Günün Tarihi:23 Eylül 2018

 

 

Sakarya Öğretmenevi tarihçesi10 Ocak 2018 , Çarşamba


Abdullah Çelik

Adapazarı'nda görevli ilk, orta, lise öğretmenleri aldığımız binanın arsasına Dernek Binasının bir an önce yapılması için her türlü katkıda bulunarak en kısa zamanda bir Dernek Binamıza kavuştuk. Ne yazık ki; bize karşı olanlar tarafından bir gece Dernek Binamız Kundaklandı. Öyle bir güç bize yetişti ki, inşaat firmaları, inşaat malzemesi esnafı, mühendis ve mimarlar elbirliği yaparak bizim Dernek binamızı yeniden inşa ettiler. Rahatlamıştık...

Bu arada verilen 6 aylık geçici süre de dolmak üzereydi. Yönetim Kurulu olarak, kendi üyelerimizle konuşarak yeni yönetim kurullarına seçilecek aday arkadaşları tespit ettik. Bu arkadaşlarımızla birebir görüştük ve adaylıkları konusunda olumlu yanıtlar aldık. Genel kurulumuzu Bugünkü 2000 Pasajının olduğu yerdeki Belediye Binasının en üst katındaki Düğün Salonunda topladık. Salona dinleyici olarak TÖBDER üyeleri de izleyici olarak katılmışlardı. Engel olmadık. Genel Kurulun açış konuşmasını yapıyordum. Derneğimize sahip çıkmamız konusunda uyanık olmamız gerektiğini anlattım. Önümüzdeki dönemde yapılması gereken çalışmaları aktarıyordum. Yönetim Kurulumuza aday olarak seçtiğimiz bir ağabeyimiz, "Ben adaylıktan çekiliyorum," dedi. Onun ardından diğer bir arkadaş da aynı sözü söyledi. Ben bir ara şaşkınlık geçirdim. Bir üçüncü arkadaşım da parmak kaldırarak, "Ben de çekiliyorum," dedi. Afalladım, ne oluyoruz arkadaşlar? Diye Genel kurula seslendim. Havada bir parmak daha gördüm. Buyurun, dedim. Enver Bey, "Beni de affet. Üç değerli arkadaşım adaylıktan çekilince, ben ve diğer arkadaşlarımız seçilsek bile bize rahatça görev yaptırmayacaklar," dedi. (Üzülerek söylüyorum bu ve diğer aday arkadaşlarımızdan hiçbiri bugün yaşamıyor. Allah Rahmet eylesin.) Bütün bu olanlara karşı direncimi koruyarak arkadaşlarımı uyarmaya devam ediyordum. İşte tam bu sırada TÖBDER in Adapazarı Şube Başkanı yanıma yaklaştı. "Yeter be arkadaş kes artık konuşmayı görüyorsun yalnız kaldın," dedi, mikrofonu elimden aldı. Ben o esnada sinirlenmiş olmalıyım, kendimi kaybettim. O oturumda sonucun ne olduğunu, Hükümet Komiserliğinin bu genel kurul hakkında ne gibi rapor hazırlayıp yönetime verdiğini bilmiyorum. Araştırmadım da. Uzun bir süre Dernek Lokaline uğramadım. Benim bu olumsuz genel kurul toplantısından sonra TÖBDER Genel Kurul toplantısı yaptı ve bizim çabalarımızla yapılmış Demek Binamıza el koyup sahip çıktılar. Kocaali Sınırları içinde bizden önceki ağabeylerimizin birikimleriyle alınmış arsa satıldı. Parası Genel Merkeze-Ankara'ya gönderildi. Ancak bizim Adapazarı Öğretmenler Dernek Binamızı parasızlık nedeniyle kendi dernekleri üzerine geçiremediler.

12 Eylül 1980 darbesinde iş başına gelen Hükümet, Kamu yararına hizmet vermediğini gördüğü sendika ve dernekleri kapattı, mal varlıklarına da el koyarak Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğüne devretti. İşte bu arada Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam, tüm ülke altında öğretmen dernekleri vardı. Arasında bir anket düzenlemesi yaptı. O dönemde birçok isim ama Öğretmen Dernekleri vardı. Aralarında anlaşmazlıklar sürüyordu. Bu dernekler uyum sağlamayı amaçlamış da olabilir. "Askeri Birliklerin ORDU EVLERİ gibi, her ilde ÖĞRETMEN EVİ yapmayı düşünüyoruz. Öğretmenlerimizin bu konudaki düşüncelerine ihtiyacım var," dedi. Bu anket olumlu sonuçlanmış olmalı ki; diğer illerde olduğu gibi, Aslında Adapazarı Öğretmenler Derneğinin yukarda sözü edilen çabalarıyla oluşturulan Dernek Arsamızın üzerine ÖĞRETMEN EVİ yapılması gündeme gelmiş. O günlerin Sakarya Milli Eğitim Müdürü Hüsnü TAŞ, Öğretmen Evi yapılması konusunu gündeme getirirken arsanın alımı ve Adapazarı Öğretmenler Derneğini Mahkeme kararıyla 6 ay da olsa yürütmüş olan Enver TOPÇU' yu arıyor. "Sizin Dernek için satın aldığınız eski ahşap evin arsasına ÖĞRETMEN EVİ YAPMAK İSTİYORUZ, bir karşı çıkışınız, engel olma gibi bir tutumunuz olur mu?" diye sordu.

Zaten Milli Eğitim Bakanı Sayın Haşan SAĞLAM' ın anketine olumlu yanıt verdiğim için "Hayır, asla öğretmenler için yapılacak bir binaya niye karşı olayım, diye yanıt verdim. Bu arada Milli Eğitim Müdürlüğü ile Milli Emlak Müdürlüğü arasında Anılan arsanın Milli Emlak'tan, Milli Eğitime devri konusundaki mutabakatın hangi kriterlere dayanarak sağlandığı konusunu araştırma gereği duymadım. Nihayet, Milli Emlak, daha doğrusu Maliye Bakanlığı Adapazarı'lı öğretmenlerin hakkını tanımış ve 12 Eylül döneminde el koyduğu arsayı, sahiplerine iade etmiş oluyor, diye düşündüm.

İşte o zaman yapılan, 2099 depreminde hasar gördüğü için güçlendirilen, üst iki katı silinen SAKARYA ÖĞRETMEN EVİ binamız, Adapazarı Belediyesinin İmar Planında halen arsa görüldüğünden Ticaret Merkezi olarak gösterilmiştir. Bu yüzden de 28.07.2009 tarihinden itibaren satılması Konusunda Maliye Bakanlığı Sakarya Milli Emlak Müdürlüğüne yazılı talimat vermiştir. Bu talimattan o günlerde haberim oldu. Bizzat Milli Emlak Müdürlüğüne giderek, gerçeği sordum. O zamanki Müdür Bey, "Siz rahatınıza bakın, satılmaz, satacak olsak sizi oradan çıkarmayı kim göze alabilir. Hiç endişelenmeden oturun," demişti. Benzer söylentiyi geçen hafta duydum. 26.10.2017 günü Sakarya Milli Emlak Müdürüne gittim. Satış işleminin gündemde olduğunu söyledi. "Ancak alacak olana, sorunsuz teslim edebilmem için yılbaşına kadar (31.12.2017) Öğretmen Evinin boşaltılmasını istedim," dedi. Bana iki yol gösterdi: Kurum olarak Vali Beyle görüşün. Vali Bey Adapazarı Belediye Başkanıyla görüşsün, sizin olan arsayı, Ticari alan yerine İmar Planında Öğretmen Evi olarak değiştirsin. Bizde bu imar durumunu bakanlığımıza bildirelim, oradan satış işinden vaz geçildiği ile ilgili belgeyi almış olalım, bunu başaramazsanız, hâzineye ait bir arsa temin edin, Örneğin Şu anda boş olan Adapazarı İmam Hatip Lisesini Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Evi olarak tahsis etsin," dedi.

26.10.2017 günü, Milli Eğitim Müdürlüğüne gittim. Müdüre Hanım Vali Beyin toplantısındaydı. Saat 16,30 ya kadar bekledim gelmedi.

Çok iyi eğitimci insan Yusuf Yıldız

Ölümü hiç akla gelmedi Emekli öğretmen çok iyi insan, eğitimci. Adapazarı Merkez Öğretmenevi Lokali Fahri Müdür Yusuf Yıldız inancı vardı, imanı vardı. Çok zaman ikindiye doğru eve giderken Atatürk Bulvarında karşılaşırdık. Üç beş, bayan 10-15 dakika ayakta söyleşirdik. Bazen benim çok zaman oturduğum Bulvar Eczanesi karşısında bankta otururduk. Eczaneden bizi gören çalışan abla Fahriye ya da kardeşi Özlem Çayocağına telefon ederler. Çok sevimli Muşlu Recep getirirdi. Cebimde bulundurduğum markaları veririm.

Öğretmenler Lokaline uğradığımda hemen ocağa seslenir çayım gelirdi. İçerdik. Üç dört kez böyle keyifli bulvarda Ünal Ozan belediye başkanı iken yaptırdığı banklarda oturduk. Keyifle söyleştik.

İlk öğretmenliği Karasu Darıçayırı köyünde beş yıl yaptı. Öğrencisi gazetemiz Spor Müdürü Ali Fikri Aşık’ı çok beğenir, sever, ‘’ Gidip bir çayını içeceğim’’ derdi. Darıçayırı’nın insanları hep lehinde sözler ederler. Cenazesine de duyanlar katıldılar.

SAÜ’de görevli kızı, damadı nedeniyle Rektör Prof. Muzaffer Elmas dahil çok sayıda akademisyen Serdivan Mezarlığında toprağa verilişte bulunmuşlardır.

Adapazarı Öğretmenler evi ve lokali’nin Fahri Müdürü idi. Tıkanan su borusunu 100 numara kanalını açtırdı.

En iyi emekli eğitimci kimdir dense vallahi rahmetli Yusuf Yıldız derdim. Her hali ile mükemmel insandı. İkramı çok severdi. Oturduğumuz masanın çay paralarını hiç kimseye verdirmez. Hep kendi öderdi. Ölümü bu nedenle çok üzüntü yaşattı. Katılımı bu nedenle çok olmuş.

Okurdu bir kitap istedi. Bundan bir ay kadar önce pek çok kişiye verdiğim Mehvide İnönü kitabını vermiştim. ‘’ Mutlaka okuyacağım emekli öğretmen kızım da okurlar ‘’ demişti. Çok iyi insandı Allah rahmeti hep üzerine olsun.

 

Bu yazı toplam 134 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın