Günün Tarihi:24 Haziran 2019

Lise eğitiminde yeni dönem21 Mayıs 2019 , Salı


Seyfi Yücel

OECD ülkeleri arasında yapılan yetmiş ülkenin katıldığı Uluslararası PISA 2015 eğitim sınavı sıralamasında Türkiye fen bilimlerinde 52; matematik 49; okuma anlamada 50.  sıradayız. Geriye doğru on, on beş yıldır birkaç sıra aşağıda veya yukarıda ellinci sıraya çıpa atmış durumdayız.

***

Ortaokul sonunda yapılan liseye geçiş sınavında; lise sonunda yapılan üniversiteye geçiş sınavında katılan öğrencilerin neredeyse yarısı temel dört işlem matematik problemlerini çözemiyor. Yine yarısı okuduğu metni anlamıyor, yorumlayamıyor. Maalesef eğitim-öğretim durumumuz bu durumda. Bu noktaya nasıl geldik? Geriye doğru yaşadıklarımızı hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Otuz beş yıl öğretmenlik; lise, öğretmen okulu yıllarımı sayarsa kırk yılı aşkın eğitim-öğretimin içindeyim. Kendimce sorunları kendine dert edinen, okuyan, yazan bir öğretmen olmaya çalıştım. Bu noktaya nasıl geldiğimizi kısaca aktarmak istiyorum.

***

*Eğitim-öğretime ilk darbe 1997 yılında ilköğretimin sekiz yıla çıkması ve meslek liselerine üniversiteye geçişte katsayı uygulamasıyla vuruldu. Kendi çapında sanayileşen ülkemize yetişmiş, nitelikli insan gücüne ihtiyaç varken meslek liselerinin önü kesilerek, hem meslek liselerine, hem de sanayimizin gelişmesine engel olundu. O dönem geçişte Ahi Kültürümüzden gelen, küçük ve orta ölçekli sanayimizi besleyen çıraklık eğitim sistemi tamamen yok oldu.

***

*2005 yılında tartışılmadan, görüşülmeden liseler dört yıla; zorunlu eğitim de on iki yıla çıkarıldı. Liselerde ders çeşitliliği 14-15’çıkarıldı. Öğrenciler hangi derse çalışacağını şaşırdı. Özellikle meslek liselerinin dokuzuncu sınıflarına meslek dersleri içermeyen bir yıl eklendi. Meslek derslerinin sayısı azaltıldı; akademik derslerinin sayısı olabildiğince arttırıldı. Kısaca meslek liseleri asıl işi olan “nitelikli işgücü yetiştirme” işlevini kaybetti.

***

*Ülkemizde uzun yıllardır uygulanan ve toplumunuzun kültürüne daha uygun olan 5+3+3 yerine 2012-2013 eğitim-öğretim yılından itibaren 4+4+4 modeli getirildi. Niye yapıldı? Niçin yapıldı? Bugüne kadar anlamış değiliz.

*Öğretmen azıcık sesini yükseltse Alo 147 Hattı ile öğrenciler, veliler öğretmenleri baskı altına alarak; yıldırdı, pasif hale getirdi.

***

*Birçok konuyu yanlış anladığımız gibi öğrenci merkezli eğitimi de yanlış anlayarak öğretmeni merkez alan bakış açısı yerine öğrenciyi merkeze alan model benimsendi. Böyle olunca da “öğretmenler yeni neslin eserini yaratmak yerine yeni neslin esiri” haline geldi. Okullarda, sınıflarda, atölyelerde öğretmenin otoritesi bozuldu; disiplin sorunu günden güne arttı. Son yıllarda öğretmenini döven, bıçaklayan hatta öldüren öğrencilerin haberleri artmaya başladı.

***

Hükümet yetkililerinin de açıklamalarına dayanılarak eğitim ülkemizin en sorunlu alanlarından birisi haline geldi.

***

Ülkemizde yeni uygulamaya konulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk atandı. Eğitim camiasının yakından tanıdığı; bizden birisi… Bana göre bakanlık için görevlendirilecek ilk beş kişiden birisi diyebilirim. Eğitim camiasında sevinçle karşılandı. Böyle olunca beklentiler de büyüdü. Sayın bakanımız “Ön hazırlık için zamana ihtiyacımız var. Eğitim uzun bir tren katarına benzer. İstediğiniz zaman yönünü değiştiremezsiniz” demişti.

***

Hazırlıklar tamamlanmış olacak ki sayın bakanımız liseler için 2020-2021 yılından başlamak, kademeli geçmek üzere yeni modeli açıkladı. Yeni modele göre:

*Liselerde sınıf seviyelerine göre 12-16 olan ders çeşitliliği 7-10 çeşide düşürülecek. Arta kalan zamanda öğrencilerin ilgi alanlarına göre destek çalışması yapılacak.

*Öğrencilere üniversitede olduğu gibi kendi istekleri doğrultusunda ders seçme imkanı getirilecek.

*Her alanda ders alınabilen dengeli bir ders çizelgesi yapılacak.

*Bilgi Kuramı zorunlu ders haline getirilecek.

*Liselerde kariyer ofisleri kurulacak.

*Haziran ayında ders yerine yaşam becerileri etkinlikleri yapılacak.

***

Özetle aktarmaya çalıştığım liselerde yeni modeli öğretmen ve bu ülkenin vatandaşı olarak olumlu bulduğumu ifade etmek istiyoruz. Ülkemizin aydınlık geleceği için eğitimde başarılı olmak zorundayız…

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 137 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama