Günün Tarihi:18 Kasım 2018

 

 

O BİR DÜNYA MARKASI


1997 yılında başladığı Karatede kısa sürede zirveye çıkan Dünya Şampiyonu Enes Erkan, evinin kapılarını YENİGÜN’e açtı.

 

Türk Karatesinin erkeklerdeki 8 yıllık hasretine son veren Enes ile özel hayatını konuştuk. Dünya’yı dize getiren adamın başarıya giden öyküsü her sporcuya örnek olmalı. Dile kolay; başarılarla dolu tam 15 yıl. Sayısı hatırlanmayan Marmara Bölgesi, Türkiye ve Balkan Şampiyonluklarından sonra gelen Avrupa ile Dünya zaferleri. İşte bu pırıl, pırıl parlayan kariyerin adı Enes Erkan. Son olarak Fransa’daki Dünya Büyükler Karate Şampiyonasında karşımıza çıkan Sakarya Büyükşehir Belediye Karate Takımı sporcusu Enes, bir anda gündemin ilk sırasına oturdu. Gazetemize evinin kapılarına açan şampiyon, bu kez sadece başarılarını değil, aile yaşantısını da anlattı. İşte arkadaşımız Abdullah Can’ın kaleminden Enes Erkan ve hayatı.

         Enes Erkan kimdir?        

10 Mayıs 1987 Sakarya doğumlu olan Enes Erkan. İlk ve orta öğrenimini Sabihahanım İlköğretim Okulunda tamamladı. Ardından Mithatpaşa Şükrü Ayna Lisesine başlayan Enes, buradaki öğreniminden sonra Sakarya Üniversitesine girmeye hak kazandı. Şu anda Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu Yöneticilik bölümü son sınıf öğrencisi olan Enes Erkan, iki çocuklu bir ailenin ilk göz ağrısı. Bu arada Enes’in kız kardeşi Eda’da eski bir milli karateci. 2008’de Emine Bahar Yiğit (Erkan) ile hayatını birleştiren Enes Erkan, 1 çocuk babası.   

         Artık kulağını çekemiyorum

Çok iyi hatırlıyorum. 1997 yılıydı. Adres Pasaj 67, kulüp Atılganspor. O dönem Antrenör Hikmet Şaha, yeni, yeni filizlenen kulübüyle adından söz ettiriyordu. Bir gün yavaş, yavaş parlayan o kulübün idmanına gitmiştim. Sporcular ile tek, tek tanışırken, “Ben Abdullah Can” dediğimde Enes 10 yaşındaydı. O gün Antrenörlerinin talimatıyla, şaka olsun diye beni yere yatırdıklarından sonra, hemen, hemen hepsiyle samimi olduk. İşte o yıllardaki geleceğin yıldızları arasındaydı Enes Erkan. O başarısız olduğunda kızabildiğim küçük çocuk Enes, şimdi büyüdü, koskocaman bir adam oldu. O Dünyayı döndüren adam oldu, ben halen gencim (!). Bu arada, o zamanlar kulaklarını çekebiliyordum, şimdi sıkıysa çek.

         Evinin kapısında karşıladı

2007’de elde ettiği bir Avrupa Şampiyonluğundan sonra yaptığım röportajda hasret giderdiğim Enes ile zaman, zaman görüşüyorduk. Sonra Fransa zaferi geldi. +84 kilo finalinde Azeri rakibini yenip Dünya’nın en iyisi olduğu zaman tüm Türkiye gibi bende gururlandım. Ardından ülkemize döndü ve biz yeniden buluştuk. Evinin kapısını açıp karşıladığında ben heyecanlıydım, o mağrur. Gözler doldu, sarıldık. Öyle ya 10 yaşındaki Enes, artık 25ine gelmiş ve Dünya’yı yine dize getirmişti. Bu başarı öyle yenilir, yutulur gibi değil ha. Çünkü Enes, Türk Karate tarihinin Dünya Şampiyonu olan dördüncü erkek sporcusu. Hatta, güzel ülkem, erkeklerde 8 yıldır bu kategoride şampiyon olamadı.

         Karateye başladığı gün

Enes’ten sonra eşi Emine Bahar ve şirin mi şirin kızları, 4 yaşındaki Ecrin göründü kapıda. ‘Merhaba Ecrin‘ deyip elimi uzattığımda ‘benim adım Ecrin Efnan Erkan’ diye fırçalandım. Sonra misafirperverliğin en güzelini gördüğüm röportajımız başladı. Enes’e, nedense önce Rize Güneysu meselesini sormak istedim. “Dedem Başbakanımızın memleketi olan Rize Güneysu’lu ama ben doğma büyüme Sakaryalıyım” dedi. Fakat yinede ayırt edemediğini ekledi. Sonra 1997 yılında başlayan karate hayatını anlattı biraz, biraz. Spora kick-box ile adım atan Enes, sonra karateye geçmiş. Antrenör Hikmet Şaha, Enes’in babasını ikna edip, kulübüne almış. İlk maçına İzmir’deki iller arası turnuvada çıkan Enes, Turuncu kuşak ile üçüncü olarak kariyerinin ilk madalyasını görmüş.  

         İşte kariyerindeki başarılar

Ardından 2001 yılında kurulan Büyükşehir Belediyesi Karate Takımına dahil olan Enes, tatlı sohbetin ilerleyen bölümlerinde başarılarını tek, tek sıralamaya başlıyor; “Antrenörlerim Hikmet Şaha, İsmail Yılgın ve Fatih Aksoy’du. O yıl ilk kez milli takıma girdim. Bulgaristan’da, Balkan Şampiyonasıydı. Üçüncü oldum.” Sonra geliyor devamı. 2003te Fransa’da gençler Dünya üçüncülüğü. 2004’te Hırvatistan’da gençler Avrupa şampiyonluğu. 2005’te Güney Kıbrıs’ta gençler dünya şampiyonluğu. 2007de İstanbul’da gençler dünya şampiyonluğu. 2008de Estonya’da büyükler Avrupa üçüncülüğü. 2009’da Hırvatistan’da büyükler Avrupa ikinciliği. 2012’de Çin’de, hem de tam içinde dövüş olimpiyatlarında, olimpiyat şampiyonluğu.

         Başım döndü yeter artık

Enes söylüyor, ben yazıyorum ama bir an önce bitsin istiyorum. “Başım döndü yeter artık Enes” diyorum, cevap gecikmiyor. ‘Bitiyor, bitiyor.’ 

2012 Büyüklerde, İspanyada takımda Avrupa ikinciliği, +84 kiloda Avrupa üçüncülüğü ve son olarak 2012 Fransa’da Büyükler Dünya Şampiyonluğu. ‘Oh be’ derken eşi görünüveriyor elinde ikramlarıyla. Enes’i soruyorum. “Nasıl tanıştınız?”. Hemen anlatıyor. 2007’de İzmir’deki Avrupa Şampiyonasında milli takımdayken tanışmışlar. Emine hanım da aslen Rize’li ama Düzce’de ikamet etmiş. 2008’de nişanlanan Enes ve Emine, aynı yılın sonunda evlenmişler.

         Taş fırın erkeği

Sonra sözü bırakmıyor Emine Bahar Erkan. “Enes evine sıcaktır ama “ diyor ve başlıyor şikayete; “İyi bir aile babasıdır. Bizden ilgisini esirgemez fakat ev işlerinde bana hiç yardım etmiyor. O konuda çok katı, hatta tam anlamıyla taş fırın erkeği”. Susuyorum. Öyle ya, karı koca arasına girilmez. Bu arada Enes’in eşi Emine hanımın genç bayanlar Karatede Avrupa ve Dünya dereceleri var. Bu nedenle “susmak en doğrusu” diyorum. Güneşler Anadolu Lisesinde Beden Eğitimi Öğretmenliği yapan bayan Erkan sözü bağlıyor “Enes, Ecrin ve ben üç kişiyiz ama sevgi dolu büyük bir aileyiz.”

         Şampiyonun itfaiyecilik hayatı

Şu meşhur itfaiyecilik günleri geliyor aklıma. 2009da Büyükşehir karate takımı kapandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesinden teklif almış Enes. “Ben hep kendi ayaklarımın üzerinde durdum. Zengin bir hayatım olmadı” diyen Enes, 2 yıllık dönemde İstanbul adına yarışmış ancak ilimizde itfaiyecilik yapmış. Enes anlatıyor “Bizzat yangınlara katıldım. Beni kimse zorlamadı ama ben aldığım para helal olsun diye 9 ay itfaiyecilik yaptım. Sonra spor eğitmenliğine başlayıp, sabahları itfaiyecilere spor yaptırdım. Şu anda itfaiyecilik adına her şeyi biliyorum. Sporculuk hayatım biterse çok rahat itfaiyecilik yaparım”.

         Yatırımım Sakarya’ya   

2012de Büyükşehir Karate takımı tekrar açıldığında, şu anda Kulüp Başkanı olan Orhan Bayraktar ve Antrenörü Hikmet Şaha sayesinde geri dönen Enes, 

boş vakitlerinde genelde ailesiyle birlikte olmayı seviyormuş. Ailesinin dışında itfaiyeden arkadaşı İsmail Gülseven ile vakit geçirdiğini söyleyen Dünya Şampiyonu’nun tek küçük hobisi Motosiklete binmek. Bugüne kadar maddi anlamda en büyük kazançlarının bu yıl olduğunu belirten Enes “Başkanımız Zeki Toçoğlu ve İstanbul’da yaşayan Sakaryalı iş adamı Kurtuluş Çalışkan bana birer ev hediye etti. Bu güne kadarki en büyük kazancım bunlar oldu. Kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum” diyerek sözlerine devam ediyor.

         Teşekkürü borç bilirim

Röportajın bir bölümüne teşekkürlerini ayıran Enes Erkan “Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımıza” diyerek başladığı sözlerini; “Başkanımız Zeki Toçoğlu ve kulüp başkanımız Orhan Bayraktar, Antrenörlerim Hikmet Şaha, Fatih Aksoy, Mustafa Solmaz ve İsmail Yılgın’a, hep yanımda olan aileme, arkadaşlarıma GSİ Müdürü Salih Koşu’ya (ilk kez bir müdür havaalanına gelip beni karşıladı), Üniversite Rektörümüz Prof.Dr.Muzaffer Elmas’a, BESYO’daki idareci ve hocalarıma teşekkür ediyorum” şeklinde noktalıyor.

         Sefa hoca ve işadamları

Teşekkür bölümünün en büyüğünü Kocaeli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Eğitim görevlilerinden Prof.Dr. Sefa Müezzinoğlu’na ayıran Enes “sezon başında sol ayak bileğinde ileri derecede yırtık vardı. Sadece ellerimi kullanıyordum. Ancak Sefa hocam benimle çok ilgilendi. 4 ay boyunca fizik tedavi uyguladık. Sonra tekme kullanacak seviyeye geldim ve Dünya Şampiyonu oldum. Kendisine minnettarım” diyen Enes ilimizdeki işadamlarına da seslenmeden edemiyor. Enes “Tüm büyüklerimizin ve işadamlarımızın sporculara sahip çıkmalarını istiyorum. Bizde özel sponsorluk alabiliyoruz ve maçlarımız televizyonlarda yayınlanıyor. Sadece ben değil amatör tüm branşlar için geçerli. İlimizdeki değerleri kaybetmeyelim. Futbola yapılan yatırımın yüzde 10u bizlere yapılsa Türkiye Dünya’da hep zirvede olur” diyor.

         Yenigün’ün gururu oldu

2013’te Türkiye’de yapılacak olan Akdeniz oyunlarına hazırlanan Enes ile yaptığımız özel sohbetin ardından röportajımıza noktalıyoruz. Aile yaşantısını, özel hayatını tüm içtenliğiyle anlatan Enes Erkan ile ayrılma vakti geliyor. Diğer aile fertlerine misafirperverliklerinden ötürü teşekkür ediyorum ve Enes ile birlikte evden çıkıyoruz. Yolda gelirken bir hikaye anlatıyor. Daha önce ikamet ettiği Yenigün mahallesindeki bir çay ocağında yaşananları gözleri dolu, dolu aktarıyor. Enes’in Dünya Şampiyonu olduğu akşam Galatasaray maçı varmış. Ancak Mahalle büyükleri, maçı bırakıp Enes’i desteklemiş ve yeri göğü inletmişler. Hemen o adrese gidiyoruz. Sevenleri, karşılarında gördükleri Enes’i bağırlarına basıyorlar ve son sözü söylüyorlar; “O bizim gururumuz”.

12 Aralık 2012 , Çarşamba Bu haber toplam 6785 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

altın