Günün Tarihi:20 Eylül 2019

Duruşumuzu yine yedi düvele gösterdik18 Temmuz 2016 , Pazartesi


Ekrem Ürdüç

Türkiye Cumhuriyetinin ve demokrasinin sözde değil, özde yılmaz bekçisi olan milletimizin nasıl destan yazdığına yaşayarak şahit oldum. 1980 darbesinde çocuk olduğumdan anlatılanları, okuduklarımı, fotoğrafları belleğimde yer alırken, darbelerin ve darbe girişimlerinin bu ülkeyi ne kadar geriye götürdüğünü herkes gibi bende iyi biliyorum. Bu Türkiye’nin eski Türkiye olmadığı, artık milletin sözünün geçtiği bir Türkiye olduğunu 15-16 Temmuz tarihinde dosta düşmana, yedi düvele bir kez daha gösterdik.

Terör kıskacında olan ülkenin dört bir yanında askeriyle, polisiyle, milletiyle seferberlik halinde olduğumuz zor bir dönemden geçiyoruz. Her gün gelen şehit haberleriyle üzülürken, içimizdeki hainler meğerse el-avuç ovuşturuyormuş. Bir dost meclisiyle bir araya geldiğim 15 Temmuz gecesi saat 22.00’da İstanbul Boğaz ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerinin asker tarafından abluka aldığına alındığını ulusal ajanslardan takip ediyordum. Herhalde bomba alarmı vardır diye düşündüm. Dakikalar sonra telefonum çaldı ve askeri hareketlilik olduğunu öğrendim. Gece mesleğimin verdiği heyecan ile şehri turlarken, hareketliğin arttığını ve bir şeyleri ters gittiğini anladım. Askeri kalkışma gerekçesiyle Kent Meydanı’nda toplanan gençleri ve atılan sloganları görünce kalabalığın arasına daldım.

Darbe girişiminin ilk dakikaları, ülke bir anda bende dahil şoka girerken şehir meydanında Milletvekilleri Mustafa İsen, Recep Uncuoğlu, Ayhan Sefer Üstün, partili-partisiz insanlar slogan atıyor, darbelere geçit vermeyeceğiz diyorlardı. Herkes şok halinde ve telefonlarla yakınlarına ulaşmaya çalışıyor, meydana çıkma çağrısı yapılıyordu. Herkes sanki afet anı yaşıyordu. Kart 54 gişelerinin bulunduğu yerde toplanan bir başka kalabalığı gördüm ve hemen oraya yöneldim. Çember vaziyeti almış bir guruptu. İçinde Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ve Yusuf Alemdar’ı gördüm. Millet seçtiği başkanlarına sahip çıkıyordu.

Darbe gerçekleşseydi, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nu darbecilere canı pahasına vermeyeceğini anladığım kalabalığı yararak dairenin içine girdim. Başkana geçmiş olsun dileğimi ilettikten sonra kendisi, darbecilere, karanlık ellere asla teslim olmayacağını, ölürse bu meydanda öleceğini söylüyordu. Milletin kararlığını, başkanın dik duruşunu görünce bu milletin Kurtuluş Savaşında sergilediği ferasetine şahit oluyordum.

Dakikalar ilerledikçe, ülkenin dört bir yanında gelen kötü haberler milleti coşturuyor. Herkes seçtiğine, ülkesine, demokrasiye sahip çıkmak adına meydanlara akın ediyordu. Dakikalar içinde dolan meydan sloganlarla inlerken, Sakarya Valiliğinde halkın asker ile karşı karşıya geldiği bilgisi geliyordu. Burada bulunan meslektaşlarımla haberleşiyor, Vali Hüseyin Avni Coş’un makamına giren askerleri bu millet durdurmaya çalıştığını öğrendim. Dakikalar sonra makamına gelen Vali Coş, milletle bütünleşmiş darbeye karşı direniş başlatmışlardı. Yaşanan arbede de yaralılarımızı gören vatandaş, darbeci askeri baskıyla teslim alıyor ve polise elleriyle götürüyordu. Valilik binasını önünde devletine sahip çıkan millet coşkuyla Vali Coş’u göğsüne basıyordu. Bir gurup darbeci asker tarafından tutulan Camili-Karaman yolunu ise bu millet şehir merkezinde otobüslerle, araçlarıyla gelerek yürüyüşü ve dik duruşu açıyordu. İyi haber geliyor, can kaybının yaşanmadığını öğreniyorduk.

Darbeye en büyük tokat Sakaryalılar tarafından vuruluyordu. Ülkenin dört bir yanında büyük bir mücadele başlamış, canları pahasına, tankın, topun, silahların önüne siper olan millet duruşunu gösteriyordu. Sözde Türk Askeri kıyafeti giyen terörist hainler, aziz milletimiz ile karşı karşıya gelmiş bu ülkenin dört bir yanından ikinci bir Kurtuluş mücadelesi başlamıştı. Milletin meclisi bombalanıyor, başkent bombalanıyor, İstanbul ve Ankara sokaklarında tanklar yürüyor, insanlar helikopterlerle taranarak öldürülüyordu. Vergileriyle alınan takın, topun üstüne oturan bu millette, darbecilere karşı koyuyor, silahsız bir şekilde bu girişimi canlarıyla püskürtüyordu. Milletimiz hainlere karşı göğsünü siper ediyor, imanıyla karşı duruyordu. Meydanlarda sabahlara kadar uymadan tutulan demokrasi nöbetleri, hainlerin planlarını bozuyor, birlikteliğimizi pekiştiriyordu. Kahraman milletimiz, yüce devletimizle birlikte İstiklal Marşı’nın 10 kıtasında da yer alan her mısrayı gerektiği gibi yaptı.       

15-16 Temmuz tarihleri ile milletin duruşunu, nasıl bir millet olduğumuzu bütün Dünya artık bir kere daha görüyordu. Dünya’nın hiçbir yerinde milletin bu kadar birlik ve beraberlik içerisinde olduğu bir başka ülke yoktur. Hükümetin her şeyi kontrol altına alması, kahraman Türk ordusu ve polisi, içimizdeki hainleri tek tek kodese atıyordu. Darbecilerin hak ettiğini cezayı alacaklarına canı gönülden inanıyorum. Ancak kına yakarak, davulla zurnayla peygamber ocağına gönderdiğimiz evlatlarımızı, tatbikat var diye kandıran zihniyet en büyük darbeyi milletten yedi, yemeye de devam edecek.

Kısaca bu milletin duruşu, seçilmişlerine, demokrasiye sahip çıkışı, vatanını canı pahasına koruması, tıpkı Kurtuluş Savaşında kazması, küreği, sopasıyla bu vatanı kurtaran dedelerimiz-ninelerimiz gibi torunları da aynı kararlığı gösterdi. Bu millet bir oldukça, diri oldukça sırtı asla yere gelmeyecek, her oyunu bozacak ve kendi kararını kendi verecektir. Geleceğimizi karartmak isteyen bu girişim, tarihi bir direniş ile bertaraf edilmiştir. Geçmiş olsun Türkiyem, geçmiş olsun Sakaryam. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Bu uğurda canını veren demokrasi şehitlerine Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Bu yazı toplam 547 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU