SİHİRLİ KELİME; "BENCE" yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

SİHİRLİ KELİME; "BENCE"10 Aralık 2020, Perşembe

Hadii uzanıp sabah kahvelerinizi alın elinize...
Sakin nefesler çekin içinize ve bir kitaba dokunun sonra...
Güne başlamadan, hiç yoksa on dakikalığına "kendimle baş başa" deyip durdurun zamanı. Sıyrılın dünyada akıp giden ne varsa...
Çünkü birazdan güne ve hatta düne dair akıp giden çılgınca insan ürünlerinin içine dalıp, kim bilir ne kadar uzaklaşacaksınız kendinizden ve huşu denizinden...
Beyinlerinizin düşünce gücünü olumlamaya yönlendirin. İyi şeylerin olacağına ve bunları hak edecek insanlara dönüşeceğimize.
"Dünya nereye gidiyor?" diyoruz ya... Dünya bir yere gitmiyor biz insanlık gidiyoruz. Nereye mi? Kendi düşünsel gücünün yarattığı olumsuzluğa.
Bu gidişe "dur" diyebilmek için dönmeli kendine ve sevmeli kendini. Ne kadar olumsuz ve gereksiz şey varsa ayıklamalı hayatından ve zamanından...

☆İyi düşünmek için daha ne bekliyoruz?

☆Yaşam hakkı olan iyiliği istemek için daha ne bekliyoruz?

At izinin, it izine karışıp gittiği şu günlerde sanırım en büyük ihtiyacımız; iyi düşünebilmek ve samimi dostluklar...

Yalanın doğurganlığı öyle bir hal aldı ki bu çağda, giderek yalnızlaşıyor insanlığımız. Yalan her yere öylesine nüfus etti ki, her türlü gerçeklik zor geliyor insanlığa. Bencillik sinmiş havaya. İkili ilişkilerden tutunda, siyasete varana kadar...

Kendi yalanını unutup, zamanla bunun doğru olduğuna inanlar. Sizi bilmem de benim inanma ile ilgili duygu ve düşüncelerimin hakkın rahmetine kavuşması çook uzun zaman önce gerçekleşti. Karamsar bir tablo düşünmeyin, zira karamsar değilim; gerçekçiyim...

Bireyden başlayarak tüm toplumu sarmış olan bu hastalığın karşısında savaşıyorum kendimce. Corona virüsten daha tehlikeli bakarsanız. Zira bu kadar hasta olmasa idi toplum, her sorun daha kolay çözülmez miydi sizce?

Çözülürdü elbet...

Bazen göz göre göre milletin kendince oynamasını izliyorum. Trajikomik bir tablo...

En çok da tutarsızlarda eğleniyorum ama bu eğlence bunaltıcı türünden oluyor. Çünkü gülemiyorsunuz, sadece aklınız oyalanıyor.

Bu bakımdan, bu toplumda iyi bir hafızaya sahip olmak zulüm gibi...

Unutmuyorsunuz...

Unutanlara deli oluyorsunuz...

Toplumsal Tarih; henüz kişisel tarihlerini dahi unutanlar varken, nasıl hatırlansın ki?

Hepimizin ayrı ayrı kendine ait tarihleri vardır. Kimi zaman, şöyle bir başına oturup kişisel tarihinize göz atmanızı öneririm. Size, yani sizin yaşamınıza tâbii olmuşlara ya da siz kimin yaşamına tâbii olmuşsunuz? Yaşamım yüzde yüz bana ait diyebilenimiz az çıkacaktır. Genelde birimiz, baskın olan bir diğerinin yaşamına ilintilenir. Ve diğerinin yaşamına endekslenen, zamanla kendi kimliğinden en çok uzaklaşan olur. Kendine yabancılaşabilir.
Ülkecek ilişki kurma konusunda zayıf olduğumuzu düşünüyorum...
Bu aile ilişkisinde de böyle, arkadaşlıklarda ve de aşk denilen "ama bana kalırsa aşkla zerre kadar alakası olmayan" ilişki türlerinde de...

O kadar çok şeyi yanlış anlıyor ve yanlış yapıyoruz ki; kalıcı ve sağlıklı, birlikte tarih yazılan, çok az ilişkiye imza atıyoruz.

Genelde ödün ve idare etmelere dayalı ya da baskın kişi olma yarışında sağlıksız ilişkiler...

Bölgesini işaretleyip, ağalık yapan hayvancıklardan ne farkımız kalıyor o zaman... Komik...

Ve...

Ne yazık...

Peki, ne yapabiliriz?

İlk iş bence;"sihirli kelime bence";

Saygılı duruşu, zayıflık ya da enayilik saymamakla başlayabiliriz.
Sonra, kişiliğimizi ve kimliğimizi sorgulayıp, yapmaktan hoşlandığı şeyleri inceleyebilir ve bu yolda hedefler oluşturabiliriz...
Benliği bulmak, ona odaklanıp önce kendine saygı duymak önemli bir adımdır. Ne istediğini keşfetmek ya da hayatınızda nasıl birilerinin olmasını istediğinize karar vermek için. Bence demekle, bencillik arasında ki farkı ayırt etmek de önemli tabii..
Başka bir madde de ne istediğinden başka, ne veya neyi istemediğine karar vermektir. Yine bence; bazen ne istediğinden daha önemlidir, ne istemediğini bilmek. Kendin için ne istemediğin, toplum için ne istemediğin, hem cinsin için ne istemediğin...

İşte tüm bu olumsuzlamalardan sıyrılıp; bu düşünce tarzını düzeltip, iyi düşünmeye başlayınca toplumun geneline yayılır saygı ve gelişim...
Çünkü; kendin için istemeyeceğin hiç bir şeyi başkası için istememeye başlayan empati, artık yaşamın bir parçası haline dönüşür...