Günün Tarihi:21 Eylül 2019

Unutturmaya çalışanlara!17 Ağustos 2019 , Cumartesi


Cevdet Güngör

Yüzyılın felaketi olarak yorumlanan 17 Ağustos depreminin bugün 20. yıl dönümü… Depremin ilk 2 yılında “Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye şehrin her yerine asılan yazılar ne yazık ki unutulup gitti.

            Hatta  17 Ağustos 1999 sabahını Adapazarı’nda yaşamayanlar şimdi büyük felaketi “Nasıl unuttururuz”  uğraşı içindeler.

            Hep birlikte o günleri bir kez daha hatırlayalım.

           

***

                        Zamanın Sakarya Valisi Yener Rakıcıoğlu, valilik önüne konan bir masayı “Kriz masası” ilan etmiş. Ama yapabildiği hiçbir şey yok.

            Yakınları enkaz altında kalanların “Yardım” isteklerine karşı çaresiz ve ezik.

            İletişim felç olmuş.

           Yollar kapanmıştı.

            Devlet’in valisini bırakın, zamanın Başbakanı Bülent Ecevit depremden sonra Adapazarı’ndan, Ankara’daki bakanlarını arayamadı. Bağlantı kuramadı.

            Ecevit, Ankara ile telefon ve telsiz ile bağlantı  kuramayınca TRT ekranlarından yaptığı konuşma ile Ankara’daki bürokratlarına şöyle seslenmişti: “Bu konuşmam, bakanlar ve bürokratlar için emir niteliğindedir. En kısa zamanda Adapazarı’na ulaşım için harekete geçin. Yolları açın, yardım gelmesini sağlayın.”

            Yaşanan öylesine büyük bir felaketti ki, İstanbul’a 2 saat, Ankara’ya 4 saat mesafedeki Adapazarı 1 hafta süre ile kaderine terkedilmişti. Hiçbir yer ile bağlantı sağlanamamıştı.

***

Depremin o inanılmaz ilk saatleri ve ilk günlerinde hakkını teslim etmek gerek yanımızda  sadece Mehmetçik vardı.

Kurtarma ekipleri ve ilk yardımların Adapazarı’na ancak Ecevit’in TRT ekranlarından verdiği talimat sonrası ulaşmaya başlamıştı.

Depremde Adapazarı’nın en büyük şansızlıklarından biri ise yıkılmışlığımızı bir türlü Türkiye ve Dünya’ya yeterince anlatamamamız olmuştu.

Depremde en büyük yıkım Adapazarı’nda oldu. Bayındırlık Bakanlığı’nın resmi verilerine göre 1999 depreminde, deprem bölgelerinde toplam 5 milyon ton enkaz artığı moloz çıktı. Bunun 2,5 milyon tonu Adapazarı’ndaki molozlardı.

Yani diğer deprem bölgelerinden İzmit, Gölcük, Yalova, İstanbul, Düzce ve Bolu’dan çıkan toplam deprem molozları, Adapazarı’ndaki kadardı.

***

Böylesi büyük iri yıkımın meydana geldiği Adapazarı’nda  sadece 4 bin dolayında kişinin hayatını kaybetmesi büyük bir şanstır. Gerçi şansın böylesi olur mu diyeceksiniz? Ama…

Deprem Ağustos ayında ve sabaha karşı olmasa Adapazarı’nda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 40 bin olurdu.

Mevsim yaz olduğu için çok kişi yazlıkta ve fındıktaydı.

Yıkımın en çok olduğu şehir merkezindeki iş yerleri  resmi daireler ve dershane gibi yerler boştu.

Örneğin; yıkılan 5 katlı belediye iş hanında resmi daireler ve dershaneler vardı. Tuz buz olan eski belediye iş hanında binlerce kişi hayatını kaybederdi.

Çark Caddesi’nde yıkılan işyerlerinde kaç kişi hayatını kaybederdi tahmin etmek mümkün değil.

Yine depremde yıkılan Milli Eğitim ve Adliye binalarındaki mesai saatlerindeki yoğunluk hep biliniyor.

 Adapazarı’na deprem sonrası gelenlere o günün yıkılmışlığını anlatmak mümkün değil. Anlayabilmeleri de mümkün değil.

***

            Aynı şekilde o büyük felaketi yaşamayan bürokratların da işin vahametini anlamaları mümkün değil.

Sadece büyükşehir belediyesi durumun farkında. Büyükşehir Belediyesi bu bilinç ile Afet Koordinasyon  Merkezi kurarken, Sakarya Valiliği’nin ciddi anlamda böylesi bir koordinasyon merkezi yok.

Aradan 20 yıl geçmesine rağmen ne yazık ki, hala öğrenciler  deprem riski taşıyan bazı okullarda öğrenim görmeye mahkum edilmiş durumdalar.

Allah hayretsin…

 

Bu yazı toplam 46 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU