Günün Tarihi:16 Haziran 2019

Dostoyevski’nin köpeği15 Ocak 2019 , Salı


Seyfi Yücel

Rusların dünyaca ünlü yazarı Dostoyevski yaşadığı dönemde etkili konuşmaları ve okuduğu şiirlerle halk tarafından çok sevilir, beğenilir. Dostoyevski’nin şiirleri, hikâyeleri, sözleri halk arasında elden ele dolaşır. Meydan konuşmaları, salon toplantıları ilgiyle izlenir. Coşkuyla karşılanır. Rus halkı üzerinde etkisi, ünü günden güne artmaktadır.

***

Halın yanında Rus Çarı’da Dostoyevski’yi ilgiyle izlemektedir. Ama onun ilgisi halkın ilgisinden farklıdır. Bir gün okuduğu şiir bahane edilerek Dostoyevski polislerce evinden alınarak tutuklanır. Daha sonra hapse atılarak Sibirya’ya sürgüne gönderilir.

***

Hapis yıllarını “Ölüler Evinden Anılar” kitabında anlatır. Hapishane günlerinde insana dair önemli tespitlerinin olduğunu belirtir. Hapishaneye gelene kadar insanları çok iyi tanıdığını fakat hapiste kaldığı süre içinde bu görüşünde yanıldığını söyler. “Kara halk” olarak tanımladığı kitleyle burada karşılaşır, onları anlamaya, çözmeye, iç dünyalarına inmeye çalışır.

***

Dostoyevski sürgünde edildiği hapishanede bir köpek dikkatini çeker. Köpeğin davranışlarını izlemeye başlar. Sabahın erken saatinde koğuşlarından çıkan mahkûmlar, mahkûmlara gözcülük eden gardiyanlar sırayla yemek salonuna giderken köşede duran köpeğe tekme atarak geçerler. Her mahkûm, gardiyan aynı şeyi yapar.

***

İşin garibi köpek bu tekmelerden kaçmaz, aksine her tekme atılmadan önce de köpek hafifçe bacaklarını eğer, kıçını tekme yemeye hazır hale getirir. Bundan da hiç rahatsız olmaz. Dostoyevski’nin yorumuna da göre köpek tekme yemekten zevk alır. Günlerce, haftalarca her sabah köpek aynı kapının önüne gelir, kıçına yüzlerce, binlerce tekme yer…

***

Dostoyevski bir gün köpeğin yanına yaklaşır köpeğin başını okşar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın baktıktan sonra, acı acı bağırarak yanından kaçar.

***

Her gün yüzlerce tekme yemeye, hatta tekme yemek için kıçını hazırlayan köpek Dostoyevski ne zaman görse acı acı bağırarak kaçar. Hatta ona saldırdığı zamanlar olur.

***

Kıçına tekme atadan kaçacağı, ona saldıracağı yerde başını okşayan, sevgi gösteren Dostoyevski’den kaçması, bağırması, saldırması… Tuhaf değil mi? Bu tuhaf durumun mutlaka kendince psikolojik açıklaması vardır. Olmalı…

***

İnsanlar da böyle değil mi? İtilip kakılmaya alışmış, ezilmiş, horlanmış, aşağılanmış, elinden ekmeği alınmış, hakaret edilmiş insanlara sevgi, ilgi gösterdiğinizde kendisine kötü davranana göstermesi gereken tepkiyi size gösterir.

***

Başkalarının yalanlarına çabucak kanan insanlar siz ne kadar doğru söylerseniz söyleyin sizi dokuzuncu köyden kovarlar.

***

Onuncu köyün yolunu tutsanız da insanlara doğru söylemekten, insanları sevmekten, hoşgörüden, dostluktan, paylaşmaktan vazgeçmeyin…

 

 

 

 

Bu yazı toplam 285 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama