KADINA ŞİDDETE HAYIR... yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

KADINA ŞİDDETE HAYIR...26 Kasım 2020, Perşembe

Tabii ki "hayır" olacak! Ama ne kadar utanç verici ki; gayet insani ve olması gerekeni talep eder boyuttayız...

Bu durumun tartışılıyor olması bile esef verici. "Kadına şiddete hayır" diye savaş verirken bile aslında farkına varmadan bir ötekileştirme çıkıyor ortaya.
Güya dini inanışlar ortaya atılarak kadını, daha az değerli gibi göstermeye çalışan gruplar ise ayrı bir fiyasko...
   

   Sözde din adına konuşan din bezirganları, kadını dolamış diline... "Tanrı kelamı" gibi herkes onun adına konuştuğunu iddia ediyor. Yok öyle şey! Olamaz da!

 Haberlere düşen taciz ve tecavüzcülerin salınıverme durumlarını okudukça çileden çıkıyoruz. Hukuk da reformmuş... Hadi bakalım inşallah diyelim ama kötü haberi, belki de bilinen haberi ben vereyim yetkililere; halkın güvenini kaybetmiş durumdasınız...
  Ben sıradan bir vatandaş olarak halkın nabzını böylesine inceleyebiliyorken, elinde yüzlerce olanağı olanların, bu durumun nedenini ve nasıl çözeceklerini bulamıyor olmaları akıl alır gibi değil.

En basit şekilde çözülebilecek olan kadına, çocuğa, hayvana, daha doğrusu tüm canlılara karşı şiddet konusu bile yıllardır dilimizde ve tükettik kelimeleri.
Düşünce suçluları daha ağır cezalar alırken, fiili olarak zarar veren insanların şartlı şurtlu serbest bırakılma haberleri çileden çıkarıyor milleti. "Bir açıklaması vardır elbet" diye düşünmekten yorulduk açıkçası.
 

   Şiddeti önlemenin kısa ve uzun vadede çalışmaları vardır. Kısa vadede hemen geliştirilebilecek önlem; caydırıcı cezalardır. Uzun vadede ise Sosyal Hizmetler ve Milli Eğitim ortaklığı ile yapılabilecek eğitimlerdir. Aile, okul ve sosyal hizmet kurumları ortaklığında en temelden başlayacak kaliteli bir eğitim-öğretim programı çok şeyi değiştirebilir. Aileler için eğitici projeler geliştirilebilir.
  Cinsiyet farklılıklarına göre değerler değil, insan ve sadece canlı olmaya dönük değerler benimsetilirse ancak, bugünün çocukları geleceğin kaliteli bireyleri ve toplumu olurlar.
  Zira, ruh sağlığı fiziksel sağlıktan önde gelir. Ruh sağlığı ise bebeklik ve okul sıralarında gelişimi devam eden bir süreçtir. Bu süreç de iyi işlenmiş bir ruh, mutlu bir bireye dönüşür.
  Yani kanunlar ve eğitim ikilisinde çok ciddi reformlar olmalıdır.
  İşte o gün şiddet haberlerini daha az duyacağımız gündür...