Günün Tarihi:18 Nisan 2019

Üniversiteyi terk eden öğrenci sayısı endişe verici5 Mart 2019 , Salı


Seyfi Yücel

Üniversiteyi terk eden öğrenci sayısı endişe verici

 

Gençler üniversiteyi kazanmak için büyük mücadele veriyor. İlkokuldan başlayan sınav yarışı âdete ölüm, kalım meselesi haline geliyor. Öğrencilerin yanında anne-babalarda yıllarca süren sınav maratonunda birlikte yarışıyorlar. İlkokuldan başlayan üniversite sınavı yarışı emeğin, alın terinin yanında ciddi bütçeyi de gerektiriyor. Her ne kadar dershaneler kapandı desek de özel dersler, etüt merkezleri, hazırlık kitapları aile bütçesinde önemli yer tutuyor. Sınav günü geldiğinde istedikleri üniversiteyi kazanan öğrenciler, aileleri mutlu; kazanamayanlar hüsranla sonuçlanıyor. Ülkemizde üniversiteyi kazanınca her şeyin çözüldüğü anlayışı hakim. Geçekten üniversiteyi kazanınca her şey bitmiş oluyor mu? Aynanın bir de arkasına bakalım.

***

Resmi verilere göre 2013-2014 eğitim öğretim yılında 135.000 öğrenci üniversiteyi kazandığı, kayıt yaptırdığı halde yarıda bırakmış. 2014-2015’de 161.000; 2015-2016’da 197.000; 2016-2017’de 212.000; 2017-2018’de bir önceki yıla göre % 92.2 artarak 408.000’e ulaşmış. Rakamlar gerçekten ürkütücü. Ortalama yirmi yaşında olan bu gençler askerlik, iş arama derken yirmi iki, yirmi üç yaşına gelecekler ve kendilerini toplumun orta yerinde boşluğun içinde bulacaklar. Mesleksiz, işsiz, umutsuz… Ülkemiz için oldukça ciddiyi bir sorun yumağı…

***

Ortalama yirmi yaşında üniversiteyi terk eden yaklaşık yarım milyon, bu hızla katlanarak birkaç yıl içinde bir milyonlarla ifade edileceğini şimdiden söyleyebiliriz… Sayıları yarım milyona ulaşan bu gençler neden üniversiteyi terk ediyorlar? Bunun üzerinde düşünüp sebeplerini araştırmalı, sorunları ortadan kaldırmak için gayret göstermeliyiz. Yoksa insan kaynakları açısından önümüzdeki üç-beş yıl içinde çok ciddi sosyal problemlerle karşı karşıya kalacağımızı şimdiden söyleyebiliriz.

***

Yarım milyon gencin üniversiteyi yarıda bırakmasının sebeplerinin başında tolumun ve ailelerin üniversiteyi kazanmayı bir kurtuluş olarak görmeleridir. Aşırı beklenti, kazanamadığı durumda ailenin yaşayacağı sosyal ezikliği aşabilmek için öğrenciler sırf bir yeri kazanabilmek adına bilmedikleri, ilgi, yeteneklerine uygun olmayan bölümleri seçebilmektedir. Kayıt yaptırıp gittiğinde de derin hayal kırıklı, moral bozukluğu, bıkkınlık, sönmeyle evlerine geri dönebilmektedirler.

***

Özellikle bir önceki eğitim öğretim yılında üniversiteyi terk eden öğrenci sayısında yüzde yüze yakın artışın ekonomik sebeplerden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Günümüzde yaşanan ekonomik sorunlar özellikle il dışında öğrenci okutan aileleri ciddi derecede zorlamaya başladı. Barınma, beslenme, ulaşım, ders araç gereçleri masrafları aile bütçesini aşar hale geldiğini söyleyebiliriz. Asgari ücretle, emekli maaşı ile geçinmeye çalışan ailelerin üniversitede öğrenci okutmaları nerdeyse imkansız hale geldiğini söyleyebiliriz. İki kişi çalışan bir aile olarak, iki çocuğumuzu üniversitede okutmakta zorlandığımızı söyleyebilirim.

***

Öğrencileri üniversiteden koparan diğer unsurun da altyapı yetersizliği olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle küçük illerde, ilçelerde açılan üniversitelerde kütüphane, laboratuvar, atölye, spor tesisleri, yurt imkânlarının yetersiz olması sonucu öğrencilerin beklentileri, hayalleri ile buldukları arasındaki derin fark okullarından koparıyor olabilir.

***

Sebep ne olursa olsun geleceğimizin teminatı olarak gördüğümüz gençlerimizin eğitimden kopmaları, umutsuzluğa kapılmaları bugünümüzü ve geleceğimizi olumsuz etkileyecektir. Bu soruna tedbir almak durumundayız. Bana göre sorunu üniversite kapısına gelmeden çözmek durumundayız. Çözümü de ortaokulu da içine alan meslek liselerini yeniden hayata geçirmek durumundayız. Yirmi yaşına geldiğinde her gencin elinde bir mesleği olmalı, nitelikli iş gücüne katılmaya hazır hale getirmeliyiz. Sonrasında Avrupa’da olduğu gibi öğrenci bir yandan çalışırken biryandan da üniversite eğitimine devam edebilmeli. Hem üretmeli, hem öğrenmeli.

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 266 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama