Günün Tarihi:21 Ekim 2017

 

 

Sapanca’nın Kumbaz günleri13 Ağustos 2017 , Pazar


Cevdet Güngör

Sapanca Kumbaz, bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde içinde sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez piknik alanlarından biriydi.

   Sapanca’nın Kumbaz mevkii tren istasyonunun hemen karşısında ulu çınarların gölgesinde nefis tabiat güzelliği olan bir yerdi.

   Hatta içinden Sapanca yamaçlarından gelen küçük bir dere de akıp Sapanca Gölü’ne dökülürdü.

   Biraz ileride, şimdi Sapanca Otel’in olduğu yerde ise gümbür-gümbür akan bir dere daha Sapanca Gölü’ne karışırdı.

   Şimdi bakıyorum bu dereler yok olmuş durumda.

   Sapanca Gölü’nü besleyen dereler, daha göle kavuşmadan şişelenip pazarlanırken, Sapanca Gölü nasıl hala ayakta duruyor, hayret etmemek mümkün değil.

 

Sapanca’da yabancı olmak

   Hafta içinde akşamüstü şöyle Sapanca’ya uğrayıp kordon boyunda bir tur atalım dedik.

   Kordon boyunda gezinirken gerek kordonda tur atanlar, gerek çay bahçeleri ve kafeteryalarda oturanların büyük bölümünü Arap turistlerin oluşturduğuna bir kez daha şahit olduk.

   Abartısız Sapanca Kordon’da Arap aileler bizlerden çok daha fazlaydı. Sapanca’da kendimizi yabancı gibi hissettik.

   Sapanca Arap turistler açısından Yalova olma yolunda hızla ilerliyor. Tüm işletmelerin camlarında Arap müşterilere hitap eden Arapça yazılar yer alıyor.

   Bunu derken, “Nerden gelmişler?”  histerisinde değilim. Sapanca’ya bir hareket gelmiş.  Sadece ilk anda gerçekten bu kadar Arap turistin Sapanca’ya gelmesine hayret ediyorsunuz. Sapanca’da Araplar’ın sürekli villa aldıklarını yazıyoruz. Gerçekten Sapanca maddi durumu iyi olan Arap turistlerin ilgi odağı olmuş durumda.

   Hayırlı olsun.

Geçmişi hatırladım

   Sapanca’nın kordon boyunda dolaşırken, gençlik günlerimizde Kumbaz’da yaptığımız piknikler aklıma geldi.

   Genellikle pazar günleri komşular gün öncesinde Sapanca Kumbaz’a gitmeye karar verirdi. Evlerde piknik için dolmalar sarılır, yumurtalar pişirilirdi. Ağaçların altına sermek için kilimler ile istasyonun yolu tutulurdu.

            O dönemlerde Adapazarı Tren Gar’ı yoktu. Son derece şirin tren istasyonumuz vardı. Tren İstasyon’undan sabahları trene binip, Haydarpaşa’dan vapur keyfi ile karşı yakaya geçmeyi gerçekten özledim. Geçenlerde Zeki Aydıntepe üstadımızda Haydarpaşa’dan  Karaköy’e geçmenin özlemini  dile getirmişti.

            Adapazarı’nın nostaljik tren istasyonunu, tren ile İstanbul’a gitmeyi gerçekten özledik.

    ***   ***   ***  ***   ***   ****   *   

   İstasyondan sabah saat 08.00’de İstanbul’a giden kara trene binilir, Sapanca’da inilirdi.

   “Kara trene binilir” derken, yaz mevsiminde pazar günleri tıklım-tıklım dolu kara trene binmek bayağı bir sorun olurdu.  

   İstanbul treni hafta sonlarında neredeyse Sapanca’da tamamen boşalırdı. O günlerde Sapanca Kumbaz, Adapazarlıların gerçekten tercih ettikleri ve çok şirin bir piknik alanıydı.

  Kumbaz’ın içinden akan derenin buz gibi suyu vardı. Buz gibi suya karpuzlar konup, tabi buzdolabı gibi kullanılırdı. Derenin Sapanca Gölü’ne döküldüğü yerde ise balık tutardık. Tuttuğumuz balıkları taze-taze pişirmenin ayrı bir güzelliği vardı.

   Ulu çınarların altında tatlı sohbetler olur, voleybol oynanır ve tertemiz Sapanca Gölü’ne girilirdi.

   İnsan Kumbaz’ın o güzel günlerini gerçekten arıyor.

***

   Ne yazık ki, 1980’li yılların başında ANAP’ın tek başına iktidar olduğu günlerde Sapanca Gölü’nün kıyı koruma bantları, imar yetkisinin yerel yönetimlere bırakılması ile delindi. Bizim güzelim Kumbaz, villalar ile doldu.

   Daha sonra Kumbaz çevresinde gölün içine villa yapacak yer kalmayınca, Sapanca Gölü koruma bantları yeniden devreye girdi.

   Bu kez Sapanca sırtlarındaki ormanlık alanlar nasıl izin verildiyse şimdi Arap turistlerin de rağbet ettiği villalar ile doldu.

***

   Ve Sapanca Gölü çevresindeki imar yasağı yeniden deliniyor. Göl çevresinde kalan son boş alanlarda muhtemelen bir süre sonra villalar, ya da turisttik tesisler ile dolacaktır.

   Sapanca Kordon’dan, Kumbaz istikametine bakarken hep bunları düşündüm.

   Ve böylesi bir imar katline rağmen Sapanca Gölü’nün suyunu hala içebildiğimize şükrettim.

Bu yazı toplam 131 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama



 


 

 

 

altın

PUAN DURUMU

SAKARYADA HALI YIKAMA SAKARYA HABERLERİ