Günün Tarihi:16 Haziran 2019

Gaziantep izlenimleri12 Şubat 2019 , Salı


Seyfi Yücel

Yaşadığını şehirden bir başka yere gittiğinizde ister istemez etrafa alıcı gözle bakıp, kendi şehrinizle kıyaslama yaparsınız. Elbet herkesin durduğu yer, bakış açısı, ilgi alanı, baktıkları, gördükleri farklıdır; farklı olmalıdır. Aynı sokaktan, caddeden birlikte yürüyenlere sokağın, caddenin sonunda vardığınızda gördüklerini sorsanız mutlaka farklı şeyler söyleyecektir. Çünkü herkesin ilgi alanları farklıdır. Öyle de olmalıdır. Geçtiğimiz günlerden Gaziantep’e gittim. Birkaç gün içinde yoğun çalışma programımızdan vakit buldukça şehri görmeye, anlamaya, hissetmeye çalıştım. İzlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne ilk gidişim olduğunu belirtmek istiyorum. Bugüne kadar gitmek kısmet olmadı.

***

Havaalanı şehre önemli prestij kazandırıyor. Havaalanı olan bir şehir sıralamada birkaç tık yukarıda olduğunu söyleyebilirim. Gaziantep havaalanı diğer illerde gördüğüm; hatta yurtdışında gördüğüm havaalanlarından daha iyi durumda. Pisti, yer hizmetleri uluslararası nitelikte olduğunu belirtmek isterim. Şehre ulaşım oldukça kolay; uçak tarifeleri ile eşleştirilmiş otobüs seferleri şehre ulaşımı kolaylaştırıyor. Oldukça uygun fiyata yaklaşık yirmi dakikada kaldığını yere ulaşmak mümkün. Şehre götüren yol da duble, iki şeritli, zaman zaman üç şeritli oldukça güzel bir yol.

***

Sabahın ilk ışıklarıyla otobüse bindik şehre doğru ilerliyoruz. İlk dikkatimi çeken yol boyunca ve şehre girdikten sonra Türk Bayrağı ile donatılmış. Şehre girdiğimizde, çarşıda dolaştığımızda da aynı güzelliği gördüm. Evler, dükkanlar Türk Bayrağı ile donatılmış. Milli bayram, mahalli kurtuluş günlerinde olduğu gibi şehir bayraklarla süslenmiş.

***

Bayrakla beraber bağlantılı olarak girdiğim dükkan, lokanta, iş yerlerinde Atatürk resminin de olduğunu gördüm. Ayrıca tarihi çarşılardan birinin ortasında çok güzel tasarlanmış rölyefle birlikte Atatürk’ün bugüne kadar duymadığım şu sözünü gördüm: “Türküm diyen her şehir, kasaba ve en küçük Türk köyü Gazianteplileri kahramanlık örneği alabilirler” sözü Gaziantep’in Türiye Cumhuriyeti ile ne kadar kenetlendiğini gösteriyor.

***

Raylı sitem hayalimiz. Biz hayal ederken Gaziantepliler yirmi yıldır raylı sistemi kullanıyor. Şehri boydan boya, on kilometre mesafede vatandaşa hizmet veriyor. Yedi kilometre daha eklemek üzere çalışmalar başlatılmış.  Şehirde dolmuş, minibüs kullanılmıyor. Tramvay, halk otobüsleri vatandaşa ulaşım hizmeti veriyor. Şehrin ana caddelerinde çift şeritli, üst, alt geçitlerle trafik vızır vızır akıyor.

***

Organize sanayi bölgesinde çalıştık. Makine ağırlıklı fabrikalar tıkır tıkır çalışıyor. Ticaret sanayi odası osblerin merkezine yönetim, eğitim merkezi özel meslek lisesi yapmışlar. Yol üzerinde de on katlı meslek lisesi öğrenci yurdu yapışlar. Kırsal bölgelerden öğrencileri yatılı okutup, gençlere meslek öğretiyorlar, gelişmiş sanayi sitelerine teknik eleman yetiştiriyorlar.

 

Gördüğüm resmi daireler, kurumlar oldukça güzel oldukça ferah; ulaşımı kolay, etrafı otoparklarla donatılmış. Yol güzergahında devlet hastanesinin ek binası dikkatimi çekti; bizi araştırma hastanesinin iki katı büyüklüğünde… Aslı kim bilir ne kadar?

***

Bir şehrin kimliği tarihi eserlerle güçleniyor. Gaziantep tarihi zenginlik açısında olukça şanslı… Kale altı bölgesi tarihi eserlerle dolu; çarşılar, dükkanlar, camiler, kiliseler, çeşmeler, anıtlar… Güzel olanı her tarihi eser aslına uygun özenle restore edilmiş, insanların hizmetine sunulmuş. Yani tarihi eserler etrafı çevrilip insandan arındırmak yerine insanlarla bütünleştirilip, yaşanır hale getirilmiş. Özellikle ışıklandırmayla insan izlemeye doyamıyor. Kendinizi yüz, iki yüz, üç yüz, asırlar öncesinde yaşar gibi oluyorsunuz.

***

Esnaf çarşıları da aynı şekilde; esnaf çarşılarında gezerken temiz, düzenli, bakımlı olduğu dikkatimi çekiyor. Büyükşehir belediyesi her dükkana, her sokağa, her köşeye dokunmuş; aslına uygun yenileyerek esnafların hizmetine sunulmuş. Sadece görünen yüzleri değil en uçtaki çıkmaz sokağın içindeki dükkanlar da aynı hizmeti almışlar. Çarşıların içlerinde, küçük meydanlarında anıtlarla, lahyalarla mimari desteklenmiş. Esnaf çarşısının tama ortasında Ahi Evran anıtı ve ahi ilkelerinin lahyalarıçarşıyo anlamlandırıyor. Her köşe başında tarihi kahramanların figürleri, hayat hikâyeleri zikredilmiş. Bunlar şehre anlam, bütünlük, kimlik kazandırmış.

***

Gazaiantep demek yemek, mutfak demek… Şehrin değişik yerlerinde gördüğüm, “Yemeğin dünya başkenti” de bu konuda iddialı olduklarını gösteriyor. Birkaç denememizde de bu sloganın altının dolu olduğunu gördüm. Bölgenin meşhur yemeklerini sunan mekanlar şehrin kimliğine uygun, yemekler gerçekten çok harika, sunum olağan üstü. Yemeklerimiz meşhur deyip kendilerini kasmıyor, müşterilerini kapıda sıra bekletmiyorlar; fiyatları abartmıyorlar. Yörenin lezzetlerini tattıktan sonra döndüğümde birkaç gün yemek yeme ihtiyacı hissetmedim.

***

Türkiye büyük bir ülke; her köşesi ayrı güzellikte… Bu güzelliklerden birisi de Gaziantep… Birkaç gün de olsa Gaziantep’i görme, yaşama, hissetme imkânımı oldu. Sizlerle paylaşmak istedim. İzlenimlerimde gördüklerimi şehrimizle karşılaştırmayı, değerlendirmeyi de siz değerli Yenigün okuyucularına bırakıyorum…

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 343 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama