, arkasından üretimin başlaması ve üretim fazlasının oluşması sonrasında kendi topraklarında olmayan bir ürünle, yani başka bir ülkenin üretim fazlasıyla takas etmesiyle başlayan ticaret, bugün tüm dünyanın canına okuyor. Lidyalılar; "Para"yı da icat edince kaosun temelleri atıldı.
  Hele bir de serbest pisaya ekonomisi denilen şey ekonomik buhranları halk için daha da dayanılmaz bir hale getiriyor. İşte "ahlak" durumu tam burada bir sınava giriyor.
    Ekonomik krizler, üretim faaliyetlerimizin ülke olarak azalması, hergün artan enflasyon, zamlar için mevcut hükümet her kimse her türlü eleştirelim ama insan ahlakını sınava sokan sistemi de eleştirelim. Yahu sadece Allah'ın verdiği suyu bile, "nereden ucuza alırız" kaygısına düştük. Çünkü bazı esnaf kardeşlerimiz; "serbest piyasa ekonomisi" deyip çıkarak 50 kuruşa aldığı suyu minimumda 1.50 liradan başlayan ve artan fiyatlarla satıyor. Hele bir de çevrede alternatifin az olduğunu hissettiyse eyvahlar olsun... O su, 3 tl yi bile bulabiliyor. Diğer gıdalar içinde geçerli bu. Su'dan örnekle anlatmaya çalıştığım şey; Satışta esnaflara toptan alımda alt sınır varken, perakende satışta üst sınırın olmaması biz tüketicileri gerçekten yoruyor. Hele bir de yerli üretimin az olduğunu düşünürsek özellikle Çin ve Hindistan gibi kaynaklardan ithal edilen ürünlerle sağlığa zararlı ve kalitesi düşük ürünün piyasayı sarması ise çok ayrı bir sorun. Artan fiyat düşen kalite bir de azalan ahlak...
   Evet, azalan ahlak dedim. Çünkü giderek esnaflara güvenim azaldı. Tabii herkes gibi onlar da geçim derdinde fakat gerek dayanıklı tüketim mallarında, gerekse günlük tükettiğimiz ürünlerde satış fiyatının belirlenmesinde, üst sınır satıcının vicdanına bırakılmamalı. Sizi bilmem ama ben ne zaman çarşı pazar dolansam, giderek daha düşük kalitedeki malları ve artan fiyat farklılıklarını gördükçe rahatsız oluyorum. Yetmiyor, güvenim her geçen gün biraz daha fazla sarsılıyor. Kısaca bir zamanların, o eski esnaf ahlâkını arıyorum.
  Rekabeti anlar ve kabul edebilirim ama bu durum artık bir denetim mekanizması istiyor bence. Halk her türlü alanda kendini koruma çabasıyla başbaşa bırakılmış gibi. Devletin bu anlamda yükümlülüklerini yerine getirmesi ve mevcut kanunlarını elden geçirmesi gerekiyor. Denetimsiz serbestlik özgürlük değildir. Giyim kuşamdan, yeme içmeye varana kadar her alanda devlet, halkın sağlığını ve ekonomik gücünü korumakla zorunludur. Doğal gaz, elektrik, su gibi evlerin temel ihtiyaç listesinde yerini almış kalemlerde bile, halkın beli yeteri kadar bükülmüş durumda.
  Bir ülkede iç denge, güvenle ve kendini güvende hissetmeyle oluşur. Bu da ancak devletin, vatandaşlarını geleceğe dair geçim korkusu ve sıkıntısından kurtarmasıyla mümkün olabilir. Ne de olsa her insanı en çok; belirsizlik ve kaygı yorar...

 

Bu yazı toplam 445 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU