Günün Tarihi:25 Mayıs 2019

İnsana Yakışan Yakarış15 Mart 2019 , Cuma


İl Müftüsü İhsan Açık

DUA

Çağırmak, seslenmek, davet etmek, istemek ve yardım talep etmek anlamlarına gelen DUA sözü, Allah’ın yüceliği karşısında insanın aczini ve zaafiyetini itiraf etmesi, sevgi ve saygı ile O'nun lütuf ve yardımını, dünya ve ahirette nimetler ve iyilikler ihsan etmesini dilemesidir. Kişinin üzerindeki sıkıntı, dert ve belayı gidermesi, günah, hata ve kusurlarını bağışlaması için Yüce Allah’a yalvarıp yakarması ve O'na hâlini arz edip niyazda bulunmasıdır.

Dua, İlâhî Emirdir, “Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin.” (A’râf, 7/55, “Allah'a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin.” (A'râf, 7/56)

“Ey Allah’ın kulları! Size dua etmenizi tavsiye ederim.” (Hâkim, De’avât, I, 493; Tirmizî, De’avât, 102)

“Allah’ın fazlından isteyin, çünkü Allah kendisinden bir şey istenmesini sever. En faziletli ibadet (dua edip) bir sıkıntının kalkmasını beklemektir.” (Tirmizî, De’avât, 116)

Dua, İbadettir, ”Dua, ibadetin özüdür.” (Tirmizi, Daavât, 1), ”En faziletli ibadet duadır.” (Hâkim, De’avât, I, 491)

Dua etmemek Allah’ın gazabını celbeder, Kim Allah’a dua etmezse, Allah ona gazap eder” (İbnHıbbân, Zikir ve Dua, No: 890)

Dua, müminin manevî silahıdır, ”Dua, müminin silahıdır; dinin direğidir; göklerin ve yerin nurudur” (Hâkim, De’avât, No: 1812)

Şu fâni dünyada bizleri huzura erdiren; zorluklar karşısında direncimizi artıran; ümitlerimizi ve istikbale dair ideallerimizi diri tutan büyük bir nimet vardır. Bu nimetin adıdır, DUA. Yüce Rabbimizin bizlere bahşettiği bir rahmet ve bereket kapısıdır. Dua, Allah’a iman ve teslimiyetimizin, kulluk bilincimizin bir ifadesidir. Bizleri bir an olsun terk etmeyen, yalnız bırakmayan bir Rabbimiz olduğu şuurunun tezahürüdür. Hamd ve şükür ile Allah’ın yüceliği karşısında acizliğimizin itirafıdır dua. Dua, varoluşun keşfidir. Bizler dua ederken neye muhtaç olduğumuzu, sınırlarımızı, maddi ve manevi imkanlarımızı fark ederiz. Haddimizin ve takatimizin, yaratılış gayemizin, sorumluluklarımızın farkında olduğumuzu dile getiririz. Kendimizi biliriz, Rabbimizi biliriz ki, “De! Resûlüm, duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin?” (Furkân, 25/77)ayetinde belirtildiği gibi Rabbimizin katında duamızla daima değer buluruz. Dua, kulluğumuzun Allah’a arzıdır. Dualarımızla Allah’ın emrine ve kararına razı olduğumuzu dile getiririz. Esasen bütün ibadetlerimiz, O’nun rızasını murat ederek yakarmaktır. Biliriz ki; bütün ibadetlere ruh ve anlam katan duadır. İbadet, yani kul olma bilinci, duayla tamamlanır.

Dua, hem bir davettir, hem de davete icabettir. Rabbimiz; “Bana dua edin ki, duanıza icabet edeyim.”(Mü’min, 40/60) buyurarak bizleri duaya davet etmektedir. “Bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm.”(Bakara, 2/186) ayetiyle de duamıza icabet edeceğini müjdelemektedir. Yeter ki bizler, bu bilinç içerisinde Rabbimize dua edelim. O’nun rızasını, yardımını, bereketini, affını isteyelim. Dua, tembel, sorumsuz, şuursuz, cesaretsiz bir insanın boynunu büküp de yalvarmasının adı değildir. Bilakis dua, azmin, gayretin, halis niyetin adıdır. Dua, sadece dil ile ifade edilen kalıp cümlelerden ibaret değildir. Tefekkür, aklın duasıdır. Aşk ve merhamet, kalbin duasıdır. İstiğfar ise sadece dilin duasıdır. Akıl ve kalp duaya durmadan dilin duası fayda etmez. Nitekim Peygamberimiz (as), şöyle buyurmuştur: “Allah’a, kabul edileceğine gerçekten inanarak dua ediniz. Biliniz ki Allah, ciddiyetten uzak ve umursamaz bir kalp ile yapılan duaları kabul etmez.” (Tirmizî, Deavât, 65)

Dua, kardeşlerimizle buluşmaktır. Kardeşlik bilincimizi, ümmet sevgimizi pekiştirmektir. Dua ederken bencil davranamayız. Sadece kendimizi düşünemeyiz. Gıyabında yaptığımız duanın makbul olacağı bilinciyle dünyanın dört bir yanında bulunan kardeşlerimiz için de dua ederiz.

Dua, insanda doğuştan var olan bir duygudur. İnsan, üstesinden gelemeyeceği birçok olay, üzüntü ve sıkıntı ile karşılaşır. Normal zamanlarda dua etmeyen veya Allah'a inanmayan insanlar bile, darda kaldıkları ve sıkıntıya düştükleri zamanlarda duaya ihtiyaç duyarlar. Bu sebeple dua örnekleri ile sözlerimizi bitirelim;

“Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyoruz.”(Nesai, İstiaze, 21)

“Allah’ım, bozgunculuktan, nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınıyoruz.”(Müslim, Zikir, 73)

“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doymak bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan sana iltica ediyoruz.”(Müslim, Zikir, 73)“Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver. Ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru”(Bakara, 2/201; Buhârî, Deavât, 55)

 

Bu yazı toplam 145 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama