Günün Tarihi:24 Nisan 2019

GAYRİMENKUL HUKUKU14 Nisan 2019 , Pazar


Orhan Sinan Dural

Ülkemizde inşaat sektörünün ekonominin lokomotifi olduğunu ve birçok başka sektör için yeni iş olanakları açtığını haberlerden duymuşsunuzdur. İşsizliği azaltması bir yana vatandaşlarımız içinde güvenli bir yatırım aracı olması, inşaat sektörünün önemini arttırmaktadır. Fakat bildiğiniz üzere bu sektörde herşey güllük gülistanlık değildir. Doğası gereği değeri çok yüksek olan arsa ve gayrimenkul gibi inşaat ürünleri hakkında kurulan satış, kira, eser ve buna benzer sözleşmelerden çıkan uyuşmazlıklar, halkımızın başını ağrıtmaktadır. Bu yazımda siz değerli okuyucularıma gayrimenkul hukukunda dikkat etmeniz gereken en temel noktalar hakkında bilgilendirme yapacağım.

            Öncelikle bilmeniz gereken ilk şey; arsanızı yahut dairenizi hukuka uygun bir şekilde satmak istiyorsanız yolunuz illa ki tapu dairesine düşecektir. Çünkü hukuk düzenimizde öngörüldüğü üzere taşınmaz satışları resmi şekle tabiidir ve taşınmaz satış sözleşmelerini düzenlemeye yetkili tek memur tapu memurudur. Bir başka deyişle evinizi ve arsanızı sözlü olarak ya da adi yazılı şekle tabi olarak satamazsınız. Bir ev almak istediğinizde ev sahibi ile oturup tüm aklınızdakileri kağıda döküp; satış bedelini, evin ada-pafta-parsel olarak hangi arsada olduğunu evin adresini yazmanız ve imzalamanız halinde bile bu satış geçerli olmayacaktır. Bu açıklamalardan sonra noterde yapılan satış sözleşmeleri geçerli midir diye düşünebilirsiniz. Yukarıda açıkladığımız gibi taşınmaz satış sözleşmesini yapmaya yetkili tek memur tapu memurudur. Fakat hukukumuzda “taşınmaz satış vaadi sözleşmesi” kavramı mevcuttur. Bu sözleşme ilerideki bir tarihte tapu memurluğunda yapılacak “taşınmaz satış sözleşmesinin” hangi şartlarla yapılacağını bugünden belirleyen bir ön sözleşmedir. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki ön sözleşmeler de ileride yapılacak asıl sözleşmelerin şekline uygun olarak yapılmakla geçerli olur. Yani taşınmaz satış vaadini her ne kadar tapu memuru önünde yapmak zorunda olmasak da resmi şekle tabi olacağı için noterde yapmak zorunluluğu mevcuttur.

            Çok yaygın olarak kurulan diğer bir sözleşme de “kat karşılığı inşaat sözleşmesidir”. Bu sözleşmenin bir diğer adı “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir”. Bu sözleşme tipi kanunda açıkça düzenlenmiş değildir fakat arsa payı taşınmaz olduğu ve sözleşme içinde bunun devri kararlaştırıldığı için resmi şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Yani bu sözleşmeyi yapmak için müteahhidin ve arsa sahibinin notere giderek bu sözleşmeyi yapmaları sözleşmenin geçerliliği için bir şarttır. Bu sözleşme kurulduktan sonra müteahhidler projenin inşaatı devam ederken; kredi faizi ödemeden projenin finansmanını sağlamak adına adi yazılı olarak daha yapılmamış ileride tamamlanacak daireleri proje üstünden satmaktadırlar. İlk bakışta yukarıdaki açıklamalarımıza ters düştüğü için geçersiz olacağını düşünebileceğiniz bu sözleşmeleri Yargıtay bazı durumlarda geçerli kabul etmektedir. Fakat bu durumun teknik detaylarıyla siz değerli okuyucularımın kafasını karıştırmamak ve yazımı da daha fazla uzatmamak adına yazımı burada sonlandırıyorum. Haftaya gayrimenkul hukukunda kalan noktaları tamamlamak üzere, hoşça kalın.

 

Bu yazı toplam 167 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama