KAHRAMAN TÜRK KADINI GÖKSU ÜÇTAŞ ŞANLI yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

KAHRAMAN TÜRK KADINI GÖKSU ÜÇTAŞ ŞANLI24 Aralık 2020, Perşembe

Ey Kahraman Türk Kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, Omuzlar üzerinde göklerde  yükselmeye layıksın!  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Kurtuluş savaşımızın kazanılmasın da yeri geldiğinde cephede göğüs göğüse çarpışmış yeri geldiğin de cephe arkasında mühimmat taşımış, yaraları sarmış Şerife Bacı, Halide Edip, Fatma Seher gibi Kahraman Türk Kadınları adlarını şanlı tarihimize yazdırmışlardır.

Geçtiğimiz hafta sonu ise adını spor tarihimize altın harflerle yazdıran yine kahraman bir Türk Kadını sahneye çıktı. Üstelik O 30 yaşında bir anneydi. Daha önce Ülkemizi Cimnastik branşında 2012 Londra olimpiyatlarında temsil etmişti. Şimdi ise Mersin’de düzenlenen Avrupa Artistik Cimnastik Şampiyonasında Yer aletinde Avrupa 2.si olarak bizleri sevince boğdu. Göksu Üçtaş Şanlı milletimizi şanlandırdı, hepimizi gururlandırdı ve Türk kadını için imkansızın olmadığını gösterdi. Bu Cimnastik branşında kadınlarda kazanılan en büyük başarıydı aynı zamanda. Ekranlarda nefesimizi tutarak acaba altın mı? Gümüş mü? Diye madalyamızı beklerken ki yaşadığımız heyecan için çok teşekkürler Göksu. Ülkemize bu Organizasyonu kazandıran ve başarıyla düzenlenmesini sağlayan Suat Çelen Başkanım, Cimnastik Federasyonu tüm yönetim ve teknik kurul üyeleri sizlere de kocaman alkış…

25 yıldır bu anı beklediğini ve yılmadan, usanmadan çok çalıştığını ifade eden Göksu. Bu başarısını ve madalyasını Türk kadınlarına ve bütün annelere armağan ediyordu. Ekran karşısında hem muazzam bir sporculuk, hem de ahlaklı bir duruş örneği sergileyerek… Bir buçuk dakikalık bir performans için cimnastik sporuna adanmış bir ömür. Ne kadar takdir etsek azdır. Birlikte takım olduğu ve kendinden yaşça çok küçük olan sporculara yapmış olduğu ablalıkla da örnek bir sporcu olduğunu gösteren Göksu’nun 2020 Tokyo ve sonrası içinde bu başarılarını sürdürebilir kılmasını diliyorum. Ülke olarak bu denli sportif başarılar ve özellikle kadınlarımızın spor arenasındaki başarıları beni daha fazla memnun etmektedir.

Değerli Okurlarım,

Kadınların spora katılımlarının (toplumun belirli bir kesimi tarafından) hâlâ kabul görmemesi, güvenlik sorunu; spora katılım öncesi, sırası ya da sonrasında tacize uğrama tehlikesi aile, eş, erkek arkadaş, vs. baskıları, az oranda olsa da kadınların spora eskiye göre artış gösteren katılımı, kadın sporlarına seyirci desteğinin/ilgisinin çok az oluşu, medyanın kadın sporlarına ilgisizliği, her açıdan (malzeme, çalışan sayısı, vs.) daha kötü olan şartlar, kadınlar için örneklerin olmaması nedeniyle sporun erkek uğraşı olarak görülmesi ya da kadın uğraşı olarak görülmemesi (Yaprak.P) gibi birçok olumsuz etkende olsa kadınlarımızın gerek ülkemizde gerekse ulusal arenada göstermiş oldukları performanslar ayakta alkışlanır. Ayrımı asla kabul etmiyorum ama erkek sporculara tanınan bir çok ortam ve imkan kadın sporcularımıza tanınsa çok daha büyük başarıların geleceğinden asla şüphem yoktur.

Ama maalesef ki Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) verilerine göre kadına yönelik şiddette birinciyiz. OECD'nin 2019 Tek Bakışta Toplum 2019 araştırmasına göre, örgütün 36 üyesi arasında ömürlerinde en az bir kez eşinden fiziksel veya duygusal şiddet gören kadın oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 38 ile Türkiye. Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması"nın 2020 sonuçlarında, Türkiye genelinde kadınların toplum içinde yaşadığı en büyük sorun yüzde 66 ile yine "şiddet" oldu. Bunu şu yüzden dile getiriyorum. Kadınlarımızı el üstünde tutmak varken, onlardan toplumsal fayda sağlamak varken, onların kendilerini başarılı kılabileceği ortamlar varken. Bu şiddet neden ? Gün geçmiyor ki kadınlarımızın başarılı olmadığı bir ortam olmasın. Onlar sadece yemekte, ev işlerinde ya da çocuk bakımında mı başarılı? Hadi canım bu çok sığ bir düşünce …Tıpta, Fizikte, Mühendislikte ne kadınlar var neler…Yine Spordan örnek vereyim. İşte görüyorsunuz Kadın Voleybol ve Basketbol Milli takımlarını, Atletizm’de, Cimnastik’te Yüzme’de alınan madalyaları ve diğer birçok spor branşında yer almak için çabaladıklarını neden destekleyemiyoruz yeteri kadar ? Hele o Spor Medyası yok mu ? Sıradan bir futbol maçını tam sayfa haber yapar, saatlerce televizyonlarda bir pozisyonun kritiği yapılır. Ama diğer branşlarda yakaladığımız daha önemli ve büyük başarıları ana haber bültenlerinde 60 sn gösterip alt yazı olarak geçip giderler.

Kadının eğitim ve öğrenim görme hakkı, istediği kişi ile evlenebilme, eşit yargılanabilme, seçme ve seçilme hakkı gibi çok temel insan hakları bile birçok ülkede kadınların verdikleri mücadelelerden bazılarıdır. Eğitim, spor, politika, sosyal haklar, sağlık gibi evrensel özellikleri olan alanlarda dahi kadınlara karşı ayrımcılık yapılmaktadır. İşte bu nedenle sporu yöneten ve yönlendiren kurumlara burada önemli misyonlar düşmektedir. (Güzel P, Özbey S.)

Ülkemizde Milli Olimpiyat Komitesi, Ulusal Spor Federasyonları, Spor Kulüpleri, Yerel Yönetimler, İl ve İlçe Spor Müdürlükleri, Sivil Toplum Kuruluşları herkes şapkasını önüne koymalı ve kendisini süzgeçten geçirmelidir. Kadın antrenörlerimizi, sporcularımızı, hakemlerimizi destekleyerek spor dalı ile uğraşan herkesin önünü açmalıdır. Güzel örnekler elbette var ama azınlıkta olmadan, ötekileştirmeden, sevgiyle ve saygıyla olmalı…

Kadınlarınızı sevin, sevilin…