Günün Tarihi:18 Kasım 2018

 

 

Kalkınma hamlesi ve Almanya!...5 Kasım 2018 , Pazartesi


Murat Kaba

Kalkınma hamlesi ve Almanya!...

Dünya tarihi bir süreçten geçiyor, bölgesel ve küresel oyunlar yeniden oluşturuluyor...

Evet bunlar siyasi oyunlardır, bir devrim sürecidir ama  nihayetinde 4.Sanayi Devrimidir. 

Ve aynı zamanda, sanayi dışı bütün alanları da etkileyecek olan “Akıllı Toplum 5.0” devrimidir. 

Bizim, Türkiye’nin, hepimizin yapması gereken ve aklımızda olması gereken tek hedef: 

Bu dönüşümün ana aktörü olmak, değişimin peşinden koşan değil, değişimin yönünü belirleyen ülke olmak

Bu hedef için 3 temel prensip hepimizin ve özellikle tüm gençlerin inanması gereken ilke olmalıdır:

1) Bilim Merkezi Türkiye, 

2) Teknoloji üssü Türkiye',

3) İleri  Sanayi  Ülkesi Türkiye

Bütün gayemiz bilim ve teknoloji odaklı bir  sanayi anlayışıyla ilerlemek, mesafe almak olmalıdır.

Bu bağlamda işbirliği yapılması gereken bazı önemli ülkeler var. Bunların başında Almanya var. 

Son dönemde okullarda bakıyorum. İngilizce yerine Almanca’ya verilen önem artmaktadır. İkinci yabancı dil olarak Almanca ön planda olmaktadır.  

Çünkü, Alman firmalarının işbirliği yapabileceği, coğrafi ve demografik olarak anlaşabileceği, malların ulaşımını sağlayabileceği Doğu İle Batı arasında her türlü köprü pozisyonunda olan ve bunun için de gerekli yatırımları yapıp ve alt yapısını kurmakta olan tek ülke Türkiye’dir...

Bu bağlamda 24 Ekim’de Alman Ekonomi ve Enerji Bakanının Alman iş adamlarından oluşan bir heyetle Türkiye’yi 2 günlüğüne ziyaret etmesini ve Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi’nin ilkinin yapılmasını önemsiyorum...

Bu toplantıya Mercedes, BMW, Bosch, Siemens, Thysen Krupp, SAP, Eon ve Krone gibi uluslararası Alman şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. 

Alman heyeti de Türkiye ile fikir ayrılıkları yaşanılan konuları pek fazla söz konusu etmedi.  Özellikle ticaret ve yatırım konusunda işbirlikleri geliştirmek amaçlı bir ziyaret yaptıkları çok netti.


 

Bu iki günlük ziyarete katılan Alman iş insanları, hem Asya ve Avrupa arasındaki köprü pozisyonu hem de Almanya’ya olan coğrafi yakınlığı nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmak istiyor ve Türkiye’nin genç nüfusunu önemli bir avantaj olarak görüyor. Bunlar açık şekilde vurgulandı...


ABD ile Türkiye arasında yaşanılan gerginlikte Almanya, Türkiye’ye desteğini açıkça ifade etmişti. Bununla birlikte heyette bulunan yetkililer Türkiye ekonomisinin içinden geçtiği sıkıntılı döneme rağmen sağlam ve stratejik yatırımları yönetecek düzeyde olduğunu ziyaret boyunca defaatle dile getirdiler. 

Aslında 5 yıl önce kurulması kararlaştırılan Türkiye-Almanya Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi ilk toplantısında pek çok alanda yatırım ve işbirliği anlaşması imzalandı. Bunlardan birisi de Siemens’in öncülüğünde kurulacak bir konsorsiyum tarafından yürütülecek olan Türkiye’deki demiryollarının yenilenmesi projesi.

Otuz beş milyar Euro tutarındaki bu proje ile Türkiye’de yüksek hızlı trenler için yeni rotalar açılması, mevcut hatların ve sinyalizasyon teknolojisinin modernize edilmesi planlanıyor. 

Ayrıca, eski tip ve verimliliği düşük kombine çevrim santrallarinin yenilenmesi konusunda işbirliği yapmak üzere de anlaşıldı...

Bu proje ile verimsiz kombine çevrim santrallerinin yüksek enerji verimliliğine sahip olacak şekilde yenilenmesi amaçlanıyor. Yatırım sonucunda enerji verimliliğinin yüzde 45 seviyesinden yüzde 60’ın üzerine çıkması planlanıyor. Tamamlandığında, Türkiye’nin doğalgaz tüketimi yüzde 2 oranında düşecek...

Bunların dışında Almanya ile yapay zeka, sanayinin dijital dönüşümü, kimya ve ilaç, elektronik ve yarı iletkenler, makine ve teçhizat, ana metal, otomotiv, akıllı ekipman üretimi, bilişim ve yazılım sektörü gibi alanlarda da işbirliği için 2019 ilk aylarında ortak yol haritasını şekillendirmek için anlaşma sağlandı...

Bu bakımdan bu ziyaret Türkiye-Almanya ilişkileri açısından hız kesen yatırımların ve yeni işbirliği anlaşmalarının kaldığı yerden devam etmesine imkan sağladığı ve yeni bir sayfa açtığı için olumludur...

Türkiye son beş yıldır rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarına hız kazandırdı. Alman firmalarının mevcut teknolojik birikimleri ile bu yatırımlara Türkiye gibi iklimi elverişli bir coğrafyada girmesi hem Türkiye’nin enerji faturasını düşürecek hem de yatırımcıya kâr getirecek bir işbirliği imkanı sunacaktır. 

Aynı zamanda, dünyanın en ileri sanayi ülkelerinden ve Endüstri 4.0’ın fikrinin ilk atıldığı yer olan Almanya’dan Türkiye’de sanayinin verimini artıracak ve dijitalleşmesini destekleyecek yatırımlar gelmesi de iki ülkenin beraber kazanması için bir imkan olacaktır. 

2018 yılında küresel ticaret sisteminin beklenmedik bir şekilde darbe alması, planlanan pek çok serbest ticaret anlaşmasının iptal edilmesi, ABD’nin İran yaptırımları ve ticarette korumacılık rüzgarlarının ani ve pek güçlü baş göstermesi Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkinin yakınlaşmasının nedenleridir...

Bu noktada ABD ile müttefikliği bitme noktasına gelen AB’nin en güçlü ülkesi Almanya, artık kendi kaderini kendi belirleyeceğini ve değişen duruma yeni stratejik birliktelikler kurarak adapte olacağını açıklamıştı.

Türkiye coğrafi olarak Almanya’ya çok yakın. Bazı büyük Alman şirketleri Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Rusya’daki operasyonlarını Türkiye’den rahatlıkla yönetebiliyorlar. Türkiye’nin stratejik ve coğrafi olarak konumu ve yetişmiş işgücü kalitesi Alman yatırımcılar için uygun çalışma koşulları sağlıyor. Ayrıca Almanya’da bulunan üç buçuk milyon Türkiye kökenli vatandaşımız sayesinde Alman yatırımcı ve politikacılar Türk insanını tanıyor. Bu tanıma, birlikte iş yapma kültürünü doğal olarak geliştiriyor.

Türkiye'de yatırım yapan, sayısı 7.200 ile 7.500 arasında olan Alman firması ve Almanya'da bulunan çok sayıda Türk firması var. Bu firmaların çok kalifiye, kökleri her iki tarafa dayanan, hem Almanya’yı hem Türkiye’yi iyi bilen kişiler tarafından yönetilmesi, ilişkileri daha ileri noktaya taşımak için çok güçlü bir altyapı teşkil ediyor. 

Dünyada ABD ve Çin gibi iki büyük güç korumacılık duvarlarını yükseltirken, AB ülkeleri gibi serbest ticareti devam ettirmek isteyen ülkelerle işbirliği yapmak ve hem uluslararası şirketlerin yatırımlarını çekerek hem de üçüncü ülkelerde Almanya ile ortak projeler geliştirerek değişen şartlara uyum sağlamak Türkiye’nin istikbali açısından faydalı olacaktır. 

İyi haftalar...

 

 

Bu yazı toplam 157 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın