KAMULAŞTIRMA NEDİR? yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

KAMULAŞTIRMA NEDİR?1 Şubat 2020, Cumartesi

 Bu hafta siz değerli okuyucularıma kamulaştırma işlemi hakkında bir yazı yazmak istiyorum. Kamulaştırma işleminin çeşitli türleri olmakla birlikte uygulamada bu kamulaştırma türlerinin hepsi sıklıkla kullanılmaktadır. Kamulaştırma işleminin tüm türlerini ayrıntısıyla yazabilmek için bu köşe yazısı tabi ki yetmeyecektir. Aslında konuyu etraflıca anlamak için hukuk fakültesi bitirmiş olmak gerekmektedir. Ancak ben yine de elimden geldiğince sokaktaki vatandaşın da anlayabileceği bir dilde bu hususu yazmak istiyorum.

***

            Öncelikle kamulaştırma işleminin tanımından başlayalım. Kamulaştırma işlemi anayasal bir hak olan mülkiyet hakkının ihlalidir. Bu işlemle devlet, vatandaşların özel mülkiyete tabi taşınmazlarını cebren bedelini ödemek suretiyle özel mülkiyet konusu olmaktan çıkarmakta ve mülkü kamulaştırmaktadır. Tabi bu noktada idari işlemin unsurlarından bahsetmekte yarar var. Zira idari bir işlemin idare mahkemesinde iptal davası ile iptali mümkündür. İdare mahkemesi idari işlemin konu, sebep, yetki, şekil ve amaç unsurlarının birinin eksik olması halinde söz konusu idari işlemi iptal edebilmektedir. Yani anlayacağınız kamulaştırma işlemi de iptal edilebilmektedir.

***

            Peki kamulaştırma işlemi nasıl iptal edilecektir? Sözü fazla uzatmamak adına uygulamada daha çok idari işlemin amaç unsurunun eksikliği nedeniyle iptal davası açıldığı görülmektedir. Kamulaştırma işleminde amaç kamu yararıdır. Eğer bir kamulaştırma işleminde korunmaya değer bir kamu yararı mevcut değilse taşınmazı kamulaştırılan özel mülk sahibi idare mahkemesinde iptal davası açarak söz konusu kamulaştırma işlemini iptal ettirebilecektir.

***

            Ancak uygulamada idare ve özel mülk sahibi arasındaki temel uyuşmazlık kamu yararı konusunda değil de kamulaştırılan taşınmazın bedelinin ne olduğu konusunda yaşanmaktadır. 24.04.2001 tarihli 4652 sayılı Kamulaştırma Kanunu değişiklikleri öncesinde; kamulaştırılan taşınmazın bedeli, kamulaştırmayı yapan devlet kurumu tarafından tespit edilmekteydi. Bu dönemde; taşınmazı kamulaştırılan kişi, işlemi yapan kuruluşun tespit ettiği bedelin arttırılması için Asliye Hukuk mahkemesinde dava açabilmekteydi.24.04.2001 tarihli Kamulaştırma kanunu değişiklikleri sonrasında, kamulaştırmayı yapan devlet kurumu; mahkemeye başvurarak bedel tespiti davası açmaktadır. Bu durumda, taşınmazı kamulaştırılan vatandaş; bu davayı takip etmeli ve hakkının gerçek değerinin tespitine ilgili mahkeme huzurunda katkı koymalıdır. 

***

            Kamulaştırma işlemini olabildiğince sade bir şekilde anlatmaya çalıştım. Bu noktada kamulaştırmasız el atma işleminden de kısaca bahsetmekte yarar görüyorum. Kamulaştırmasız el atma işleminde de devlete ait kurum ve kuruluşlar idari bir karar olmadan, özel mülkiyete konu olan taşınmaz malları fiili olarak kullanmaktadırlar. Devlet tarafından el atılan taşınmaz üzerinde bir yapı-bina vs bulunmakta ise, yapı sahibinin kamulaştırmasız el koyma işlemini yapan devlet kurumuna karşı arsa ve bina bedelinin kendisine ödenmesi için bedel tazmini davası açma hakkı bulunmaktadır.