Günün Tarihi:10 Aralık 2018

 

 

Telaşım yok!2 Aralık 2018 , Pazar


İlhan Düzgün

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada rastladığım bir cümle ile biraz daha sakinledim ve telaşım azaldı!

“Bir alime,

-neden bu kadar sakinsiniz? Diye sormuşlar,

Alim şöyle cevap vermiş;

-benim rızkımı kimsenin yiyemeyeceğini anladım ve sakinleştim.”

Gayret etmek ile,

Doğru bildiğini yapmaya devam etmek ve bunları yaparken yaşayacağın rızkını kaybetme telaşından bahsediyoruz,

Yoksa nasıl olsa benim rızkımı kimse yiyemez deyip bir yerde tembellik etmekten,

Kuşun gelip taşa çarpmasından,

Rızkının gelip seni bulmasından bahsetmiyoruz,

Gamsızlık veya tembellik değil buradaki sakinlik ve telaşsız olmak!

Kendinden emin olmak ile ilgili.

Çünkü metin böyle bitmiyor devamında söyle diyor;

“ayrıca benim işimi kimsenin yapmayacağını anladım ve çalışmaya koyuldum.”

Bu noktadan itibaren kendimiz bir ders çıkaracaksak,

Bu dünyaya ait, özel ve iş yaşamımıza ait kendimize bir felsefe oluşturacaksak,

Veya bu noktada mevcut durumumuz ile bir şeyi sorgulayacaksak şöyle devam etmek lazım:

“Günlük telaş ve korkular ile anlık yaşananlara gereğinden fazla önem yükleyerek gelecek kaygısına ve bu kaygının ardına gizlenerek doğru olduğunu düşündüklerinden fedakarlık etmek gerçek gelecek kaygısına tek yönlü bilet almak gibidir!

Unutma: senin görevin olan ve senin yapman gereken bugünün şartlarından bağımsız ve net işlerin var, sorumlulukların var, görevlerin var ve bunları nasıl yapman gerektiği belli ve net, gündelik sıkıntılar yüzünden, günü kurtarmak adına bildiğin ve inandığın doğruların dışında alacağın her karar sana o günü kurtarır belki ama gideceğin yere varma ihtimalini zayıflatır”

Bunların hepsi saf doğrular düşünülerek tanımladı elbette,

Düşünürken ve yazarken hiçbir risk yoktu önümüzde,

Ancak bu düşündüklerimize ihtiyaç duyduğumuzda şimdi değil sonra moduna girersek,

Yaşadığımız sıkıntılar, bizi kurduğumuz cümlenin dışına çıkartırsa,

Kendimize yeni bir cümle yazacak kadar dürüst olmalıyız!

Eski cümle doğru ama diyerek yeni, uyabileceğimiz bir yaşam felsefesi oluşturmalı ve kendimizi mutlu etmeliyiz,

Sizin her yaşadığınız sıkıntılar sonrası kuracağınız her yeni cümle ve her yeni yaşan felsefesi yaşamınızın sonunda size hak ettiğinizi getirecek.

Evet kuracağımız her cümle bizi istikametimizden biraz daha uzaklaştıracak,

Evet hiçbir zaman ilk varacağımız yere varamayacağız artık,

Ama en azından kendimiz ile barışık yaşayabileceğiz!

İlişkilerde de durum aynı ister dostluk ister sevgili olsun, o sizin ise telaşa gerek yok sizindir,

Ama sizin değilse ne kadar acele ederseniz edin sizden gidecektir, çaresi yok!

Bir ama da ben diyerek yazımızın sonuna gelelim,

 “ama adaletin ve ahlakın olduğu bir dünya yaşamının içinde kimse kimsenin yiyeceğini yiyemez ve kimse kimsenin yapacağı işi yapamaz”

Hayatın Aslı buysa ne aslıdan ne de hayattan kaçamazsın! 24.11.2018

 

 

 

 

Bu yazı toplam 176 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın