Günün Tarihi:16 Haziran 2019

Bir dönemi daha bitirdik22 Ocak 2019 , Salı


Seyfi Yücel

Eğitim-öğretimde bir dönemi daha geride bıraktık. Cuma günün okulların önü cıvıl cıvıldı. Özellikle ilkokul öğrencilerinin karne sevinci görülmeye değer. Elinde karnesiyle okulundan evine güden miniklerin mutluluğu hiçbir şeye değişilmez. Karnenin yanında takdir, teşekkür belgesi varsa hele bir de öğretmeni kırmızı kurdele takıp, görüş kısmında güzel şeyler de yazmışsa öğrenci evine uçarak gider. Bu duyguları hepimiz yaşadık. Şimdi de çocuklarımızın, torunlarımızı heyecanı bizim heyecanımız oldu. Keşke günlerimiz hep böyle güzel geçse… Karne heyecanı ilkokullarda kaldı. Ortaokulun sonlarına doğru, özellikle lise öğrencilerinde bu heyecan kalmadı. O kadar ki lise öğrencilerinden bir kısmı karnesini almaya gelmiyor, merak da etmiyor.

***

Dönem sonları karne sevinciyle birlikte muhasebedeki bilanço dönemi gibi değerlendirilebilir. Eksiğimiz, fazlamı; iyi yaptıklarımız, eksik bıraktıklarımızın değerlendirildiği dönem sonlarıdır. Bu dönem içinde MEB’lığı ortaokuldan liseye geçişte yapılan sınavların değerlendirmesini yayımladı. Bilimsel, kapsamlı oldukça iyi bir çalışma. Eğitime kafa yoranlar için son derece önemli bilgiler içeriyor. Sunulanın dışında illere, ilçelere, okullara ilişkin değerlendirmeleri meb’in internet sitesinden bulmak mümkün.

***

Çalışma öğrencilerin akademik düzeyleriyle ilgili. Geçmiş yıllara göre iyiye doğru kıpırdanmanın olduğunu memnuniyetle söyleyebilirim. Ülkemizde gelişme sağlayacaksak önce eğitimin sorunlarını çözmemiz gerekiyor. Ancak on yedi milyon öğrenci, bir milyon öğretmenle bu işler sanıldığı kadar da kolay değil. Sayın bakanımızın belirttiği gibi, “Uzun tren kadarının yönünü değiştirmek” öyle sanıldığı gibi kolay bir iş değil.

***

Öğrencilerin akademik gelişimlerinin ölçülmesinin yanında hitap ettiğim, çevremdeki meslek lisesi dokuz ve onuncu sınıftaki öğrencilerin de davranışlarından dönem içinde gözlediklerimi kısaca aktarmak istiyorum.

***

*Liseye gelmiş olmasına rağmen okuma-yazmada, matematik dört işlemi yapmakta zorlanan öğrencileri görüyorum. Her geçen yıl bu tip öğrencilerin sayılarının birkaç öğrenci daha arttığını görüyorum.

***

*Sigara bağımlılığı her geçen gün daha da artıyor. Özellikle kız öğrencilerde artış oranı erkeklere göre daha fazla. O kadar ki öğrenciler okulun hemen çıkış kapısında sigara içmekten çekinmiyorlar. Derse çağırdığımda, “Hocam yeni yaktım israf olmasın” diyecek kadar ileri gidebiliyorlar. Okul etrafındaki bayiler, tütün satan dükkânlardan, on sekiz yaşından küçüklere sigara satışı yasak olmasına rağmen çok rahat tane veya paket sigara alabiliyorlar. 

***

*Cep telefonu okulların başının belası… Öğrenciler telefonlarından asla vaz geçmiyorlar. Bu durum sınıf, atölye ve diğer ders ortamlarında eğitim-öğretimi ciddi derecede olumsuz etkiliyor, başarıyı düşürüyor. Bu sorun mutlaka bir an önce çözülmeli.

***

*Öğrencilerde şiddet eğilimi çok fazla; en basit sorunlarını bile şiddetle, bağırarak, arkadaşına tekme, yumruk atarak çözmeye çalışıyorlar. Öğrencileri etkisi altında bırakan şiddet bilgisayar oyunları, internet kafeler, diziler tarafından sürekli beleniyor; öğrencileri etkisi altına alıyor.

***

*Öğrenciler hiçbir konuya yoğunlaşamıyorlar. Otuz, kırk saniye bile bir konuya odaklanmıyorlar. Soyut hiçbir konu ilgilerini çekmiyor. Soyut içerikli sanat, matematik, kimya, biyoloji vb. konuları dinlemiyorlar, öğrenmek istemiyorlar.

***

*Çevre bilinci yok. Ellerindeki çöpü üç adım ötede çöp tenekesi olmasına rağmen yere atıyorlar, tükürüyorlar.

***

*Beslenme alışkanlıkları çok kötü. Sabahın köründe hazır cip türü yiyecek ve kola ile kahvaltı edenlerin sayısı çok arttı. Sabah kahvaltı niyetine enerji içeceği içen öğrenciler bile var.

***

*Kalem, defter, silgi, kitap getirme alışkanlığı neredeyse kalmadı. Özellikle kitaplar devlet tarafından ücretsiz verildiği için öğrenci tarafından bir değer olarak görülmüyor; yırtılıp etrafa atılıyor, sayfaları koparılıyor, çiziliyor, karalanıyor. Sınava giren öğrencilerin yarısının kalemi bile olmuyor. Bir kalemi sırayla beş, on öğrenci kullanıyorlar.

***

*Özellikle meslek liseleri için önem ar eden teknik resim ve malzemelerini öğrenciler çoğunlukla getirmiyor. Biri olsa diğer malzeme getirilmediği için başta teknik resim olmak üzere teknik içerikli dersler olması gerektiği gibi işlenemiyor.

***

*Öğretmen eğitim-öğretimin temel unsurlarından birisi. Son yıllarda görüyoruz ki öğretmene dönük şiddet olaylarında belirgin artış var. Bu durumun endişe verici olduğunu söylemek istiyorum. Öğrencilerin, velilerin bir bölümü öğretmeni kendilerine tabi olan, hizmetkârı olarak görmeye çalışıyor. Bu da öğretmen kimliğini öğrencinin gözünde olumsuz etkiliyor. Öğrenci öğretmeni sadece not alıp geçeceği, sonra da arkasını dönüp gideceği kir şahsiyet olarak görüyor.

***

*Eskiden okullarda “Adab-ı Muhaşeret” kuralları dersi vardı. Bugün ki anlamıyla görgü ve nezaket kuralları. Bu çerçeveden baktığınızda öğrencilerin bazıları günden güne kabalaşıyor. Öğretmen, büyüklerine, arkadaşlarına, okulun idarecilerin nasıl hitap edeceğini bilemiyor. Mahalle arkadaşlarıyla nasıl konuşuyorsa öğretmenlerle de öyle konuşmaya çalışıyor.

***

*Okumayan insan asla kendisi geliştiremez. Okulun kütüphanesi sürekli açık; koridorlarda, kantinde, bekleme salonunda raflarda güncel kitaplar olmasına rağmen öğrencilerin ilgisi çekmiyor. Üç yüz elli civarında öğrencinin içinde haksızlık etmeyeyim iki öğrencinin kitap okuduğunu gördüm. Onları kitap okurken gördüğümde de gözlerim yaşardı(!) Öğrenciler kitap okumadıkları için kelime hazneleri zayıf, okuduklarını, söylenenleri anlamıyor; duygu, düşüncelerini ifade edemiyorlar.

***

Eğitim-öğretim dönemini bitirdik. Aktarmaya çalıştıkların karamsar bir gözlükle bakılmış gibi olsa da gördüklerimi aktarmaya çalıştım. Olumsuzlukların yanında elbet pırıl pırıl; başarılı, efendi, hanımefendi, öğrenmeye gayret eden, meraklı öğrencilerimizin de olduğunu biliyorum, görüyorum. Ama iyilerin yanında “eğitimde feda edilecek bir kişinin bile olmadığı” gerçeğini de belirtmek istiyorum.

***

Başarılı, güzelliklerle dolu yeni bir eğitim-öğretim dönemi diliyorum…

 

 

Bu yazı toplam 206 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama