Günün Tarihi:7 Ağustos 2020

İslam’da Sosyal Politika nedir?


İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin düzenlediği, İhtisas Seminerleri kapsamında İSEFAM Seminer Salonu’nda, “İslam’da Sosyal Politika” başlıklı seminer gerçekleştirildi.

Tarihsel bağlam

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nden Doç. Dr. Faruk Taşçı konuşmacı olarak katıldı. Sosyal politikanın ilgi alanına giren dezavantajlılık konusunun tarihsel bağlamda değişebileceğini belirten Doç. Dr. Faruk Taşçı, örnek olarak İbn Haldun’u verdi. İbn Haldun’un ele aldığı biçimdeki göç olgusuyla, bugün ele alınan göç olgusunun farklı olduğunu kaydeden Taşçı, bugün bir dezavantajlılık olarak görülen göç/göçmenlik meselesinin İbn Haldun’da toplumların kurulması için gerekli şartlardan biri olarak görüldüğünü ifade etti.

 

Temel kaynaklar

İslam’da Sosyal Politika konusuna başlarken temel kaynakların Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas olduğunu söyleyen Taşçı, İslam’ın bir meseleye bakarken bütüncüllüğünü ve nevi şahsına münhasırlığını (kendine haslığını-unique oluşunu) vurguladı. Kavramların ve bir araya getirilişinin önemine dikkat çekerek, “İslam ve Sosyal Politika” denildiğinde “İslam” ve “Sosyal Politika”nın ayrı ayrı kavranıp bir araya getirilmeye çalışıldığı modern bir yaklaşımın olduğunu vurguladı.

 

Bütüncül yaklaşım

 “İslam’da Sosyal Politika” şeklinde ifade edildiğinde ise “İslam’ın sınırları” yani belirttiği dört kaynağın sınırları içerisinde gelişen bir bütüncül yaklaşımın ve kendine has özelliklere sahip bir alanı kapsadığı tespitinde bulundu. Bu çerçevede “Mümin” olmanın gereklerinin yerine getirilmesi konusuna vurgu yaptı.

 

Dünya-ahiret dengesi

Çeşitli kavramlar üzerinde durarak günümüzde bunları anlamlandırılamadığını belirten Taşçı, itidal kavramının dünya-ahiret dengesini gerektirdiğini, dünyaya meyletmeden dünya ile meşgul olmanın (iştigal etmenin) gerekliliğine dikkat çekti. Kardeşlik kavramını, mümin (din temelli) kardeşliği ve insan temelli kardeşlik olarak ikiye ayırdıktan sonra, bunun yansıması olarak zekatın dağıtım yerlerinin daha iyi anlaşılacağını vurguladı.

 

Şahsi mülkiyet

Doç. Dr. Taşçı, İslam’da mülkiyetin “mutlak mülkiyet-şahsi mülkiyet ve toplum mülkiyeti” olarak üç bağlamda ele alındığını, mutlak mülkiyetin Allah’a ait olduğunu bilerek şahsi mülkiyetin bu çerçevede helal yollardan elde edilmesi gerektiğini ve elde edilenlerin helal yollarda harcanması gerektiğini belirtti. Bu açıdan israf kavramının, gelen sorular üzerinden ihtiyat kavramının nereye oturduğunu açıkladı.

 

Zorunlu kurumlar

Taşçı, zenginlik/yoksulluk meselesinin manevi zenginlik, manevi yoksulluk, maddi zenginlik ve maddi yoksulluk ayrımları yapılarak daha iyi anlaşılacağını ortaya koyduktan sonra İslam’da sosyal politika açısından zorunlu ve gönüllü kurumların olduğunu söyledi. Zekat, fitre ve diğer zorunlu kurumların yakınlardan başlayarak, halka şeklinde uzağa doğru bir işleyişe sahip olduğunu belirten Taşçı, yapılan yardımların etkinliğine dikkat çekti.

 

Zekat verenler

Etkinliğin ise bugün zekat verilen bir kişinin bir sonraki sene zekat veren konumuna geçmesini sağlayacak bir işleyişinin olması gerektiğine dikkat çekti. Yüksek meblağda zekat veren kişilerin bunları parçalayarak zekatını dağıtmasının, zekat verilen kişileri bağımlı kılan bir durum yarattığını kaydeden Taşçı, bu durumun ise zekat kurumunun etkin işlemediğinin bir göstergesi olarak kabul edilebileceğini belirtti.

 

Dezavantajlı gruplar

Gönüllü kurumları düşünürken daha bütüncül bir yaklaşımın olması gerektiğini vurgulayan Taşçı, sadece maddi yardım yapılarak bunun işleyişinin sürdürülebileceğinin mümkün olmadığını, aksi durumda dezavantajlı grupların toplumda ortaya çıkacağını belirtti. Gönüllü kurumlardan birinin Karz-ı Hasen olduğunu ve borç verilirken, kişinin geri ödeme niyetine, ahlakına, geri ödeme gayretinin olup olmayacağına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Borç verilmesi

Bir kişiye hibe ve bağıştan önce borç verilmesi gerektiğini, çünkü borcun kişileri bağımlı kılan bir yapıdan ziyade harekete geçiren bir mekanizma olduğunu ifade etti. Seminer, İslam Ekonomisi ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Süleyman Kaya’nın Doç. Dr. Faruk Taşçı’ya hediye takdimi ile sona erdi.

 

1 Kasım 2018 , Perşembe Bu haber toplam 613 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU