Yine zam var!30 Haziran 2019, Pazar

Ezilen vatandaş

Hayat pahalılığından ezilen vatandaş, elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyemeyecek duruma geldiğini belirten Atay, “Milyonlarca abonenin ev ve işyerlerindeki elektrik ve doğalgazı, borcundan dolayı kesildi. Bakanlıktan alınan bilgiye göre; Elektrik faturası ödenmemesi dolayısıyla Türkiye genelinde 2017-2018 yıllarında toplam 14 milyon 314 bin 375 abonenin elektriği kesilmiştir. Doğalgazda ise 2014-2018 yılları arasında toplam 5 milyon 386 bin 338 abone borcunu ödeyemedi. Bu abonelerin de doğalgazı borcundan dolayı kesildi.”

Artış

Halil Atay “2018 yılı içinde yapılan zamlarla elektrik fiyatları, 2017 yılı sonuna göre konutlarda yüzde 45, diğer tüketici grupları için yüzde 71-72 oranlarında artmıştır. Bütün tüketici grupları için 2017 sonu ile 2019 başı arasında elektrik fiyatlarındaki yüzde 30,5-72,1 oranlarındaki artışlar, kamuoyuna iftiharla açıklanan yüzde 20,3 oranındaki yıllık enflasyonun 1,5-3,5 katıdır. 2018 yılsonu doğalgaz fiyatları da 2017 sonuna göre konutlarda yüzde 25-37, küçük sanayi kuruluşlarında yüzde 29,5, büyük sanayi kuruluşlarında yüzde 100; elektrik üretimi için yakıt olarak doğalgaz kullanan santrallerde yüzde 146 oranında artmıştır.”

2018 yılı zamların sonucunda, asgari yaşam standardında dört kişilik bir ailenin aylık doğal gaz ve elektrik faturası toplamı, en az 284 TL’ye varmaktadır. Bu tutar asgari ücretin yaklaşık % 17’sidir. Elektrik ve doğal gaz zamları, dar gelirli birçok aileyi enerji yoksulluğu ile karşı karşıya bırakacak seviyededir.

Destek verilmeli

2018 yılında kurdaki artış ve dalgalanmaların, piyasa dengesi gibi gerekçelerle elektrik ve doğalgaz fiyatlarına çok yüksek oranlarda artışlar yapılarak, enerjinin temel bir insan hakkı olduğu ve fiyatlarının herkesin ulaşabileceği düzeyde olması gerektiğinin göz ardı edildiğini belirten Atay, “Hayat pahalılığından ezilen vatandaşların ücretleri en az %40 arttırılmalı, asgari ücret vergi dışı bırakılmalı, enerji yoksunlarına bedelsiz elektrik ve doğalgaz desteği verilmelidir. Enerjinin temel bir insan hakkı olduğu ve ekonominin ana girdisini oluşturduğu dikkate alınarak, enerji piyasasında kar esaslı piyasa politikaları yerine, Ülkemiz kaynaklarının en iyi şekilde değerlendirileceği, kamu yararını esas alan siyasi ve ticari müdahalelerden uzak özerk bir yapıya geçilmelidir” dedi.

 

Bu haber toplam 471 defa okundu.