Günün Tarihi:20 Eylül 2019

Bir Temmuz hikayesi de ben anlatayım!13 Temmuz 2019 , Cumartesi


İlhan Düzgün

Yakın tarihimizde Temmuz’larda yapılanları ve yaşananları seçerek hatırlamaya ve seçerek unutmaya çalışsak da!

Hepsi hatırlanmalıdır!

Bizler bize gösterilenler ve yaşadıklarımız üzerinden fikir yürütüyor ve yargılıyoruz.

Tarih zamanla hepsini gerçekleri ile bizimle paylaşacaktır,

Son tahlilde demokratik yaşam ve tam bağımsız Türkiye her zaman kırmızıçizgimiz olarak kalacak.

Tarih yapraklarının tozlarını üfürdüğümüzde,

Zaman öyle yavaş ve radikal insanları değiştiriyor ki, anlamakta zorluk çekiyoruz;

Elli yıl öncesinin tam bağımsız Türkiye için ölümü göze alaları, göze almanın ötesinde ülkesinin askerinin kurşunları ile vurulan, ülkesinin mahkemeleri ile darağacına gönderilenleri ile elli yıl öncesinde onlarla karşı karşıya gelenleri, ölümüne çatışanları şimdi tam bağımsız Türkiye için yerli ve milli taleplerinin peşinde gidiyorlar!

Aynı şeyi isteyip kişisel olarak bu kadar nasıl çatışılır anlamakta bile zorlanıyor insan.

Sanki şimdi de, geçmişte de söylenenin içeriği değil de kimin söylediğine bakarak karar veriyoruz,

SÖYLENEN FİKRİN doğruluğu veya yanlışlığının bir önemi yok!

SÖYLEYENİ onaylayıp onaylamadığımıza bağlı olarak SÖYLENEN FİKRİ yargılıyoruz!

Söyleyeni idam ederken söylenenin peşinden gitmeye devam ediyoruz.

Bu değişim sadece bizim topraklarımızda mıdır?

İnsanın yaşadığı her yerde durum böyle midir bilmiyorum?

Ama gördüklerimiz bizim için durum böyle.

Türkiye’nin gelişiminde bana göre iki büyük kırılma ile

Sizleri 51 yıl öncesinin 15 Temmuz’unda ve sonrasındaki üç beş günü birlikte hatırlayalım;

Hafızamızın pası silinsin, tarafların ve taleplerin nasıl bu kadar keskin dönüşlere sahne olduğunu dada net tespit edelim!

15 Temmuz'da 6. Filo bir yıl öncesinde olduğu gibi 8 günlük bir ziyaret için İstanbul Limanı'na demir attı. Demir atmasından beş saat sonra protesto gösterileri başladı. Dolmabahçe Rıhtımı'nda İTÜ'lü öğrenciler Türk bayrağı çektiler ve İstiklal Marşı okudular.

Gece ise Beyoğlu'nda eğlenmeye çıkan Amerikan denizcilerine, tıpkı 1967'de gelen 6. Filo denizcilerine gösterilen 'ilgi' naylon torbalara doldurulmuş mürekkep ve boya bombaları ile gösterildi.

Amerikan askerlerinin eğlenmesi için genelevler bu ziyarete hazırlanmış, askerlerin eğlence mekanlarına ücretsiz taşındığı, hizmette sınır olmadığı günlerdeyiz.

Aynı gün İTÜ'de devrimci örgütler arasında yapılacak protestolarla ilgili bir toplantı yapılır. Toplantı sonrasında Taksim'e çıkmak isteyen gençleri polis durdurur ve 11 öğrenci önderini gözaltına alır. Ertesi gün bu durumu protesto için Dolmabahçe'deki bayrak yarıya indirilir. Bundan sonraki iki gün içinde polis ve öğrenciler arasında Gümüşsuyu ve Taksim sokaklarında çatışmalar sürer.

ABD askerleri denize döküldü 17 Temmuz günü Teknik Üniversitesi Yurdu basılır. 30 öğrenci tutuklanır 47 öğrenci hastaneye kaldırılacak ölçüde dövülür. Bu baskında polis tarafından yurt penceresinden atılan Vedat Demircioğlu ve iki öğrenci yaralanır. Öğrenci mücadelesinin üssü konumundaki yurda yapılan baskın büyük tepki yaratır. Her üniversiteden öğrenciler İTÜ önünde toplanmaya başlar ve Taksim'e doğru yürüyüşe geçerler. Taksim anıtında yapılan konuşmalardan sonra Deniz Gezmiş'in "Akın var güneşe akın, güneşin zaptı yakın" mısraları eşliğinde öğrenciler filonun demirli bulunduğu Dolmabahçe'ye doğru koşmaya başlar. Dolmabahçe'de kitleyle çatışmayı göze alamayan polisin çekilmesiyle botlara binip kaçamayan denizciler öğrenciler tarafından denize dökülür!

Türkiye’yi komünizmden korunmak, tek tehlikenin komünizm olduğuna inanan gençlerin bir araya geldiği MTTB gençleri, İTÜ’lü ve onlarla birlikte hareket eden devrimci gençlerin ne istediklerine bakmadan kim olduklarında bakarak görevlerini yerine getirmek adına devrimci gençleri hedef aldılar ve 6. Filo yu kıble yapıp namaz kılıp karşı harekete geçmeye hazırlandılar!

O dönemin girift ve karmaşık zincirinde kaybolmamak adına burada kesiyorum!

Bu akışa devam edersek kanlı pazara kadar gideriz!

Ama Temmuz özelinde olayları bir yerinden hatırlamak, gençleri anlamak ve anmak bu günleri unutmamak için bu kadar yeterlidir diye düşünüyorum.

Bu dönemlerde buna benzer yaşanan pek çok olayda karşı karşıya gelen gençlerin talepleri samimi olarak ülkelerinin bağımsızlığı idi ama söylenenlerin değil büyüklerinin öğrettiği gibi söyleyenlerin peşinden giderek açıkça telef oldular!

68 gençliği, benim gibi düşünen pek çok kişinin ortak görüşüne göre de “sadece bu gençleri kaybetmedik, ülkenin yarınlarını da feda ettik o günlerde!”.

Kutlamalara devam!

15.Temmuz 2019.

 

Bu yazı toplam 435 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU