-

 

Günün Tarihi:12 Kasım 2019

"YARDIM EDİN!"10 Ekim 2019 , Perşembe


Özlem Doğan

  19 yaşındaki Tuğba,  üzerine oturup bir eliyle boğazını sıkan, diğer taraftan yumruklar atan babasının altından kurtulmaya çalışırken "Yardım edin" diye çığlıklar atıyordu. Gazetelerde çıkan habere göre; video, yatalak olan ve artık yaşadıklarına dayanamayan anne tarafından çekilmiş ve sosyal medyada çare bulabilme umuduyla paylaşılmış. Sosyal medyadan destek görmüş ve "Tuğba'ya yardım edin" başlığıyla büyümüş bu çığlık. Görüntüyü kanım donarak izledim ve bununla birlikte toplumumuzla ilgili, onlarca soru düştü yine aklıma;

1)- Tuğba'nın çığlıkları o binada veya o çevrede yaşayan insanlar tarafından bugüne kadar hiç mi duyulmadı. "Bu nasıl bir duyarsızlıktır? Ya da bu nasıl bir korkudur? Bana bulaşılmasın korkusuyla mı sinmiş mi insanlar?" Nedeni, ne olursa olsun "Sonuç" çok kötü...Oysa  bu tarz olayları duyan insanlar, bir tuşa dokunup güvenlik güçlerini aramış olsalardı, belki bu güne kadar ölmeyecekti bir çok kadın ya da çocuk...  Üç maymuna mı dönüyor giderek insanlar?... Yazık!

2)- Sosyal medyada dönen şu cümle adeta metalik bir gıcırtıyla çınlıyor kulaklarımda; "Sosyal medyada olmasa bakanlık veya devlet kurumları harekete geçmiyor", "Sosyal medya olmasa sesimizi duyuramayacak mıyız?". Ne fena... Adalete olan güvenin ne derece sarsıldığının bir göstergesi... Gazete haberlerinde sıkça okuduğumuz ve ne yazık ki, giderek alıştığımız başlığı düşündüm sonra; Sosyal medyada artan tepki sonucu, "Adalet Bakanlığı veya Güvenlik Güçleri kimi zamanda Aile ve Sosyal Sorumluluk Bakanlığı harekete geçti." Öyle ya; "Tuğba kızımız daha önce babasından şikayetçi olmuş, babaya 10 gün uzaklaştırma cezası verilip serbest bırakılmış." Ceza bitiminde tabi ki aynı evde yaşamaya devam etmişler ve şuan sonuç ortada... Takibi yapılmış olsa idi böyle mi olurdu? Döndük başa; Sosyal medya olmasaydı harekete geçmeyecekler miydi? Takip ne oldu? Babasıdır severde, döverde mi dediniz? Olmaz, olamaz...

  Adalet ve soruşturma, yardım ve destek, medyaya mı kaldı? Müge Anlı'dan cinayet ve kayıp araştırma masası, Haluk Levent'ten de sosyal güvenlik ve yardım masası mı oluştursak? Şaka yapmıyorum kızgınım...

3)- Başka bir tartışma ise; sosyal medyada şiddet ve taciz ile ilgili tepki yaratan videoların, toplum psikolojisine zarar vermemesi için engellenmesi hakkında. Buna kısmi olarak katılırım. Faydalı olduğu durumlar göz ardı edilemez. Örneğin; çocukları öldürülen ailelerden tutunda, Tuğba olayında olduğu gibi çaresiz kalan insanlar, başka türlü de sesini duyurabilmeli. Şayet psikoloji düşünülüyorsa ve eşğin aklına karpuz kabuğu sokulmasın deniyor ise;

"☆ Gündüz kuşağı televizyon programları ile başlanmalı. Her kanalda izdivaç, katil kim soruşturması programları kaldırılmalı. Daha eğitici, daha kültürel programlar olmalı. Televizyona çıkarılacak insanlar doğru seçilmeli. Bir zamanlar TRT'de olduğu gibi; oturmasına, kalkmasına, ne konuştuğuna ve nasıl konuştuğuna dikkat eden insanların seçildiği zamanda ki gibi.

  ☆ Haber programlarının içerikleri ve özellikle de haber dili elden geçirilmeli.

 

  ☆ Devletin, Aile ile ilgili çalışan kurumları, Eğitim kurumları ve de Adalet Bakanlığı, üstüne düşen çalışmayı çok sıkı yürütmeli ki, insanların en büyük ihtiyacı olan kendini güvende hissetme ihtiyacı giderilsin."

   Sonuç olarak; şiddete karşı bir savaş vermek zorundayız. Toplumumuzu ve tüm Dünyayı saran şiddet olayları bugün tüm insanlığı huzursuz etmekte ve kaygı içinde yaşamasına neden olmakta, yükselen  kaygı da güvensizliği yaratmakta. Güvensizlik ve kaygının arttığı toplumlarda ne huzur, ne mutluluk olabilir, ne de o toplumlarda suç oranı düşebilir.

   Şapkayı önümüze koyup kalıcı çözümler düşünmenin vaktidir.

   Sosyal medya olmadan da mağdurların seslerinin duyulabildiği, hatta mağdurların hiç olmadığı kaliteli bir gelecek ve toplum dilerim...

 

Bu yazı toplam 169 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU