Günün Tarihi:30 Ekim 2020

‘Herkes Sakarya’yı konuşacak’


Cumhurbaşkanlığı eski Genel Sekreteri, AK Parti Sakarya Milletvekili Adayı Prof. Dr. Mustafa İsen, seçilirse ilk olarak eğitime el atacağınız, arkasından turizm ve tarımı gündeme alacağını belirterek, “Bu şehrin unu var, şekeri var, hatta helvası var. Biz

7 yıl boyunca 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, sağ kolu olan, MGK toplantılarına katılan, Başbakanlık ve Bakanlıklar arası mekik dokuyan, yurt dışına Cumhurbaşkanı adına özel mesajlar taşıyan kısaca devletin sır kutusu Prof.Dr. Mustafa İsen, yoğun seçim maratonu arasında Gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Sakarya için hedeflerini anlatan İsen Hoca ile kahve tadında bir söyleşi gerçekleştirdik. 20 yıldan beri aile dostu olan ve her zaman fikir alış verişi yaptığı, benimde değerli büyüğüm Erol Ulu abimin de aramıza katıldığı söyleşi de kültürden sanata, siyasetten spora her konuya kısaca konuştuk. Şimdi bir kahve tadında okuyabileceğini bu söyleşiyi sizlere sunuyoruz. Buyrun İsen Hoca’yı yakından tanıyalım.

Mustafa İsen kimdir?
Ferizli Nalköy’de doğdum. Öğrenim hayatım ve meslek hayatım hep Sakarya’nın dışında geçti ama ilişkilerimi Sakarya’dan hiç kesmedim. Üniversiteyi bitirdikten sonra mezun olduğum bölüme Edebiyat Fakültesine asistan olarak devam ettim. Profesörlüğe kadar yükseldim. Akademisyen olarak çalışırken de zaman zaman bürokrasiyle ilişkilerim oldu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda danışmanlık, Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunda Daire Başkanlığı yaptım. 2002 yılında AK Parti’nin kuruluşu ve iktidara gelişi sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı oldum. 20007 yılında 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün olmasıyla hemen akabinde genel sekreterlik görevine geldim.

Bundan sonra Sakarya kamuoyu tarafından kısa sürede fark edildiniz nasıl oldu bu?
Evet o makam bürokrasinin en üstüdür. Abdullah beyle birlikte çalıştım. 12. Cumhurbaşkanımız Başdanışmanlık görevine atandı. 5 ay kadar da bu görevde kaldım. Seçimler dolayısıyla bu görevden istifa ederek, önce aday adayı oldum ve şimdi adayım.

Kendisinin balkan kökenli olduğunu belirten İsen söze şöyle devam ediyor…
Akademik ve bürokratik hayatımda ilgi duyduğum temel alanlar var. Balkanlara ilgi mesela. 1981-83 yıllarında Belgrad üniversitede çalıştım. Bunun hayatımda önemli aşama olduğunu düşünüyorum. Ben 4ncü nesil balkan kökenliyim. Bu vesile ile balkanlara ilgi duydum ve sürekli gündemimde tuttum. Balkanlardaki gelişmeleri, Türkiye’de iç gelişmeler kadar yakın ilgiyle takip ediyorum. Bu bölgede yaşanan Müslümanlık, Türklük ve siyaseti çok iyi takip ediyorum. Balkanlar üzerine yayınlanmış epey kitabim var.

Sizin birde Türk Dünyası’na ilgi duyduğunuzu biliyoruz. Bu konu da neler yaptınız?
Evet bir diğer ilgi odağım ise Orta Asya ve Türk Dünyası. Bu birazda mesleki bir yönlendirme oldu. Bugün 2009 yılında kurulmuş olan Türkçe konuşan ülkeler işbirliği konseyinin kuruluş aşamasında önemli rol üstlendim. Kuruluşun ortaya çıkmasından sonrada birkaç alt birim oluşturuldu. Komisyonun ikinci alt birimi Türk Dünyası akil adamlar birimi Yani Türkiye’deki adı ‘Aksakallılar’ Meclisi’nde Türkiye’nin temsilcisiyim.

Çok ilginç. Aksakallılar meclisinde neler yapılıyor?
Araştırmalar, öngörüler ve Müslümanlık, Türklük ele alınıyor. Kazakistan’ da kurulmuş olan Uluslararası Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin çeşitli kademelerinde çalıştım. Şuanda da mütevelli heyetindeyim. Bu iki dünya doğu ve batı ilgi alanlarım. Türkiye’nin içinde de akademik olarak Klasik Osmanlı Edebiyatı faaliyet alanım. Tük biyografi geleneğiyle de yakından ilgileniyorum.

2008 seçimlerinde siyasete de kısa süreli bulundunuz..
Evet, 2007’de yine partimden bu göreve talip olmuştum.

Devletin zirvesinde yer alan bürokrat olarak, Milli Güvenlik Kurulu Toplantılarına katılan, Cumhurbaşkanının özel danışmanı olan, Başbakan ve Bakanlar Kurulu ile sürekli iç içe olan göreviniz esnasında, devletin bir çok sırrını edindiniz. Yani tabiri yerindeyse devletin sır küpü oldunuz. Bu kadar sırrı saklamak sizi yoruyor mu? Zaman zaman altında kaldığınızı hissediyor musunuz?

7 yıl boyunca MGK’nin bütün toplantılarına katıldım. Bunun dışında da iç ve dış gelişmelerle ilgili meselelere tanık oldum. Yurt dışına Cumhurbaşkanımız adına özel mesajlar götürdüm. Çocukluğumdan itibaren meraklı birisiyim. Babama haberleri okurdum. Zaman zaman taşıdığınız bilgi sizi ezer. Hayatımın bir aşamasından sonra kolaylıkla öğrenebileceğim bilgileri barındırıyorum.

“13 yıl boyunca sır taşıdım” diyen İsen, “Bu kadar ağırlık var. Dolayısıyla edinmemeye ve mümkünse o bilgiyi öğrenmeme konusunda arkadan dolanmayı tercih ediyorum. Ama bir görevi ifa ediyorsanız o görevin sorumlulukları var. Ben görevim ne gerekti yorsa onu yaptım ama bu gibi görevlerde çalışan insanların ketum olmaları gerekiyor.

11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Sakarya’ya bakışı nasıldı?
Bir aneknot anlatayım. Yeni genel sekreter olmuştum. Sivil toplum kuruluşlarına bir teşekkür yemeği veriyor ve konukları kapı da karşılıyordum. TOBB Başkanı Rıfat beyi karşıladım, arkasında TZOB Başkanı Sakaryalı olan Şemsi Bayraktar vardı. Şemsi bey, beni yeni görevim için tebrik edince, Rıfat bey benim Sakaryalı olduğumu öğrenince şaşırdı. Ankara’da, Sakaryalıların tuttuklarını koparır imajı olduğundan. Rıfat bey, Cumhurbaşkanımıza benim Sakaryalı olduğumu, çalışmanın riskli olabileceğini espirili bir şekilde anlattı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanımı da Ben de Sakaryalıyım dedi. Biliyorsunuz Sayın Gül, bir dönem Sakarya Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır. Her karşılaşmamızda bana Sakarya’yı soruyordu. Kendisi de zaten burayı ve insanını çok seviyor.

İnsanlar sizi kısa sürede çok sevdi. Sakaryalıların istekleriyle yakından ilgileniyorsunuz ve sizin iş bitirici olarak görülmesine neden oluyor, nasıl başarıyor sunuz?
Çok teşekkür ederim bu teveccüh için. Böyle bir imajın sorumluğunu yüklenme bana mutluluk veriyor. Türkiye’deki meselelerin zor çözülüyor olmasının sebeplerinden biri insanların hangi merciye taşıyacaklarını bilmemekten kaynaklanıyor. Ben devletin en üst düzeyinde bulunmuş biri olarak bana yöneltilen isteklerin ve sorunların çözümü için kiminle muhatap olunacağını çok iyi biliyorum.

Bu bölümde aslında bir mesaj veren İsen şöyle devam ediyor..
Türkiye’de üçlü kararname ile atananlarının tamamın da benim parafım var. Dolayısıyla bunun getirdiği bir psikolojik etki söz konusu. Makul olmayan bir şeyi kimseden talep etmem. Kim istediyse işini çözmüşümdür.


            İnsanlar seçilmeniz halinde sizin bakan olacağınızı düşünüyor. Siz bu konuda ne                                                                                             düşünüyor sunuz?
Gerçekten böyle bir değerlendirmeye mahsar olduğumu belirteyim. Hayatımın erken yaşlarından itibaren kader meselesini kafamda çözdüm. Bu meseleler nasiple ilgili, eğer nasipte varsa gelir. Çalışarak elde edilecek makamlar vardır. Bakanlık böyle bir makam değil. Ben kültür bakanlığı müsteşarlığı yaptım. Bu bakanlığı iyi tanıyorum. Öbür bakanlıkların işleyişlerini biliyorum. Ama nasipse olur.

Milletvekili seçildiğiniz takdirde Sakarya’nın ilk el atacağınız konusu ne olacak?
Benim ele alacağım konuların temelinde makro problemler olacaktır. Bu çerçeve de mesela Karadeniz sahil yolu. Mutlak suretle takip edilmesi ve sonuçlandırılması gereken alanlardan biridir. Karasu limanı. Bu limanı Arifiye’ye bağlayacak demiryolu, Bütün bunlar Karasu’yu hareketlendirecek. Yeni sanayi yapılaşmaları olacak. Bu güzel doğayı dengeli kullanım ile değerlendirecek tablo oluşturacağız

Bir dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu tarafından gündemi alınan ve esnafın istememiş üzerine rafa kaldırılan Dörtyol Kentsel Dönüşüm projesini hatırlatan İsen..
Sakarya geçilen bir şehir. İnsanlar bir şehre gelirken güzergah boyu bakan ve güzel ise şehre girer. Değil ise girmez. Bugünkü hayliyle Dörtyol hakikaten Sakarya’ya yakışmıyor. Buranın muhakkak bir vitrine dönüşmesi lazım. Bununla ilgili yapılacak işlemleri takip edeceğim. Dış mekan süs bitkiciliği konusunda bu şehrin Dünya’nın birinci merkezilerinden biri olabilir. Bununla ilgili büyük belediyemizin çalışması var. Hemen hemen hepsini yerel yönetimlerle ilişki çerçevesinde sürdüreceğiz. Merkezi ilgilendiren konularla ilgili ben devreye gireceğim.

Birde turizm açısından bakarsak diye söze girdiğin İsen sözlerini sürdürüyor..Turizm bu şehirde neredeyse dokunulmamış alanlardan bir tanesi. Turizm koşunda Sapanca hariç tutalım. Burada faaliyetler düşünüyorum. İlçelerle ilgili özel ele alacağımız özel çalışmalarımız olacak.

Eğitim konusuna kafayı taktığını söyleyen İsen, ilk olarak çıtanın çok düştüğüne dikkat çekerek, “Eğitim çatasını biraz daha yukarı çıkarmamız lazım.”

Bu çıtayı yükseltmek için neler yapacak sınız?
Bence detaya girmeyelim. Eylem planı yapacağız. Adım adım takip edeceğiz. Eğitimin sabahtan akşama olacak bir şey değil. Diğer alanlar da biraz daha çabuk netice alınırda. Eğitim alınanda biraz zor. İyi niyetle bu sorunu üzerine gideceğiz.

Yani eğitim konusunda Türkiye’de model mi olacağız?
İnşallah yapacağız. Bu şehir, Yeni Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olacak. Bunu her yerde ve her defasında söylüyorum. Bizim şehrimizde potansiyel var. Bu şehrin unu var, şekeri var, hatta helvası var. Bu helvayı nasıl paylaşalım onu düşüneceğiz

Uzunçarşı’yıda gündemine aldığını belirten İsen, “Bu çarşıda uzun yıllardır ticaretin nabzı burada atıyor. Eski konumuna getirmek için neler yapacağımızı konuşacağız. Ama her şeyden önce burada bir zihniyet değişimi olmalı. O çarşıya eski kimliğini kavuşturmalıyız.

Kuzey bölgelerine ayrı bir bakışınız var ve bunu da her gittiğiniz yer de söylüyorsunuz. Neler yapacak sınız?
Kuzey sahil yolu bittiği zaman İstanbul’a ulaşım kısalacak. Dolayısıyla TEM Otoyolu ile Sapanca nasıl İstanbul’un gündemine geldiyse bunu 100’le çarpın kuzey ilçeleri de öyle olacak. Önümüzdeki 5 yıl da en çok konuşacağımız konulardan biri kuzey ilçelerimiz olacak. Bak görürsünüz neler olacak.

İsen’in böyle konuşmasına beni meraklandırıyor, detay istiyorum vermiyor. Ben bu sefer diğer ilçelere bir şey yapmayı düşünmüyor musunuz? Diye soruyorum
Taraklı bir noktaya geldi ve daha da gelişecek. Bu günlerde Kültür Turizm Müsteşarlığımız burada çalışma yapıyor. Ayrıca Geyve’yi ve Pamukova’yı başka bir boyutuyla ele alacağız. Bu ilçelerimize yeni Türkiye’nin tarım misyonunu yükleyeceğiz. Ayrıca bazı ilçelerimizde sanayi de gelişiyor. Akyazı, Karapürçek sanayi de de önde gidiyor, bizde katkı sağlayacağız. Akyazı’da sağlık turizmi ile ilgili daha önce bin 800 dönümlük bir alanı turizm bölgesi diye ilan etmiştik ama faaliyete geçiremedik. Bunu hemen yapacağız. Akyazı’yı bir tık yukarı taşıyacak bir projemiz var onu da detaylandırmayalım, yakında zaten açıklayacağız. Arifiye ayrı gelişiyor, Serdivan zaten malum Adapazarı deseniz bu şehrin kalbidir.

Seçmenlerle bir araya geldiğinizde size hangi sorunları aktarıyorlar?
Büyük problemlerle karşılaşmıyoruz. Mesela bu şehirde işsizlik yok. Yaşamın iyileştirmemesiyle ilgili sorunları bize anlatılıyor. İnsanlar bence istemeliler.

Seçimlerin şüphesiz en popüler vaatleri asgari ücret ve emeklilere zam oldu. Partinizin bu konuda vaatleri yok, seçmen size bu konuda bir şey söylemiyor mu?
Emekliler zaman zaman partimizden böyle vaatlerin gelmesini istiyor. İnsanların büyük bir çoğunluğu bunların diğerlerinin vaatlerinin realize olmayacağı kanaatinde. Onlar konuşur, AK Parti yapar diyoruz.

Sakaryaspor ve spor ile ilgili neler yapacaksınız? Diye sorduğum İsen, Sakaryaspor ile Erzurumspor ile oynadığımız playoff maçından sonuç alıyor ve ekliyor..
Sakarya’nın özellikle spor altyapısı itibariyle çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu altyapı saha anlamında değil. Biliyorsunuz Türkiye’nin en gözde futbolcuları bu ilde yetişti, Neden hala bunu sağlamayalım. Şu anda sadece futbolda değil, iyi bir basketbol takımımız var. Önümüzdeki dönemlerde biraz su sporları açısından öne çıkacağız. Mollaköy de bir proje var. Şehrin bu konuda öne çıkacağın düşünüyorum.

Su sporlarını nasıl tanıtacağız?
İstanbul 100 km yanımızda. Yeni hızlı trenle birlikte yarım saatlik mesafeye düşüyor. İstanbul’un spor, yiyecek içecek alanlarında arka bahçe olacağız. Spor içinde önemli gelişmeler olacağını düşünüyorum. Yerel yönetimler gerekeni yapıyorlar ama bende bu konular da bakanlık ile görüştüm. Sakarya’ya spor lisesi kazandıracağız. O da bu fidanlığı bilimsel tabana yayacaktır.

Böyle bir lise için daha önce Karaman Mahallesi’nde yapılacağı gündeme gelmişti. Yine aynı yere mi yapılacak?
Bununla ilgili önce bakanlık okul yerleşkesi için yer tespiti yapıp, o bölgede sıfırdan inşasına başlayacak.

İsen’in spora ilgisini olduğunu görünce İstanbul takımlarından hangisini tuttuğunu sormamak olmaz diyorum ve ayrıca bu soruyu sorduğumda tuttuğu takım daha şampiyonluk yarışında kopmamıştı.
Ben fanatik olmayan bir Beşiktaş taraftarıyım. Çocukluğumun en parlak takımıydı ama şimdide öyle…

Bir kitap kurdu, yazar olan, araştıran ve kültür eserlerine yakınlığı ile tanıdığım ve sormakta imtina ettiğim bir diğer sorum ise en son okuduğu kitap oluyor..
Neredeyse 3,5 aylık dönem hariç. Kitap benim hayatımın ekseninde olan unsur kitaptır. Yayınlaşmış 20’nin üzerinde kitabım var. Bu kadar kitap yazmak için çok okumak gerekir. Çocukluğumdan beri okuyorum ve geldiğim noktayı buna borçluyum. Türkiye’yi yönetenlerin hepsi birikimlerini kitaba borçlular. En son okuduğum kitap İskender Pala’nın ‘Bülbülün Kırk Şarkısı’ oldu.

Burada kitap ile ilgilenmek isteyenler için kısa tanıtım;
‘Divan Edebiyatı'nın halk kitlelerince yeniden sevilip anlaşılabilmesi için klasik şiirden ilham alan makaleler, denemeler, hikayeler ve gazete yazıları yazan; "Divan Şiirini sevdiren adam" olarak da tanınan İskender Pala'nın son romanı 'Bülbülün Kırk Şarkısı' Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (SAV) hayatını konu alıyor.’

Sanatın başka hangi dallarıyla ilgisiniz?
Sinema, güzel sanatlar, mimari, heykel, edebiyat ve musiki.

Tekrar siyasete dönecek olursak. Size şöyle bir baktığımızda yoğun bir performansa çalışıyorsunuz. Parti programdan ayrı mı çalışıyorsunuz?
Ekstra performans sarf etmiyorum. Biraz bir tarz değişikliği ile daha çok alanlardayım. Beni motive eden şey elini sıktığım insanların gözünde umut ışığı görmem. İnsanlar benden bir şey bekliyorlar. Onların beklentisine layık olmak istiyorum.

Peki siyaset ile bürokrasi arasında ki fark size nasıl ?
Ben her alanda kendi rolümü en iyi şekilde oynamaya çalışırım ama başarı istiyorsanız ekipte çok önemli, Ben bürokrasi de hep zirvedeydim. Ancak siyaset konusunda bu göreve beyefendinin (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan)’ın talimatıyla geldim. Hiçbir göreve kendim talip olmadım. Bana gel yap dediler ve en iyisini yapmaya çalıştım.

Son olarak Sakaryalılar mesajınız?
Ben sadece şunu söyleyeyim. Bu şehirin potansiyeli yüksek. Hep birlikte inşallah bu potansiyel harekete geçirelim.

Teşekkür; Bu söyleşisi gerçekleştirmede bize her imkanı sağlayan Sakarya Orman Park İşletme Müdürü Engin Berk ve değerli ekibine. Gazetemizin vefakar ve cefakar isimleri Erol Ulu ve Ali Alemdar’a teşekkür ederim.

İsen’in aday adayı ve sonrasında aday olduğu andan itibaren desteğini hiç kesmeyen değerli eşi Reyhan İsen hanımefendi ve kızı Esra Kireçci, diğer kızı Tuğba, damadı Mustafa Durmuş ve torunları İpek ve Selimhan ile birlikte seçim programlarına ailecek destek veriyorlar.


Acarlar longozu, Taraklı ve Poyrazların adının daha çok duyulmasına neden olan ve yaptığı çalışmaların meyvelerini topladıklarını söyleyen İsen, Poyrazlarda kayık sefası yaptı.


Torun sevgisinin dünyanın hiçbir güzelliğine değişilmeyeceğini söyleyen İsen, küçük torunu İpek ile vakit buldukça hoş zaman geçiriyor.

21 Mayıs 2015 , Perşembe Bu haber toplam 1874 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU