Günün Tarihi:23 Ağustos 2019

Örtük Tuzak5 Nisan 2019 , Cuma


Şaban Köktürk

Kıymetli okurlar, yerli dizilerin hayatımızdaki yerine bir neşter vuralım istiyorum bu hafta. Hemen hemen her akşam büyük bir “keyifle” izlediğimiz yerli diziler, aile içi ilişkilerimizi, beklentilerimizi, bilinçaltımızı, kişiliğimizi nasıl etkiliyor ve biz bunun ne kadar farkındayız? İnsani ve ahlaki değerlerimizden uzak, çocuklarımıza ve gençlerimize yanlış örnek olan, “değer”lerimizi altüst ederek nesli kimliksizleştiren dizilerden bahsediyorum.

 

Bir annenin evladı için -kader mefhumunu hiçe sayarak- kara bir gece yaşaması, bir gencin evli bir insana farklı duygular beslemesi, bir kız kardeşin ablasının eşiyle yanlış ilişki içinde olması vb. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bu karakterler bizi mi yansıtıyor? Önceleri kınayarak izliyoruz belki ama tüm bu çirkin ve çarpık ilişkiler öyle bir sunuluyor ki bizlere, zamanla yüzümüz kızarmaz oluyor. Olağanlaşıveriyor her şey. Kanıksıyoruz artık.

 

Bu gerçeği bile bile, yazarken tek kaygısı izlenme oranı olan senaristler, çocuklarımızın bilinçaltına attıkları örtük seks tuzaklarının farkındalar mı acaba? “Bilinçaltına atılan kara tohumlar” diyorum onlara. Öyle ya, bugün altı yedi yaşlarında bir çocuk, bu dizilerden en az birini izliyor. Üstelik yanında en güvendiği, asla yanlış yapmayacağına inandığı, her şeyin en doğrusunu bilen iki kişi var; anne ve babası. İzlediği dizinin kahramanı meşru olmayan bir ilişki içinde. Ebeveynden yorum gecikmiyor: “Yanlış ama…. Ama o şöyle davrandığı için böyle oldu, öyle olmasaydı vs.” İşte okun yaydan çıktığı an! O şuursuzca atılan ok, evladımızın henüz tamamlanmamış kişiliğine koca bir delik açmıştır artık.

 

Böyle bir durumda, “ama”larla başlayan cümleler kadar tehlikeli bir şey olamaz. Allayıp pullayıp altın tepsilerde sunulan zehirleri yudumluyoruz farkında olmadan. Hem kendimiz içiyor, hem çocuklarımıza içiriyoruz. Eli kalem tutanların sorumluluğu ağır. Hele bir de bu kalem milyonlara ulaşabiliyorsa. Bu yüzden, her evin vazgeçilmez konuğu olan dizi film senaristlerinin iki düşünüp bir yazmaları gerekiyor. Didaktik olarak da edebi olunabileceğini deneyimlemeleri gerekiyor. Saflığı, kanaati, sabrı, sebatı öğretelim yeni nesle, alın terinin kutsallığını öğretelim, duyguyu, derinliği öğretelim, hakkımızı yedirmemeyi öğretelim. Küçücük çocukların bilinçaltına dürüstlüğün enayilik, paylaşımın aptallık olduğunu aşılayan veballi kalemler sözüm size.

 

Bu yazı toplam 276 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama