Günün Tarihi:22 Eylül 2019

"KADININ ADI YOK"29 Ağustos 2019 , Perşembe


Özlem Doğan

Duygu Asena'nın "Kadının Adı Yok" kitabı 1986 sonunda yayınlandı ve Atıf Yılmaz, "Kadının Adı Yok" kitabının filmini 1988'de  çekti...
  Ben bu kitabı okuduğumda ve filmi izlediğimde kaç yaşındaydım tam olarak hatırlamasamda, en azından 90'lı yıllarda okuduğumdan eminim. Yazıldığı ve filmin çekildiği dönemine göre gerçekten cesur bir çalışmaydı, cesur fikirleri ve sözleri vardı. 
   Babası küçük yaşta ölmüş ve annesi ile büyümüş bir çocuk olarak şahit olduğum toplumsal tutumu düşünüp, karşılaştırmıştım, öfke duyduğumu anımsıyorum. Çünkü kadın ve erkeğin, el birliği ile yarattıkları ve yaşamı zorlaştırarak, içinde birlikte boğuldukları hayatlarını yakından izliyor, anlamaya çalışıyor fakat işin içinden çıkamıyordum.
   "KADININ ADI YOK" hayır olmalı... Ve adını "var" eden ise; yine kadın olmalı...
  Kadın gerek erkeğe ve hemcinslerine karşı duruşuyla, gerek yetiştirdiği kızıyla, yetiştirdiği oğluyla içinde bulunduğu toplumda ki yerini değiştirebilir...
   Tabir yerinde ise; "hizmet edilen maço erkek", "hizmet eden gelin adayı kız" yetiştirmekten vazgeçerek başlamalı bu işe. 
   Doğduğumuz andan itibaren, "Beyin yıkama" olarak adlandırdığım, sosyolojinin ise; "kültürleme" adını verdiği duruma maruz kalırız. Batıl inançlardan, içine doğduğumuz dine ve içine doğduğumuz toplumsal düzene varana kadar her şeyi zorla yerleştirler zihnimize. Büyüdükçe kişiliğimizi oluşturma çabasında ise sürekli kendi bulduğumuz doğrular ile kafamıza kazınmış doğrular arasında çelişkili bir kavga veririz hayat boyu. Bir ailenin çocuğuna yapabileceği en büyük kötülüktür bu. Toplumun her doğrusu, doğru olmayabilir. Fakat sorgulama konusunda bile korkuyla büyütülmüş kişi, içinde ki "Vicdan" ve "Kafasına yerleştirilen toplumsal güdü" arasında kalır. Çünkü; aklına kazınan cinsiyet rollerinin dışında, hissettiği ve doğru bulduğu davranış arasında savaş verirken, kendini bulamaz bir türlü.
   MUTSUZ YETİŞKİNLER YARATIYORUZ ELBİRLİĞİ İLE...
   TANRI İNSANI YARATTI; Köleliği biz...
  Sizi bilmem ama ben, erkeğe değerli ve kadına ise değersiz davranış biçimlerine tahammül edemiyorum...
   Kadın ve çocukla ilgili vahşet haberleri okumaktan, duymaktan yoruldum. En çok canımı sıkan tutarsızlıklardan biri de şu; kendi halinden memnun olmayan kadının, kızını kendisi gibi baskı görmüş, oğlunu ise yine kendine baskı yapan kocasına benzer yetiştirmesi... Kız baskılanmalı, erkek özgür, kız hizmet etmeli, erkek hizmet görmeli... Sen önce bu tutarsızlığı çözeceksin ki asıl çözüm temelini atasın.
   Bu konuda tek görev sadece kadına düşmüyor, toplumun diğer bireyi olan erkeğe ve toplum huzurundan sorumlu devlete düşen görevleri de bir başka yazıda kaleme alacağım. 

Bu yazı toplam 134 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU