Günün Tarihi:17 Ekim 2019

EĞİTİMLİ VE EĞİTİMSİZ TERAZİSİ...3 Ekim 2019 , Perşembe


Özlem Doğan

Giriş cümlem biraz garip gelse de ne yazık ki her ülkede böyle bir terazi var. Bu terazinin dengede kalması daha doğrusu, insanların bir arada huzurla yaşaması ancak hukuki ve demokratik doğru yaptırımlarla mümkün. Fakat bu terazi arasında ki uçurumun arttığı ülkelerde hukuk ne kadar işe yarar ya da ne kadar sağlıklı bir hukuk sistemi olabilir, o da ayrı mevzu.

   Toplum olarak yaşadığımız her sorunun temeline indiğimizde taşın altından bu sihirli ve içine çok şey sığdıran "EĞİTİM" kelimesi çıkıyor...
   Bu yazıya başlamadan önce niyetim aslında sınav çocukları ve ailelerine değinmekti. "Yarış atı" gibi bir benzetmeye maruz bıraktığımız çocuklarımızdan söz etmekti. Aileler hırslı olsun veya olmasın ne yazık ki çocuklar bir türlü doğru düzgün tanımlayamadığımız sistem içinde bu hale gelmekteler. Gelecek kaygısı; işte kilit nokta...
   İnsan ülkesinde huzur içinde ve bu kaygıyı duyumsamadan yaşayabilmek ister. En doğal hakkıdır da bu istek. Cumhurbaşkanımızın; "Her üniversite mezunu iş sahibi olacak diye bir şart yok" dediği yerde, kaygılar daha da artıyor tabi. Çocuklarımıza insani değerlerimizi işleyemeden, aile ile daha çok zaman geçirmenin, çocukluğunun tadını çıkarmanın öneminden önce "Matematikten, fen bilgisinden, türkçeden kaç net çıkarıyorsunun?" davasına düşüyoruz bir çoğumuz. Oysa ilk kaygımız ona insani değerler, sevgi ve adalet duygusu aşılayabilmek olmalı...
   "Herkes üniversite okuyacak diye bir şey yok" diyeceksiniz belki; işte bu noktada eğitimlinin ve eğitimsiz sayısının arasında artacak uçuruma dikkat çekmekle birlikte şunu da hatırlatmak isterim; Kişi ne iş yaparsa yapsın, alanında uzman olur ise ancak her türlü, kişilik, düşünme ve üretim kabiliyeti artar. Muhakeme yeteneği artar. İster ziraatçi olsun, ister marangoz, ister ise kaynakçı ya da kaportacı...

   Toplumun örf ve adetlerini temsil eden folklorik kültürden söz etmiyorum. Eğitimle alacağı toplumsal iletişim ve toplumsal uyum eğitiminden, pozitif bilimlerin getirisi olan mantık muhakeme yetisiyle düşünebilen ve asgari müşterekte ortak dili konuşabilen bir toplumdan söz ediyorum. Eğitimli ve eğitimsiz sayısı arasında ki uçurumla doğru orantılıdır iletişim. Şayet bu terazinin dengesi iyi oturmaz ise toplumun her konuda ki dengesi olumsuz şekilde etkilenecektir. İletişim için ortak dil gerekli fakat aynı ulusal dil içinde yani aynı ana dili paylaşırken, birbirini bir türlü anlamayan insanların olabildiği de bir gerçektir. Ve bu gerçeklik bizi hiç istemediğimiz bir çatışmanın eşiğine sürükleyebilir. Toplumsal çatışmanın olduğu yerde ise birlik ve beraberlikten, ülkenin kalkınabilmesinden söz edemez hiç kimse. İşte bu noktaya, o taşın altında ki anahtara, tekrar dönüyoruz "EĞİTİM"...
   Bir ülkenin gelişmesi, ilerlemesi, güçlü olabilmesinin önündeki en önemli yatırım, en önemli koşul "Çocuklarına yaptığı yatırımdır ve bu yatırım kuşkusuz ki; iyi bir eğitimdir"...
 

 

 

Bu yazı toplam 101 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU