Günün Tarihi:18 Ağustos 2017

 

 

Katar krizi sonrası !...18 Haziran 2017 , Pazar


Murat Kaba

Geçen hafta Fransa ve Hollanda'da bu hafta da Ukrayna'daydım...

Bu tür iş seyahatlerimde toplantılarımdan arda kalan zamanlarda dünyadaki son gelişmeleri istişare etme fırsatı da bulabiliyorum bazen...

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; Türkiye ile Ukrayna arasında iki ülke vatandaşlarının sadece kimlik kartıyla karşılıklı seyahat yapması 1 Haziran'da başlamıştır...

İki ülke arasındaki stratejik ortaklığı ispatlayan bu uygulamanın başladığı gün  Ukrayna vatandaşlarının haziran ayından itibaren Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vizesiz seyahat edebilecek uygulama da başlatılmıştır. Yani aynı güne denk getirilen iki uygulama... Hem AB hem bizim buradan gelen turistlere ihtiyacımız var...

Bu uygulama ile Ukraynalılar AB ülkelerinde bizim Ukraynalılar ile anlaşmamızda olduğu gibi 90 gün kalabilecekler. 

AB ülkelerine vizesiz seyahat hakkı tanınan ülkelerin sayısı şubat ayında Gürcistan'ın da dahil edilmesiyle 50'yi aşmıştı. Biz Gürcistan ile bu anlaşmayı ise daha önce başlatmıştık ve uygulama devam ediyor zaten...

Bu 50 ülke arasında Türkiye ve Kosova yok. Sebep de  iki ülkenin vizenin kaldırılması için yaptıkları teklifin gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle AB tarafından kabul edilmemesi.

Türkiye - Ukrayna arasındaki pasaportsuz geçiş anlaşması ile hadeflenen; geçen sene Ukrayna'dan Türkiye'ye gelen bir milyondan fazla turist sayısını 1.300.000 seviyesine çıkarmak. 

Türkiye'den Ukrayna'ya ise geçen sene 200 bin olan sayıyı 260 bin seviyesine çıkarmak...

Yani karşılıklı olarak yüzde 30 oranında artış bekleniyor...

Ticari olarak da amaç, iki ülke arasındaki ticaret hacmini yüzde 25'in üzerine taşımak. 

Ukraynalılar, Türkiye'ye hem alışveriş hem ticaret hem de tatil için gelmeyi seviyorlar... Bu fırsatı kullanmak gerekir...

***

Son iki haftadır yurtdışı seyahatlerimden edindiğim diğer bir gelişme de  Katar krizinden sonraki dünyadaki bazı hamleler...

13-14 Haziran'da toplanan Amerikan Merkez Bankası FED'in aldığı faiz artış kararı ve Fed bilançosunu daraltma kararlarının anlamı, ABD Doları'nın dünyadaki maliyetini yükseltmek demektir...

Özetle; Avrupa'dan Afrika'ya Asya'dan Güney Amerika ülkelerine kadar artık şirketler ve devletler için  dolar cinsinden borçlanma daha pahalı olacaktır. Böyle bir döneme giriyoruz.

Fed'in bu kararının anlamı 2018 sonuna kadar yani 1.5 yılda yüzde 20'ye tekabül eden 900 milyar dolarlık bir daralma anlamına gelmesidir...

 

Bu durum, ABD tahvillerine ilgiyi arttıracağından dolayı, Körfez'deki petrol menşeili dolarlar ABD'ye geri dönecek ve gelişmekte olan ekonomilerden sermaye çıkışı meydana gelecek ve dolayısıyla da sıkıntı yaratacak.

Bu kararların diğer bir etkisi de doların kademeli olarak değerinin artırması, petrol ve altın fiyatları üzerinde aşağı yönde bir baskı oluşturmasıdır...

Bu da, Körfez ülkeleri ve Rusya için zor günlerin devam edeceği anlamına gelir ki; bizim de önemli ihracat pazarlarmızın etkileneceği anlamını taşıyor...


Sırf bu nedenledir ki; geçen hafta Rusya'nın öncülüğü ile Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı (OPEC) üyesi ülkeler ve hatta olmayan ülkeler üretim kısma kararını 9 ay daha uzatma kararı almışlardır...


Çünkü bir yandan Fed faiz artırır ve bilanço daraltırken; bir yandan da OPEC üyesi olan ve olmayan ülkeler üretimi kısmazlar ise varil ham petrol fiyatı 40 dolar ve altına yeniden gerileyebilir. Bunun anlamı da Rusya ve Körfez ülkeleri ekonomileri için önemli bir sıkıntı demektir...

 

Katar Krizi ardından diğer iki hamle de ABD Kongresi'nden Rusya'ya yönelik yaptırım kararı çıkması ve Katar ile ABD arasında Katar'ın 12 milyar dolar tutacak savaş uçağı alımı anlaşmasının imzalanmasıdır...

 

Görünen o ki; bizim  ekonomi yönetimimiz de alacağı tedbirleri arttıracak. Zaten Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekonomideki faizleri sabit bırakmıştı. Bu sayede büyüme ve istihdama katkı sağlamak istiyor...

 

Özellikle de belirtmek isterim; ABD Merkez Bakasının bu politika tercihi Türkiye dahil, öne çıkan tüm gelişmekte olan ekonomileri etkileyecek. 

 

Benim buradaki tek arzum, bu süreçte Türkiye ve vatandaşlarımız  ekonomimizi ve toplumu karıştıracak yeni bir provokasyon tuzağının içine düşmez.

 

İyi pazarlar...

 

Bu yazı toplam 114 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama



 


 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ