Günün Tarihi:16 Nisan 2021

YERELDEN EVRENSELE SANATIN MERKEZİ


2000 yılında AFA Kültür Merkezi’nde eğitime resim, seramik ve geleneksel sanatlar bölümleriyle başlayan Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi şimdi ABD ve Fransa’dan akreditasyon bekliyor. Her geçen gün büyüyen Fakülte, Mimarlık Bölümü kurulduktan

 

*Sakarya Üniversitesi’nin şehrimizle bütünleşmesine katkı sağlamak adına yeni bir yazı dizisi devam ediyor. Sakarya Üniversitesi ve gazetemiz ortaklığında Fakültelerimizi ve Bölümlerimizi tanıtarak hem verilen eğitimleri kamuoyu ile paylaşarak, hem de üniversite sınavlarına girecek olan öğrencilerimizi aydınlatmak istiyoruz.  Avrupa Mükemmellik Elçisi ödülüyle Avrupalı olan Üniversitemizin fakültelerinde değerli dekanlarımız ve bölüm başkanlarıyla gerçekleştireceğimiz yazı dizisinde ilkleri okuyacak ve detayları öğreneceksiniz. Bu dizinin gerçekleşmesinde büyük emeği geçen Sakarya Üniversitesi İletişim Koordinatörlüğü Basın Ofisi Yöneticileri ve personeline ayrıca teşekkür ediyorum.

*Türkiye’de ve dünyada tanınmış ve alanında uzman ve isimlerin davet edildiği sergiler, paneller ve workshoplarla son dönemde adından sıkça söz ettirmeye başlayan Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin dününü, bugününü ve gelecekte yapacağı çalışmaları Fakülte Dekanı Prof. Dr. Besim Dellaloğlu ile konuştuk.

Öncelikle fakültenin kuruluşundan başlayalım. Ne zaman kuruldu, hangi bölümler var?
Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 2000 yılında eğitim öğretime başladı. İlk mezunlarımızı 2004 yılında verdik.  Fakülte, AFA Kültür Merkezi’nde eğitime başladı. Yaklaşık 6 yıl önce şu an kampüste eğitim yapılan binaya taşındı. Sağlık yüksekokulu ile birlikte kullandığımız binayı, Yüksekokul tıp fakültesi kampüsüne taşınana kadar ortak kullanmaya devam edeceğiz. İlk kurulduğunda resim, seramik ve geleneksel sanatlar bölümleri vardı. 2009 yılında Görsel İletişim Tasarımı bölümü açıldı. Aynı yıl Seramik Bölümü de Seramik ve Cam Bölümü olarak isim değiştirdi. Mimarlık bölümünün eklenmesiyle aktif 5 tane bölümümüz var. Mimarlık bölümü 2 yıldır eğitim veriyor ancak henüz mezun vermedi. Güzel Sanatlar Fakültesi olarak Mimarlık bölümü kurulana kadar bütün öğrencileri özel yetenek sınavıyla alıyorduk.

Merkezi sınav ile öğrenci alımı sizi nasıl etkiledi?
Geçtiğimiz yıl YÖK’ün yeni uygulamasıyla birlikte Mimarlık ve Görsel İletişim Tasarımı bölümlerine merkezi sınavla öğrenci aldık. Daha önce özel yetenek sınavıyla öğrenci aldığımız Görsel İletişim Tasarımı bölümüne de bu yıl ilk kez merkezi yerleştirmeyle öğrenci aldık. Bu durum özel yetenek sınavıyla gelen öğrenciye göre hazırlanan ders programının merkezi sınavla gelen öğrencilere uyup uymayacağı konusunda endişe yaratmıştı. Bu konuda öğretim üyelerimizden aldığımız geribildirimler sonucunda, öğrencilerde el becerisi kapasitesinde endişe edecek bir durumun olmadığını gördük. Bir dönemlik tecrübemiz var. Orta ve uzun vadede şu anda bizi olumsuz etkileyecek bir durum yok.

Mimarlık bölümü için fakültede ne tür değişiklikler yapıldı?
Mimarlık bölümü uygulama derslerini Teknoloji Fakültesi’nde kendilerine ayrılan ek alandaki atölyelerde yapıyorlar. Fakültemizin adı senato kararıyla Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi olarak değiştirildi ancak henüz YÖK’ten onay çıkmadığı için resmileşmedi. Mimarlık bölümü vakıf üniversitelerinin çoğunda Güzel Sanatlar ya da Sanat ve Tasarım fakültelerinin içinde. Biz de şu anda böyle bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Yani bu ikisini birleştirirsek, fakültemizin adı değişse de değişmese de mimarlığı da içine alacak. Ancak şu anda mevcut durumu çözmeden bir genişleme yapmamız çok mantıklı değil.

Öğrencisi olmayan bölümleriniz için öğrenci alınmaya ne zaman başlanacak?
Endüstriyel Tasarım, İç Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama gibi bölümler bizde var ancak henüz öğrenci almaya başlamadık. Öğrenci alımı yapabilmek için gerekli şartları tamamladığımız zaman ilk hedefimiz Şehir ve Bölge Planlama bölümünü hayata geçirmek. Çünkü mimarlık ile şehircilik artık iç içe. Hem kadro hem de imkânlar açısından birbirleriyle ortak bölümler zaten. Tabi bunu sadece lisans bazında düşünmemek lazım.  Bizim klasik bölümlerimizin hepsinde yüksek lisans eğitimi var. Resim bölümünde sanatta yeterlilik var. Görsel İletişim Tasarımı ve Mimarlık bölümlerinin yüksek lisans programları da bu yıl devreye giriyor. Büyük ihtimalle en az iki yıl sonra da Mimarlık Doktora bölümü devreye girecek. Bunlarla birlikte artacak öğretim elemanı ihtiyacını ve diğer ihtiyaçları da 2-3 yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz.

Ne kadar öğrenciniz var?
Öğrenci sayımız 500 civarında. Sanat bölümleri ortalama 30’ar öğrenci alıyor. İlk aldığımız mimarlık sınıfı da 30 kişilik. YÖK tarafından mimarlık bölümünde kontenjan bu yıl 60 olarak belirlendi. Derslerimizin yaklaşık üçte ikisi birebir sahada atölyede gerçekleşiyor. Dolayısıyla 30 kişiyi bile bölmek durumunda kalıyoruz. Sanat eğitimi yüz yüze eser, yapıt üzerinden veriliyor. Öğrencilerimiz bu nedenle ders sonrası çalışmalarını da burada yapmak zorunda kalıyorlar. Atölye imkânları açısından Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Son 2-3 yıldır bir ivme kazandık. Öğrencilerimizin yarısından fazlası İstanbul’dan geliyor. URAP sıralamasında en son 9’uncuyduk. Ankara, İstanbul ve İzmir’deki fakültelerle rekabet etmemiz çok kolay değil. Ancak buna rağmen oldukça iyi bir yerdeyiz.  O nedenle iyi olduğumuzu düşünüyorum. Nitelik havuzundan biraz daha pay alma konusunda çalışmalarımız devam ediyor.

Akredite bölümleriniz var mı?
Akredite olmuş bölümümüz yok çünkü Türkiye’de güzel sanatlar ya da sanat tasarım ile ilgili bir akreditasyon kurumu da henüz yok. Son iki aydır bu konuda bir hazırlık yaptık. ABD ve Fransa’dan bir akreditasyon kurumuyla iletişim halindeyiz. ABD’deki kurum kendi ülkelerindeki kurumları akredite ettiklerini, bize sadece etiket verebileceklerini söyledi. Fransa’daki kurum olabilir konumda. Uluslararası akreditasyon söz konusu olduğu zaman geleneksel bölümlerin karşılığı henüz yok. Yani halı eğitiminin, kilim eğitiminin ABD’de bir karşılığı yok. Ancak eğitim kalitemizin dünya standartlarında olduğunu rahatlıkla söyle bilirim. 
 
Etkinliklerden bahsedersek, neler yapıyorsunuz?

İstanbul’dan, Ankara’dan nitelikli kişileri 1-2 günlüğüne çağırıp seminerler verdiriyoruz. Alanında dünya çapında ülke çapında isim yapmış bir hocayı, sanatçıyı getirtiyoruz, bir workshop ya da atölye olarak bir yada iki hocanın sorumluluğundaki öğrencilere nokta atışı yoğun eğitim yapıyoruz. Öğretim üyesi kadromuz hem sayısı hem niteliği artmaya başladı. Bu arada ‘Akademi Mutfak’ adında düzenli olarak yapılacak fakülte içi eğitim başlatacağız.

Çeşitli yarışmalar oluyor bunlar hakkında bilgi verir misiniz?
Deneyimli ve genç öğretim elemanlarının, hatta yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin kendi tecrübelerini paylaşacağı, dileyen öğrencilerin faydalanabileceği güzel bir etkinlik olacak. Uzun yıllardır beraber çalıştığımız Gizem Frit firmasının desteğiyle gerçekleştirilen ve gelenekselleşen Gizem Frit Seramik Yarışması var. Türkiye’deki en önemli seramik yarışmalarından bir tanesi. Seramik bölümümüz bunu uzun süredir sürdürüyor ve bütün finansmanını Gizem Frit sağlıyor. Türkiye’den ve yurtdışından en iyi akademisyenlerden bir jüri oluşturuyoruz. Bir ödül töreni düzenleniyor. Bunun da masrafları Gizem Frit tarafından karşılanıyor.

Sanat adına neler yapıyorsunuz?
Hocalarımız kendi kişisel sergilerini hazırlıyorlar. Geçen yıl bitirme sergilerini Ofis Sanat Merkezi’nde her hafta ayrı bir bölüme yönelik olarak yapmıştık. Lokasyon ve mimari açıdan çok güzel bir yer. Ancak merkezin takvimi bu yıl yoğun olduğu için, uygunluğa göre en iyilerden oluşan seçki bir sergi ve karma sergileri orada yapmayı düşünüyoruz. Hocalarımız orada sergiler düzenliyorlar. Bu tarz sergileri ziyaret edenlerin büyük çoğunluğu genelde ilk gün gelir. Ama burada özellikle hafta bazında düzenlenen sergileri ilk günden sonra ziyaret edenlerin sayıları da hızla artıyor. Sakarya’daki sanat algısı açısından güzel bir durum.

Öğrenci faaliyetleriniz ne durumda?
Öğrencilerimiz birçok kültür sanat etkinliğinin yanında sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriliyor. Mesela, öğrenci sergilerinin dışında faaliyetlerinden geçen sene Adapazarı Belediyesi’nin inşa ettiği hayvan barınağına yaptığımız destek ses getirdi. Sanatsal açıdan burada iyi niyetle bir yatırım yaptık. Beton olan barınağı daha estetik yapmak için bir ekip kurduk ve o ekipte yer alan öğrenciler geçen yıl Haziran ayında mezun oldu. Öğrencilerimiz bir okulun sınıflarına yönelik düzenleme işi yaptılar. Okulda bölümlere göre tarih sınıfı, coğrafya sınıfı gibi tematik sınıflar yapılmış. İç tasarımları da ona göre düzenlenmiş. Onların birkaç tanesini kendi imkânlarımızla biz yeniledik. Sınıf kapılarına çini tablolar yapıldı.

Kampüs için yapmayı planladığınız çalışmalarınız var mı?
Mimarlık Bölümü kurulduktan sonra kampüs içi trafiğin, otoparkların ve kantinlerin düzenlenmesi gibi uygulamaları üstlendi. Kütüphaneye ek bina yapımı zaten tamamlandı. Örneğin kantinler için biraz daha üniversite kimliği kazandıracak bir mekân istendi ve mimarlık bölümü bir tasarım yaptı. Tüm fakültelerin yerine ve topografyasına da bakarak öneride bulundular. Bunların finansmanı sağlandıktan sonra başlanacak. Hem yeme içme mekânı olarak kantin görevi yapabilecek, hem de çalışma mekânı olarak kullanılabilecek bir bina tasarlandı. Yapılacak bina kantinlerin ve daha da önemlisi kütüphanenin yoğunluğunu azaltacak ve gece yarısına kadar açık olacak. Buradaki eğitim hayatı yarı kütüphane yarı kantin şeklinde planlanıyor.
 

4 Nisan 2016 , Pazartesi Bu haber toplam 1124 defa okundu.

Haberin Fotoğrafları

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU