Günün Tarihi:24 Kasım 2020

‘Yapılar hala risk taşıyor’


Marmara Depremi’nin 21. yıldönümü nedeniyle SUBÜ Deprem Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi adına açıklama yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Naci Çağlar, bölgede yaşanacak olası bir şiddetli depremden Sakarya’nın da etkileneceğini belirtirken, 2000 öncesi yapılan yapıların önemli bir kısmının hâlâ ciddi risk taşıdığını söyledi.

Etkileneceğiz

Türkiye’nin aktif bir deprem kuşağında olması nedeniyle sık sık depremlere maruz kaldığını hatırlatan Çağlar, “Son yüzyılda Kuzey Anadolu Fay hattında meydana gelen; 1943 Hendek, 1957 Abant, 1967 Adapazarı, 1999 Marmara ve 1999 Düzce depremleri dikkate alındığında şehrimizde ve civar illerde 25-30 yıllık zaman aralıklarında şiddetli depremler olduğu biliniyor.  Adapazarı ve etrafının zemin yapısı dikkate alındığında Marmara Bölgesi’nde ve İstanbul’da olacak şiddetli bir depremin şehrimizi de etkileyeceği açık. Bizim bu gerçekler doğrultusunda depreme karşı tüm tedbirleri almış ve hazırlıklarımızı tamamlamış olmamız gerekiyor” dedi.

Denetimsizlik

Depremlerde meydana gelen ağır hasarlara ve can kayıplarına dikkat çeken Çağlar, “Depremde oluşan yapı hasarları ve buna bağlı can kayıplarının yüksek oranlı yaşanmasının en önemli nedenlerinden birisi olarak Türkiye genelinde ve Adapazarı’nda özellikle 2000 öncesi yapılan binaların yapım kalitesinin son derece kötü olmasını ve deprem yönetmeliğine uymadan yapılan denetimsiz inşaatları gösterebiliriz. 2000 yılının referans almamızın nedeni; 1998’de Deprem Yönetmeliği’nin revize edilmesi, zemin etüdü yapma zorunluğu getirilmesi, Yapı Denetim Kanunu’nun çıkarılması ve 1999 depremleri sonrasında hazır beton kullanımının yaygınlaşmasıdır. Yaşanan depremler sonrası hasarsız veya az hasarlı olarak belirlenen binaların önemli bir kısmı hepimiz için risk taşımaya devam ediyor.”

Güvenli yapılar

Her depremin farklı karakterde olduğunu ve depremlerin test anlamına gelmediğini vurgulayan Çağlar, “Şu anda Türk Deprem Yönetmeliği dünyanın sayılı yönetmelikleri arasında yer alıyor. Depreme dayanıklı yapı üretiminin temel adımı, yönetmeliğin titiz bir şekilde uygulanmasının sağlanmasıdır. Yapılarda yürürlükteki deprem yönetmeliklerine uyulmaması durumunda istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabileceği unutulmamalıdır. Yerleşim yerlerimizin yaşanması muhtemel bir büyüklükteki depremden ne ölçüde etkilenebileceğini, mevcut yapı stokumuzun ve ulaşım hatlarımızın ne kadarının güvenli olduğunu, oluşabilecek hasarın büyüklüğü ve güvensiz yapıların hangi bölgelerimizde yoğunlaştığını deprem senaryoları ile belirlemeliyiz.”

İşbirliği

Depreme karşı birlikte çalışmanın önemi üzerinde duran Çağlar, ”Mevcut yapı stokumuzda bulunan riskli binaların belirlenmesi ve depreme güvenli hale getirilmesi için üniversitelerin, kamu kurumlarının, meslek odalarının ve bu tür riskli yapılarda yaşayan vatandaşlarımızın iş birliği yapması bir zorunluluk. Yeni yapılacak binaların da  yürürlükteki deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanması ve tasarım projesine uygun olarak inşa edilmesi sağlanmalı. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi olarak bizler; üzerimize düşen tüm görevleri yerine getirme konusunda kararlıyız ve destek vermek için her zaman hazırız” dedi.

 

17 Ağustos 2020 , Pazartesi Bu haber toplam 254 defa okundu.
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

Bu Haberi Okuyanlar Bunları da Okudu

 

 

 

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara

Site İçi Arama

 


 

 

 

 

SAKARYASPOR PUAN DURUMU