Günün Tarihi:12 Aralık 2019

KURBAN ve BAYRAM9 Ağustos 2019 , Cuma


İl Müftüsü İhsan Açık

Hayatımızın en güzel günlerini bayramlarda yaşarız. Birlik ve beraberlik içinde bizleri kurban bayramına kavuşturan, Kabe’nin gölgesi misali mescitlerde buluşturan Yüce Rabbimize hamd, alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimize salât ve selâm olsun.

Hicret’in ikinci yılı, Zilhicce ayının onuncu günüydü. Peygamberimiz (s.a.s.), ashâbıyla birlikte ilk kez Kurban Bayramı’nı idrak edecekti. Allah adına kurbanlar kesilecek, Müslümanlar birlik ve beraberlik içinde bayramın huzuruna erecekti. Allah Resûlü, bayram sabahının bereketine nail olmaları, bayram namazının heyecanını yaşamaları, dua ve hutbeden feyiz almaları ümidiyle kadınların da bayram namazına gelmelerini emretmişti. Namazgaha varınca müminlere selam verdi. Allah’a hamd ve sena ettikten sonra ashabına şöyle seslendi: “Bugün ilk işimiz, bayram namazını kılmak, sonra dönüp kurban kesmektir. Kim böyle yaparsa, sünnetimize uymuş olur.”  (İbnHanbel, IV, 283; Buhârî, Îdeyn, 3, 15)

Hz. Âdem’den bu yana devam eden kurban uygulaması, bizi Allah’a yakınlaştıran ibadetlerden biridir. Kurbanın anlamı sadece bayram günlerinde hayvan kesmek değildir. Aksine kurban; sadakatin, Allah’a itaat ve teslimiyetin göstergesidir. Gerektiğinde malımızı, canımızı ve bütün varlığımızı Allah yolunda feda etmenin sembolik bir ifadesidir. Bizler, her kurban bayramında, Hz. İbrahim ile oğlu İsmail’in Cenâb-ı Hakk’a mutlak teslimiyetlerinin hâtırasını tazeleriz. Hayatımızın böyle bir iman, teslimiyet ve samimiyet üzerine inşa edilmesi gerektiğini yeniden hatırlarız. “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. O’na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır…” (Hac, 22/37)

Kurban, her şeyden önce Rabbimizin rızasını kazanmak ümidiyle eda ettiğimiz bir ibadettir. Meşruiyeti Kur’an ve sünnetle sabittir. Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi gerekli kıldık...” (Hac, 22/34)Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) de hicri ikinci yıldan itibaren vefat edinceye kadar her yıl kurban kesmiştir. “Âdemoğlu kurban bayramı günü Allah’a kurban kesmekten daha sevimli gelen bir amel işleyemez…”(Tirmizî, Edâhî, 1,11)

Kurban; Mümine Allah rızası uğrunda paylaşma, ihtiyaç sahibine el uzatma alışkanlığı kazandırır. Onu cimrilikten, dünya malının esiri olmaktan kurtarır. Komşuları, akrabaları, dostları hasılı bütün müminleri birbirine bağlar ve kaynaştırır. Bizi, binlerce kilometre uzaktaki kardeşlerimizle yakınlaştırır, bütünleştirir, ümmet olmanın şuuruna erdirir.

Kurban; tokluğa hasret kalmış insanların sofrasına bir nebze de olsa katkı sunabilmektir. İnancı ne olursa olsun, muhtaç olan herkesin imdadına koşmaktır. Mazlumların sevincine, bayram neşesine vesile olmaktır. Dünyanın en ücra köşelerinde, adını dahi duymadığımız diyarlarda yaşayan, hiç görmediğimiz, tanımadığımız din kardeşlerimize uzattığımız bir iyilik elidir. Onlara bir kurban etinden ziyade ümit, güven ve muhabbet takdim edebilmenin adıdır.

Kurbanımızı paylaşmak bizim için ebedi mutluluğu ve huzuru elde etmenin kapısını aralar. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) de,  kurbanlarımızı ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın bizi gerçek anlamda kazançlı kılacağını haber vermiştir. Bir defasında, kestiği koyundan geriye ne kadar et kaldığını sormuş, Hz. Âişe validemizin kendilerine sadece bir kürek kemiği kaldığını söylemesi üzerine “Ey Âişe! Desene bir kürek kemiği hariç hepsi bizim oldu”  buyurmuştur. (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 33)

Diyanet İşleri Başkanlığımız, Türkiye Diyanet Vakfı ile birlikte çeyrek asırdır yurtiçi ve yurtdışında vekâlet yoluyla kurban kesim organizasyonu düzenlemektedir. Fedakâr ve cömert milletimizin emaneti olan kurbanlar, İslami usullere uygun şekilde kesilerek ülkemizdeki ve dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimize ulaştırılmaktadır. “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” şiarıyla başlattığımız bu yılki vekâletle kurban organizasyonuna bağışlar Arefe günü akşamına kadar devam edecektir.

Biz inanıyoruz ki, verdiğimiz bir hisse kurban, binlerce belki milyonlarca dua olarak aziz milletimize geri dönmektedir. Yetimlere, gariplere, şehrin en ücra köşesindeki kimsesizlere, kamplardaki mültecilere gönül sofraları kurmak için biz de bu hayır kervanına katılalım. Bizden yardım bekleyen ümmeti yalnız bırakmamak için bu muhabbet yolculuğuna destek olalım.

“Kim bir Müslüman’ın dünya sıkıntılarından bir sıkıntıyı giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve ahirette onun işlerini kolaylaştırır…”  (EbûDâvûd, Edeb, 60)

Bayramlar, iman kardeşliğinin en ulvi noktaya ulaştığı mübarek günlerdir. Gönüllerdeki keder bulutlarını dağıtan, yüreklerimizi şükür güneşiyle ısıtan mutluluk zamanlarıdır. Dualarımızın kabulü, günahlarımızın affı, kulluğumuzun kemali için Allah Teâlâ’dan bizlere lütfedilmiş fırsat anlarıdır.

Nasıl ki, bir ay boyunca sabır göstererek oruç tutanlar için Ramazan Bayramı ilâhî bir ikram ise, Hz. İbrahim’in imanını, Hz. Hacer’in sadakatini ve Hz. İsmail’in teslimiyetini kuşanıp takva sahibi olanlar için de Kurban Bayramı öyle yüce bir ikramdır.

Kurban Bayramı’nı idrak ederken ve kurbanlarımızı Rabbimize sunarken önceliğimiz O’nun rızasını elde etmektir. Peygamber Efendimiz, kurbanını bizzat kendisi kesmiş, niyetini ve teslimiyetini şu ayetleri okuyarak dile getirmiştir: (EbûDâvûd, Dahâyâ, 3-4)

“Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratan Allah’a döndüm ve ben müşriklerden değilim.”(En'âm, 6/79)

“Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim.”En'âm, 6/162-163.

Bu mübarek günleri sünnet-i seniyyeye yaraşır biçimde idrak etmek için hassas davranalım. Hazine değerinde olan bu nadide zamanların hakkını vermek için üzerimize düşen vazifeleri yerine getirelim. Öncelikle, Arefe günü sabah namazıyla başladığımız ve bayramın dördüncü günü ikindi namazıyla birlikte sona erecek olan teşrik tekbirlerini unutmayalım.

Adanmanın, arınmanın, Allah’a yaklaşmanın sembolü olan kurban, Rabbimizin bize emanetidir. Onu incitmeyelim. Şefkat ve merhamet, ihsan ve rikkat gösterelim. Usulünü bilmediğimiz bir uğraşın içine girerek, kesim esnasında kurbana da kendimize de zarar vermeyelim.

“Temizlik imanın yarısıdır”(Tirmizî, Deavât, 86)  buyuran Resûl-i Ekrem’in ümmeti olarak, kurban ibadetini yerine getirirken çevre temizliğine dikkat edelim. Kul hakkına girmeyelim.

Kurbanlarımızda komşunun, akrabanın, yoksulun, yetimin, muhtacın, muhacirin hakkı olduğunu; verdiğimiz kadar kazandığımızı; paylaştığımız kadar zenginleştiğimizi hatırlayalım.

Tatil bir ihtiyaç olsa da, bayram günlerini sadece tatil fırsatı olarak görmeyelim. Bayramların özü sıla-i rahimdir. Anne-babamız başta olmak üzere sevdiklerimizi sevindirelim. Sevincimize hastaları, yaşlıları, yalnızları, dargınları ortak edelim. Bir gönüle girmede, hayır dua almada,  küslüğe son vermede yarışalım.

Vakit, Kurban Bayramı’dır. Bugün kucaklaşma, affetme ve yenilenme günüdür. Uzak diyarlarda bayrama acı ve gözyaşı içinde giren mazlum ve mağdur kardeşlerimiz için umut olma günüdür. 

Bu mübarek günde aziz milletimizin ve tüm İslam âleminin bayramını tebrik ediyorum. Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi hepimizin üzerine olsun. Bayramımız merhamete, adalete, hidayete ve kurtuluşumuza vesile olsun.(DİB Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, hutbe, 10.08.2018)

Bu bayram sabahı tüm ailece, çocuğumuzu-yaşlılarımızı, gencimizi-ihtiyarlarımızı, hanımefendileri-beyefendileri KENT MEYDANINDA sabah namazına ve bayram namazına davet ediyoruz. Beraber namaz kılalım ve bayramlaşalım.

 

 

Bu yazı toplam 205 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU