ÜST AKIL TOPLUMLARA KARŞI... yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

ÜST AKIL TOPLUMLARA KARŞI...20 Kasım 2020, Cuma

Bu çağ için birçok isim ortaya atıldı fakat ben; BELİRSİZLİK ÇAĞI ifadesinde ısrar ediyorum...

  Şuan hepimizin üzerine çöken ve belki de virüsten bile daha çok hasta eden şey "belirsizlik" hissi. Gerek siyasi, ekonomik, ulusal hatta global anlamda geleceğe dair gözlemlenen belirsizlik, psikolojik bir dar boğaza soktu hepimizi.
  Ve bu belirsizliğin yarattığı bozuk psikolojinin bugün olmasa bile ilerleyen günlerde önümüze çıkaracağı sonuçlardan dolayı endişe duyuyor ve merak etmiyor değilim.
Bir diğer yandan bu durumun en net göstergelerinden olan ve hepimizin sıkça sorduğu ve duyduğu soru;
"Ne olacak bu memleketin hali?"...
"Ne olacak bu dünyanın hali?"...
Sıkça kurduğumuz cümlelerin başında geliyor bu aralar...
Bence asıl soru: "Ne olacak halim?" olmalı. Çünkü; aslında tüm sorunların temelinde insan var, birey var.
Yahu hiç kimse, hiç bir şey için adam akıllı mücadele etmezken, kendini geliştirmekten bile acizken, oturup sistem köleliğine ağlayıp duruyor. "Ne olacak memleketin hali?" imişş...
Sen değişmezsen, ben değişmezsem, toplumlara hizmet için oluşturulmuş devlet sistemlerini, aksine patron algısıyla görüp, gariban, köle, yönetilmeye muhtaç insan algısıyla, öğrenilmiş bir çaresizlikle kendini pasivize edersen; tabii ki iyi olmaz memleketin hali...
"ÇÜNKÜ; SENİN HALİN İYİ DEĞİL...Kİ MEMLEKET İYİ OLSUN, DÜNYA İYİ OLSUN"

  Çoğunluk biziz. Ekonomiyi elinde tutan bir avuç üst aklın, güç kaynağı da sensin, benim, biziz. Bu üst akıl, çok da güçlü oldukları için toplumları kırdırabilmesi kapasitesinde değiller. Senin, benim gibi algısı köreltilmişler sayesinde bunu başarabiliyorlar. Kalabalıklar üç gün dursun bakalım, hangi fabrikanın bacası tüter, hangi üst aklın borusu öter. Yani çarkın dişlisi sensin, benim, biziz...

  Sadece yöneticilere de söylenmekle olmuyor bu iş... Bu söylemlerim siyaset yapmak değil. En basit siyasi katılımımız ve gücümüz olan oy kullanmak; sistemin ya da hükümetlerin, başımıza açacağı işlere en büyük engeldir. Ama onu da duygusal değil, takım tutar gibi değil; elimizi vicdanımıza koyarak, araştırarak ve mantıkla karar vererek yapmalı...