Günün Tarihi:21 Ekim 2018

 

 

Siyah nokta!16 Aralık 2017 , Cumartesi


İlhan Düzgün

Bu günlerde internette dolaşan bir video var,

Çoğunuz seyretmişsinizdir, seyredenler için belki tekrar olacak ama kısaca anlatayım;

Öğretmen sınıfa girer ve daha önce haber vermediği bir baskın sınav yapmaya karar verir,

Sınav sorularını hazırladığı kağıtları ters olarak tüm sınıfa dağıtır ve haber verinceye dek açmamalarını söyler öğretmen.

Soru şudur: kağıtları çevirdikten sonra gördüklerinizi yazın.

Herkeste gerilim bir kat daha artar ve öğretmenin komutunu beklemeye başlar öğrenciler.

Öğretmenin komutu ile soru kağıtları ters çevrilir,

Garip, koca sayfada sadece bir nokta vardır o kadar!

Öğrenciler sınav süresinde kağıtta ne gördüğünü yazmaya koyulurlar,

Sınavın sonunda kağıtlar toplanır,

Kimse dışarı çıkmaz,

Öğretmen tüm kağıtların üzerindeki cevapları sınıf ile paylaşmaya başla.

Cevapların tamamında öğrenciler istisnasız siyah noktayı tanımlanmıştır.

Tüm cevapları sınıfa okuyan öğretmen şöyle bir durum tespiti yapmış:

Arkadaşlar, koskoca beyaz bir sayfa varken siz siyah noktaya odaklanmışsınız ve onunla uğraşmışsınız,

Gerçek hayatta da böyle yaparız, küçük sorunlara kilitlenir, güzel bir yaşamı göremeyiz!

Evet aynen öyle olur değil mi? Küçük anlık sorunlara odaklanır yaşamın anını kaçırırız, üzüntülerimizi sürekli hale getirip sevinçleri ıskalarız, üstelik ıskaladığımızyaşam bir kez yaşanabilecek tekrarı olmayan bir şeydir.

Simetri hastaları gibiyiz hepimiz, yaşamımızda düzenli giden, yolunda giden pek çok şey olmasına rağmen biz simetriyi bozan bir tablobun düz durması için uğraşır, kafayı ona takar keyfimizi kaçırırız.

Bu hastalık nedeniyle de iyiye değil de eksiğe, hatalıya, olmayana takarız kafayı,

Bunun yerine bu hastalık sayesinde iyiye taksak, güzellikler gözümüze daha çok takılsa daha iyi ve huzurlu olmazmıyız!

M. Longton’un bir sözü var hatırlamamızda fayda olan” iyilik, kötülük, mutluluk, mutsuzluk bulaşıcıdır. Bu yüzden etrafınızdaki insanlara dikkat edin” der.

Bizim ihtiyacımız olan; karanlıkların, kötülüklerin veya mutsuzlukların yerine aydınlıkların, iyiliklerin ve mutlulukların kafamıza takılarak bizi meşgul edecek bir hastalık.

Yine bir hikaye var, öğretmen bir bardak suyun ağılığını sorar sınıfa,

Sınıf yaklaşık doğru cevaplar verir öğretmene.

Öğretmen bu bir bardak suyun ağırlığı aslında hepimizin kolayca taşıyabileceği bir ağırlık olduğunu ancak bu bardağın ağırlığı değişmediği halde onu beş on dakika taşımak ile günlerce taşımak arasında çok büyük fark olduğunu anlatır.

Beş on dakika taşırsanız o bir bardak suyu taşıdığınızın farkına bile varmazsınız ancak süre uzamaya başladıkça yorgunluğunuz, tahammülünüz azalmaya ve aynı ağırlıkta olan suyun ağılığı size göre artmaya başlar, bir noktadan sonra taşınamayacak bir ağırlığa gelir.

Belirli süreler bardağı bir kenara bırakır ve başka şeyler ile uğraşırsanız tekrar taşımak size hiç zor gelmez, böylelikle daha uzun süreler taşıyabilir hale gelirsiniz.

Bu örneği yaşamımızdaki sıkıntılar için yorumlamaya çalışırsak;

Küçük bir sıkıntınız var ve bunu düşünmeye, kafanızı buna takmaya başladınız,

Bir süre sonra sürekli bunu düşünüp kafanıza takmanızdan kaynaklı aynı küçük dert artık sizin için taşınamaz hale gelir, sinir sisteminizi bozar, normal davranışınızın dışında tepkiler vermeye başlarsınız,

Yaşamınızı zindana çevirir.

Bunun yerine, arada bir o sıkıntınızı bırakıp yaşamın güzelliklerine odaklanırsanız,

Yaşamın güzelliğinin farkına varırsanız,

O büyük beyaz sayfaya odaklanabilirseniz,

Daha sonra yine aynı üzüntü bizim yaşamımıza girse bile daha önceki kadar etkilemez, hatta daha mantıklı yaklaşıp daha uygun çözümler sunabiliriz kendimize.

Son söz yerine; olumsuzluklar ve zorlukları arada bir birkenara bırakabilirsek, yaşamın gerçekleri olan sorunlar ve üzüntüler ile yüzleşmek bizi bu kadar yıpratmaz, yaşamın güzel tarafına biraz zaman ayırabilirsek hem sorunları taşımak, çözmek hem de üzüntülere katlanmak hepimize daha kolay gelmeye başlar.

Tercih sizin, nasıl biliyorsanız öyle yapın ama arda bir kendinize zaman ayırın sevin kendinizi ödüllendirin.  16.12.2017

 

 

 

Bu yazı toplam 398 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın