Günün Tarihi:22 Ekim 2017

 

 

Güç ve paylaşım Savaşları...9 Ekim 2017 , Pazartesi


Murat Kaba

Eylül ortası İspanya’ya gitmiştim... bu sefer iş için değildi. 13 yaşındaki oğlum Kağan’la 5 gün beraberdik...

 

Barselona ve Girona’yı içine alan bir turistik seyahat... Yani Katalonya bölgesinin 4 şehrinden 2 büyük şehrini gezdik... 

 

Hatta Barselona’da hergün referandum ve bağımsızlık gösterilerinin içine düştük...  

 

Kağan da sordu tabii bana ve dilim döndüğünce tarihten hatırladığım kadarı ile anlattım:

 

Katalonya 10. ve 18.  yıllar arasında bağımsızdı... Katalonya 1714 yılında İspanya Kralının ordularına yenik düştü... İkinci İspanya Cumhuriyeti dönemine gelince 1932 yılında özerklik ilan ettiler ardından İspanya’nın başına Francisco Franco gelince diktatörlük başladı ve Katalonya’ya kültür ve diki üzerindenbaskı oluşturuldu vs vs 1975’te Franco ölünce Katalonya da özerklik kazandı... Ama bugün birçok Katalan bundan daha fazlasını istiyor... 

 

Neden mi? 

 

Bunun için sizlere son yıllarda olanları hatırlatmam lazım:

 

Şöyle dinlediğiniz veya okuduğumuz haberleri hatırlamanızı isteyeceğim...

 

Sizce Asya Pasifik’ten Ortadoğu’ya, Latin Amerika’dan Orta Asya’ya, Doğu Avrupa’dan Afrika’ya dünyanın dört bir tarafında açık bir paylaşım ve güç savaşı yaşanmıyor mu?

 

Ukrayna’da, Yemen’de ve Suriye’de bu kapışma açık açık bir çatışmaya halini almadı mı?

 

Kuzey Kore, Afganistan, Libya,  Pakistan her an çatışma potansiyeline sahip değil mi?

Halihazırda dünyanın dört bir yanında savaş, çatışma ve kriz var. 

Fiziki olarak savaş veya çatışma görmeseniz bile Katalonya’daki gibi gerginlik olan geçici olarak dondurulmuş olup işte şu günlerde çıkan bir çok bağımsızlık söylemi yok mu?

Yani; bir tür egemenlik, güç ve paylaşım savaşlarının arifesindeyiz. 

Ben şunu bilirim; serbest kapital ekonomide içine düşülen çok yönlü tıkanıklıktan yeni savaşlar, çatışmalar ve krizlerle aşma arayışları olur hep.. 

Bakınız mesela Latin Amerika ülkelerine...

Güney Amerika’yı kendi yörüngesinde tutarak bu kıtayı yeniden sömürgeleştirmek için harekete geçen ABD iki büyük petrol ülkesi Brezilya ve Venezuela’yı kaosa sürüklemedi mi?

Her iki ülkede de muhalefeti kullanarak iç karışıklığa yol açtı. Brezilya’da parlamento darbesiyle iktidara kendisine yakın isimleri getiren ABD, benzer bir darbe sürecini de Venezuela’da gerçekleştirmek istiyor. 

Trump, işbaşına gelir gelmez Küba ile uğraşmaya başladı, yeni yaptırım kararlarını devreye soktu.

Bu bölgelerdeki sıcak savaşların yanında bir de her an bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşıyan krizler de var. Geçen hafta yazdığım gibi Kuzey Kore merkezli tırmandırılan gerginlik, Güney Çin Denizi’nde birçok ülkenin dahil olduğu adalar ve kıta sahanlığı sorunları bunlardan sadece bazıları.

Rusya, Ukrayna’dan Suriye’ye, Irak’tan Yemen’e uzanan coğrafyada ABD ile açıkça bir güç savaşında...

Güney Asya’daki bir diğer çatışma merkezi ise Myanmar, Bangladeş ve Tayland. Yeni stratejinin hemen ardından Myanmar’da Arakan krizi patlak verdi.

Arakan’daki Rohingya krizinin bir benzeri de komşu Tayland’da yaşanıyor. Tayland'ın güneyinde yer alan ve Malezya ile Tayland arasında kalan Patani’de Müslüman azınlığın haklarını savunacağız diye ortaya çıkan radikal İslamcı hareketlerle Tayland arasındaki çatışmalar uluslararası bir krize dönüşmek üzere.

Güç ve paylaşım kavgası Suriye, Yemen, Irak, Libya, Somali gibi ülkelerde zaten çoktan açık bir savaşa dönüşmüştü. Fiili bir çatışmaya girmeyen ABD ve Rusya savaşın farklı tarafları üzerinden bölgede hakimiyet kurma arayışında. 

Suriye cephesinde Rusya’ya İran ve Lübnan destek verirken, ABD ise İngiltere, Fransa gibi ülkelerle çeşitli radikal İslamcı hareketlerle hareket ediyor. Benzer bir çatışma Libya, Nijerya, Cibuti, Somali gibi Afrika ülkelerinde de yaşanıyor.

Kriz ve güç kavgaları içinde içten içe sinsice giden iki ülke daha var. Birincisi Japonya, ikincisi ise Almanya. Çin, Rusya ve Kuzey Kore ile ihtilaflar yaşayan Japonya uzun zamandır emperyalist yayılmacılık planlarını gerçekleştirmek istiyordu. 

Japonya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez askerlerini ülke dışında, Güney Sudan’da görevlendirdi.

Japonya ile benzer şekilde her iki dünya savaşının tetikleyicisi Almanlar da dünyanın dört bir yanına asker yollamaya başladı. Orta Asya’dan Balkanlar ve Ortadoğu’ya kadar her tarafta Alman askerlerini görmek mümkün. 

Almanlar artık ABD’ye kafa tutmaya hazırlanıyor...

Evet. Şimdi böyle bir ortamda ekonomide ve uluslararası ticarette büyük bir çıkış beklemek tabii ki çok doğru olmaz. 

İyi pazarlar...

 

Bu yazı toplam 71 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama



 


 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ