Günün Tarihi:15 Aralık 2019

FEDAKARLIK-221 Eylül 2019 , Cumartesi


İl Müftüsü İhsan Açık

Bu hayatta hepimizin, uğrunda fedakârlık yapması gereken kişiler ve değerler vardır. Şüphesiz bunların başında varlık sebebimiz olan cefakâr anne-babalarımız gelir. Çünkü onlar bizi, türlü meşakkatle, şefkat, merhamet ve sabırla büyüttüler. Bizleri bugünlere getirdiler. O halde anne-babalarımıza karşı evlat olmanın getirdiği görev ve sorumluluklarımız yanında, onların gönlünü hoş tutabilmek, rızalarını alabilmek için bir takım fedakârlıklar gerekir.

Bir gün sahabeden bir kadın elinde kenarları dokunmuş bir kumaşla Peygamberimizin yanına gelir ve “Bunu giymeniz için kendi ellerimle dokudum” der. O günlerde böyle bir giysiye ihtiyacı olan Efendimiz, bu hediyeyi kabul eder. Onu üzerine alır ve ashabının yanına gelir. Ashaptan biri bu yeni giysiyi görünce, Allah Resulünden kendisine hediye etmesini ister. Bu isteği geri çevirmez Rahmet Elçisi; evine döner dönmez kumaşı katlayarak ona gönderir. Fakat ashaptan bazıları, bu durumu hiç hoş karşılamaz ve o şahsa: “Kendisinden bir şey isteyeni asla geri çevirmediğini bildiğin halde ondan bu giysiyi neden istedin.” diye çıkışır. Bu sahabe, onu giymek için değil, Allah Resulüne ait bir giysiyi kendisine kefen yapmak için istediğini belirtir. Ve dediği gibi de olur. (Buhari, Libas, 18, Cenâiz, 28)

İşte Peygamberimiz (s.a.s)’in fedakârlığa dair bu ve benzeri nice örnek tutumu, Muhacirlere gönlünü açan, malını mülkünü onlarla paylaşan Ensar’ı insanlık medeniyetine takdim etmiştir. Varını yoğunu Allah yolunda tereddütsüz feda eden Hz. Ebu Bekir ve Osman bu sayede fedakârlığın sembolü olmuştur. Hz. Hamza, Mus’ab ve daha nice kahramanımız inancı, bayrağı, vatanı ve insanca yaşanılabilecek bir dünya uğrunda canından geçerek fedakârlığın zirvesini bizlere göstermiştir.

“… Onlar, Muhacirlere verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”(Haşr, 59/9) Medineli aileye, Allah Teâlâ'nın hoşnutluğunu ve övgüsünü kazandıran bu özverili davranış, îsârın en güzel örneklerinden biridir. Bir şeyi veya bir kimseyi diğerine tercih etme anlamına gelen “îsâr”, kişinin, başkalarının çıkarlarını ve ihtiyaçlarını kendi nefsine öncelemesi, kendisi muhtaç durumda olsa da imkânı nispetinde öncelikle başkasının ihtiyacını karşılama gayretinde olması anlamına gelen bir ahlâk terimidir. Îsâra giden yolun başında ise fedakârlık, yani özveride bulunma vardır.

Bugün sahip olduğumuz dinî değerlerimizdenvatanımıza, bayrağımıza, özgürlüğümüze, malımıza,sıhhatimize kadar her bir değerimiz birilerinin fedakârlığının bir neticesidir. Fedakârlık, paylaşmanın,diğerkâmlığın adıdır; insanın sahip olduğu şeylerden birbaşkası için feragatte bulunabilmesidir. Bir görev, birsorumluluk, bir zorunluluk değil, bir gönüllülüktür. Fedakârlık; kişinin ulvi bir gaye uğrunda kimi zamanmalından, kimi zaman uykusundan, kimi zamanrahatından, kimi zaman da canından vazgeçebilmesidir.

Ailemizde fedakârlık, sadece birbirimizin maddi vemanevi ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değildir. Asılfedakârlık, sevgi, sadakat ve muhabbetimizi artıracakvesileler aramaktır. Göz aydınlığımız çocuklarımızıinsanlığa faydalı birer evlat olarak yetiştirebilmek için vargücümüzle çabalamaktır. Körpe dimağları zehirleyen,yarınları çalıp yok eden zararlı akımlar ve alışkanlıklarkarşısında ailemize kalkan olabilmektir. Acıya, yokluğa,zorluğa birlikte tahammül edip katlanabilmektir.Komşularımıza, akrabalarımıza ve kardeşlerimizekarşı fedakârlık, sevincimizi, kederimizi, varlığımızıyokluğumuzu birbirimizle paylaşabilmektir. Kardeşimizekarşı fedakârlığımız, yokluğu, sıkıntıyı kardeşimizin değilkendimizin göğüsleyebilmesidir. Kardeşimiz mahzun ikenonun hüznüne ortak olabilmek, mazlum iken onun uğramışolduğu zulmü iliklerimize kadar hissedebilmektir.Milli ve manevi değerlerimize karşı fedakârlık ise,yeri geldiğinde din için, vatan için, bayrak için, ezan için, namus için ve yarınlarımız için candan, anadan, yardangeçebilmektir.

Ne hazindir ki, bugün insanlık maddeye esir olmayı,birileri açken daha çok kazanmayı, bencilliği ve diğeriniyok saymayı mubah sayan bir zihniyetin kıskacı altındadır.Böyle bir ortam, inancımızdan doğan kardeşliğimizin birtezahürü olan fedakârlık, îsâr, paylaşma gibi daha niceözgün değerimizin aşınmasına hatta kaybolmasınasebebiyet vermektedir. Günümüzde niceleri yavrusu, anne-babası, yakınları, komşuları, kardeşleri ve kutsal değerleriiçin fedakârlık göstermesi gerektiğinde bundan uzakdurabilmektedir. Sadece kendini düşünme zihniyetine esirolmuş niceleri kendilerini fedakârlığın getirdiği huzur vebereket ikliminden mahrum bırakabilmektedir.

Hayat, acısı ve tatlısıyla bir imtihandır, mücadeledir.Acımızı, kederimizi birbirimize fedakârlığımızlahafifletebiliriz. Neşe ve sevincimizi birileriyle paylaşmaklaçoğaltabiliriz. Unutmayalım ki, insanlık demek birlikteyaşamak, birlikte yaşamak da fedakârlık demektir. (DİB Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Hutbe, 14.08.2015)

 

Bu yazı toplam 180 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU