Günün Tarihi:15 Aralık 2018

 

 

Yine ÇİN!..8 Nisan 2018 , Pazar


Murat Kaba

10 gündür Çin’deydim. Bugün döndüm. 


 

Başkent Beijing, Hangzhou, Limping, Shanghai, Schenzhen, Dongguan, Guangzhou gibi şehirleri ziyaret etme, bir çok iş insanı ile görüşebilme fırsatı buldum.


 

Çin'de ihracat, güçlü yuana rağmen gücünü korurken ülkede ithalat büyümesi de artış göstermektedir.

İhracatları ocak ayında dolar cinsinden bir önceki yıla göre yüzde 11.1 artarken ithalat, yüzde 36.9'luk bir artış göstermiş. 
 


 

Dünya ekonomisinin son 20 yılına damgasını vuran Çin Halk Cumhuriyeti, 2050 yılına kadar modern ve zengin bir tüketim toplumu yaratma hedefine kilitlenmiş. Bu aşikar ve hükümetlerinin periyodik kalkınma planlarında var.

Ben bu köşede Son 6-7 yıldır en az senede 2 kez her Çin seyahatim sonrası görüşlerimi bildiriyor ve her geçen zaman nasıl bir potansiyelin bize sadece ortalama 10 saat uzaklıkta arttığını vurgulamaya çalışıyorum.

Ekim 2017’de başlatılan yeni dönemde Çin yönetimi kapısını yabancı yatırımcılara daha fazla açacak. Bu nedenle 1,4 milyar nüfuslu Çin, Türk yatırımcılar için hiç olmadığı kadar büyük fırsatlar sunacak. 

Dünyanın en kalabalık ve satın alma gücü açısından en büyük ekonomisi haline gelen Çin, köylü nüfusun çoğunlukta olduğu komünist bir toplumdan hızla orta sınıfı gelişen modern bir tüketim toplumuna dönüşüyor. 

Yönetimdeki Çin Komünist Partisi’nin Ekim ayı sonunda sonuçlanan 19’uncu Ulusal Kongre kararları da yeni dönemde uzun vadeli bir dönüşüm ile Çin’in giderek dünyaya daha çok açılan bir ülke olacağının göstergesi.

Altyapı ve üretim imkânlarını 60 ülkeyle bağlantılı hale getirecek “Bir kuşak, Bir Yol” projesi ile Pekin’den Berlin’e uzanan bir hatta kara ve deniz ticaretini yeniden şekillendirmeye hazırlanan Çin, geniş toprakları üzerindeki yatırım ve üretim hamlesine hız veriyor.

Uzun yıllar ucuz işgücü ile tüm dünyanın üretim merkezi haline gelen Çin’de bugün itibariyle asgari ücret ortalama 290 dolar ile pek çok ülkenin üzerinde seyrediyor. 

Bazı Pazar araştırma şirketlerine göre, Çin imalat sektöründe ortalama ücrette Brezilya, Arjantin, Meksika gibi ülkelerin üzerine çıkmış durumda. Bu durum toplumda orta sınıfın alım gücünü artırırken, ülkede bir tüketim patlamasının da önünü açtı.

Seyahatte bilgi aldığım sıcak bir örnek vereyim; Çin’deki 40 günlük yeni yıl tatili boyunca ülke içi seyahatlerin 2,9 milyar sefer olduğu hesaplanıyor. Tatilini yurtdışında geçiren Çinlilerin sayısında da önceki yıla oranla yüzde 10,7 artış yaşandığı ve böylelikle 6 milyonu aşkın Çinlinin yurtdışında tatil yaptığı açıklandı.

Bir bilgi daha paylaşayım; Geçen sene 11 Kasım’da Çin’kutlanan “Bekarlar Günü” dolayısıyla, 24 saat içinde ülkenin en büyük alışveriş platformu olan sadece Alibaba’dan 25,3 milyar dolarlık satış gerçekleşmiş. Bu şunu da gösteriyor ki; Çin’deki tüketim artışı hizmet sektörünü de giderek büyütüyor. 

Çin’in GSYH’si içindeki oranı istikrarlı bir şekilde artan hizmet sektörü, 2015’te yüzde 50’yi aşarak ekonomide yaşanan yapısal dönüşümün göstergesi haline geldi.

Çin ile Türkiye’nin ticaretinden de bazı rakamlar vereyim. 2007 başından 2017 Ekim başına kadar bakmış olduğum Ekonomi Bakanlığı kaynaklı rakamlara göre İhracatımız 1 milyar dolardan 2.2 milyar dolara, ithalatımız 13 milyar dolardan 17 milyar dolara, buna bağlı olarak Dış ticaret hacmimiz de 14 milyar dolardan 19.2 milyar dolara yükselmiş.

Burada tabii ki her ne kadar yükseliş varsa da bu rakamlar kat kat artmalıdır.  Özellikle de ihracat.

187 adet ithal ürünün gümrük vergisinde 2017’nin Aralık ayında  indirime gitmişlerdi, 2018 yılı içinde bu oran  gıda, sağlık, giyim ürünlerini de içeren bir dizi maddede ortalama yüzde 17.3’ten yüzde 7.7’ye düşecek.

Çin’li yetkililerin Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Örgütü’nün (APEC) son toplantısında söylediği şu sözler, önümüzdeki yıllarda Çin’in nasıl bir yatırım üssü olmayı hedeflediğini gösteriyor: “Önümüzdeki 15 yılda 2 trilyon 400 milyar dolar değerinde mal ithal etmeyi, 2 trilyon dolarlık yabancı yatırım çekmeyi ve yurtdışına 2 trilyon dolar sermaye aktarmayı öngörüyoruz.

Bu şu demek: “Bize mal satın” 

Peki ne tip fırsatlar var ?

Şu an büyük bazı Türk şirket grupları zaten uzun yıllardır çin’de faaliyetlerini devam ettirmektedirler. Çin’in 2050 vizyonu ile birlikte yakın gelecekte Çin’e adım atacak Türk şirketlerin sayısının hızla artacağını tahmin etmek zor değil.

Çin, son yıllarda Orta ve Batı Bölgeleri’ni geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunuyor. 2011 yılında Çin hükümeti bu bölgeleri geliştirmeye yönelik yeni bir vergi politikası uyguladığını duyurdu. Örneğin; Sichuan, Guizhou, Shaanxi, Hubei gibi eyaletlerde ve Uygur Otonom Bölgesi’nde Ocak 2011-Aralık 2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde işletme vergisi yüzde 15’e kadar indirildi. Yeni gelişen bölge olarak Çin’in güneybatısında yer alan Chongqing eyaleti de ön plana çıkıyor. 

Ayrıca Shanghai Serbest Bölgesi de ön planda yer almakta... Çin’de 2016 yılında faaliyete başlatılan yedi yeni dev serbest bölge bulunmakta. Çin’in ekonomik gelişimi için önemli bir girişim olan Serbest Ticaret Bölgeleri’nde (STB) yabancı yatırımcılara avantajlar da sunuluyor. 

1- Sermaye koşulu olmadan işlemlere başlanabiliyor...

2- Tüm yabancı kişi ve kurumlar şirket kurabiliyor...

3- Sanal ofis oluşturabilme imkanı sağlanıyor.

4- Kuruluştan sonra Çin Halk Cumhuriyeti şirketi unvanı kazanılıyor.

5- E-ticaret ve ithalat vergisi alınmıyor.

6– İhracat vergisi ödemeden reexport yapma imkanı tanınıyor

7- İthalat vergisi ödemeden depolama imkanı sağlanıyor.

8- Tüm kuruluş hizmetleri tek bir merkezde yapılıyor.

9- Yüzde 25 kurumlar vergisi uygulanıyor.

10- Çin’deki alıcılara doğrudan toptan veya perakende satış hakkı tanınıyor.

Bu nedenle ihracatta mermer başta olmak üzere madenler ön planda olmakla birlikte, ikili anlaşmalar tamamlandığı takdirde tarım ürünleri ve gıda konusunda Türkiye’nin şansı yükselecek.

Ayrıca, Türkiye’deki bazı kahve ve gıda perakendesi zincirlerinin de oralarda çok şansı olabilir.

Diğer bir bilgi de 2018 yılı Çin Halk Cumhuriyeti’nde “Türkiye Turizm Yılı” ilan edildiğidir. Turizm sektörümüzün bu yıl  Çinli turistlere özel paket turlar hazırlaması bekleniliyor...

Benim bir başka tespitim de Hızla zenginleşen Çinli nüfusun süt ve et ürünleri, kaliteli tarım ürünleri, zeytinyağı gibi sağlıklı gıda ürünlerine ihtiyaçları giderek artığıdır. Bizzat marketlerde tanık oldum. Çeşit az. Gıda ve tarım sektörlerinde Türkiye’nin Çin’deki varlığını artırması gerekiyor. 

Türkiye ayrıca otomotiv yedek parça, lojistik, gıda, tekstil, makine, enerji gibi sektörleriyle de Çin’e açılabilecek kapasitede.

Çin’in otomotiv ithalatının üçte birinden fazlasını yan sanayi ürünleri ithalatı oluşturuyor. Çin’in otomotiv ithalatındaki en büyük kalemi ise son iki yıldır yaklaşık 45 milyar dolar olarak gerçekleşen binek otomobiller oluşturuyor.

Çin’de 2020 yılından itibaren motorlu araçlar üretiminin 30 milyon adedi aşması bekleniyor. ABD’de her 1000 kişi başına düşen motorlu araç adedi 821 iken Çin’de bu rakamın 118 olması, dünyadaki diğer otomotiv merkezlerine göre ülkenin taşıdığı potansiyeli açıkça ortaya koyması bakımından da önem taşıyor.

Çin’de giderek büyüyen ve zenginleşen orta sınıfın tüketim alışkanlıklarının değişmesi, sağlıklı tüketim ve hijyen bilincinin artması, lüks tüketimin artması ile ihracatta pek çok üründe fırsatlar bulunuyor.

Çin yüksek seviyede büyüme döneminden daha sürdürülebilir büyüme modeline geçiş yaparken, geçtiğimiz dönemde yapılan kapasite artırımı yatırımları ve bazı ürünlerin ve ürün gruplarının küresel ölçekte fiyatlarının ciddi oranda gerilemesi nedeniyle, maden, tekstil, kimya gibi sektörlere yatırımcı ve müşteri ilgisinin geçmiş döneme oranla azalması ve fiyatların gerilemesi dikkat çekiyor. Çin’de yükselen işgücü maliyetlerinin de bu alanları etkilediğini belirtebiliriz.

Evet özetle Çin’in ihracat odaklı stratejiden iç tüketimi artırmaya yönelik strateji değişikliği nedeniyle yeni fırsat alanları oluştuğunu fırsat buldukça vurguluyorum...

Çin, artan iç tüketime yönelik ürün veya hizmet sunan firmalar, yurtdışında altyapı projeleri konusunda deneyimli inşaat firmaları ve Çinli firmalarla ortak katma değerli ürün üretimi gerçekleştirmek isteyen Türk firmaları için önemli fırsatlar barındırıyor. Bununla birlikte Çinli firmalar her yıl artan sayıda yeni ortaklıklar kurarak Çin dışında büyüme fırsatlarını değerlendirmektedir. Bu da ortak yatırımlarla yeni pazarlarda yatırım yapmak isteyen Türk firmaları için fırsatlar oluşturabilecektir. Dikkate alınmalıdır.

 

Bu yazı toplam 494 defa okundu.
UYARI: Sitemizde yayınlanan yazarlara ait yazılar, yazarların görüşüdür ve yazarları sorumludur. SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yorumda yasal sorumluluk yorum yapan kişiye aittir ve SAKARYA YENİGÜN GAZETESİ sorumlu değildir. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında yorum gönderen muhataplarına dava açılabilmektedir. Yorum şikayet konusu olduğunda ,yazılı talep halinde adli makamlara bu yorumların IP adresleri verilmektedir.

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın