ÖZNE Mİ? NESNE Mİ? yazısını arkadaşına e-posta gönder

Adınız :
Kimden : Kime :
Mesajınız :

ÖZNE Mİ? NESNE Mİ?15 Ocak 2021, Cuma

Murray Bookchın; "Toplumsal Ekoloji ve Kominalizm" kitabında şöyle der;

" Aslına bakılırsa, insanların toplumsal varlıklar olarak birbirlerine nasıl davrandıkları, ekolojik krizi kontrol altına alma açısından kritik bir önem taşır. Bu gerçeğin açıkça farkına varamadığımız takdirde, doğal dünyaya hükmetme fikrini ortaya çıkaran şeyin yaşadığımız toplumun her zerresine nüfus eden hiyerarşik zihniyet ve sınıf ilişkileri olduğunu da göremeyiz."
"... "Büyü ya da yok ol" buyruğunun vahşi rekabetçiliği etrafında yapılanmış olan, mevcut piyasa toplumunun kendi kendine işleyen, tümüyle gayri şahsi bir mekanizma olduğunu göremezsek, gittikçe artan çevresel altüst oluşlar için hatalı bir biçimde teknoloji ya da nüfus artışı gibi başka olguları suçlama eğiliminde oluruz. Dolayısıyla, bu altüst oluşların kâr amaçlı ticaret, endüstriyel büyüme için endüstriyel büyüme ve ilerlemenin şirketlerin çıkarlarıyla özdeşleştirilmesi gibi temel nedenlerini de gözden kaçırırız. Kısacası, böylesi bir yaklaşımla, vahşi toplumsal patolojinin kendisi yerine bu patolojinin (semptomlarına) odaklanma eğiliminde oluruz ve çabalarımızı, yaraları iyileştirmekten çok onları makyajla kapatmaya yarayan sınırlı hedeflere yöneltiriz."

  Bugün insanlık olarak tek sorunumuz Covid-19 virüsüymüş gibi bir hava dünyaya hakim olsa da, toplumsal kaoslar, genele yayılmış huzursuzluk ve aslında dünya geleceğini tehdit eden ekolojik krizleri hatırımızda tutmamız gerekir.

Murray Bookchın bu anlamda çok önemli bir noktaya işaret ederek; mevcut sorunlar ve gerçekleşmesi çok olası sorunlara kalıcı bir çözüm ışığı da sunmuş aslında.

  MAKYAJLAMAMAK...

Ne güzel bir kelime. "...çabalarımızı yaraları iyileştirmekten çok onları makyajla kapatmaya yarayan sınırlı hedeflere yöneltiriz." Çabalarımızı, bize makyajlanarak sunulan her şeyi reddederek ve aksine makyajları temizleyip, her canlı için adaletli ve daha uzun vadede kalıcı, gerçek hedeflere yöneltmeliyiz. Aksi halde, "doğaya hükmetme fikri ile ortaya çıkan hiyerarşik zihniyet ve sınıf düzeni" bu makyajlamaya katlandığımız her gün artacaktır...

  Covid-19 sonrası için sanırım az da olsa ümidimin oluştuğu tek nokta insanın doğaya daha saygılı olacağı noktasıydı ama insanlığın çabuk unutma özelliği, toplumsal hareket kavramı ile bireysel gelişiminin, yaşadığı ve kültürlendiği topluma göre şekillendiği hatta yavaşladığı düşüncesi umutlarımı kırıyor açıkcası. Uzun uzadıya kurduğum şu cümlenin özeti; akıllanmayan insan topluca yok olmamıza giden yolda, çarkın daha hızlı işlemesine neden olan dişli olmaya devam ederse, ekolojik kriz hepimizi yok edecektir.

Covid-19 sonrası bireysel, toplumsal hareketler geleceğin siyasi yapısını, dolayısı ile yeni ülke ve dünya düzenlerinin belirleyicisi olacaklardır. İnsanlık, gerek kapitalist "parayı elinde tutan güçlerin" ya da hükümetlerin "nesnesi mi?, öznesi mi?" olacağına karar verip, buna göre duruş sergileyebilirse ancak insanlık ve doğa huzura erebilecektir.

İşin özü; kaderimize ve yaşamsal haklarımıza, doğaya; ağaca, hayvanlara sahip çıkmak zorundayız  yoksa üç beş azınlığa verdiğimiz yetkiyle teslim ettiğimiz kaderimize razı gelmek zorunda kalırız.